Akıllı insanlar başkalarının, aptallar kendi hatalarından ders alırlar… 1934 Almanya anayasa değişikliği referandumu

Almanya’da 19 Ağustos 1934’de, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarının birleştirilmesi hakkında Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’ün ölümünden on yedi gün sonra düzenlenen referandum.

Nazi Partisi referandum ile, Adolf Hitler’in tüm siyasi güçleri tek elde toplamasını amaçladı. Referandum seçmenlere dönük yaygın bir baskı atmosferinde gerçekleşti ve çıkan “evet” sonucu Hitler tarafından Almanya’nın de facto Devlet Başkanı olarak gerçekleştireceği işlemlere dayanak olarak kullanıldı. Gerçekte Hitler, referanduma konu makamları ve yetkileri referandumdan önce halihazırda (ve yasadışı olarak) elinde toplamıştı ve referandumu bu durumu meşrulaştırmak için kullanarak, Führer ve Reichskanzler (Führer ve Şansölye) unvanlarını aldı.

Referandum

Referandum’da onaya sunulan soru şöyledir:

Cumhurbaşkanlığı makamı, Başbakanlık makamı ile birleştirilmiştir. Cumhurbaşkanı’nın tüm yetkileri ile Başbakanlığın yetkileri Führer ve Şansölye Adolf Hitler’de toplanmıştır. Vekilini kendisi atayacaktır. Alman erkeği ve Alman kadını, bu Yasa ile öngörülen bu düzenlemeyi onaylıyor mu?

Hükümet geniş bir “evet” oyu ile sonuçlanması için referandumda yaygın bir sindirme ve seçim hilesine başvurdu. Buna, Sturmabteilung üyelerini oy kullanma merkezlerine yerleştirmek ve kulüpleri ve toplulukları Nazi fırtınası askerlerinin eşliğinde oy kullanma merkezlerine getirerek ve açık oy vermeye zorlamak da dahildi.

Bazı yerlerde oy kullanma kabinleri kaldırıldı veya “yalnızca hainler buraya giriyor” yazan afişler gizli oy kullanılmasını önlemek için girişlerine asıldı. Buna ek olarak, birçok oy pusulası “evet” oyuyla önceden işaretlenmiş, geçersiz oy pusulaları sıklıkla “evet” oyu olarak sayılmış ve pek çok “hayır” oyu referandum sorusunun lehine kaydedilmiştir.

Öte yandan Naziler; Yahudilerin, Polonyalıların ve diğer etnik azınlıkların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde olumsuz ya da geçersiz oyların atılmasını ya da toplanmasını önlemek için çok az çaba gösterdi. Kasım 1933’te olduğu gibi, Nazi liderliği bu alanlarda beklenen olumsuz sonuçların Reich’e olan ihanetin belgesi olarak yararlı olacağını düşünüyordu. Bu, Yahudilerin ve diğer azınlıkların, ertesi yıl Nürnberg Yasaları’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte vatandaşlık haklarının elinden alınmasından önce oy kullanmalarına izin verilen son ulusal oylamaydı.

Sonuç

Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamlarının birleştirmesine verilen destek, resmi rakamların %96’sının lehte oy kullandığını gösteren Doğu Prusya’da büyüktü. Kentsel alanlardaysa destek en düşüktü. Hamburg ise, %80’in hemen altıyla (% 20.4 hayır oranı) değişikliğe desteğin en zayıf olduğu yer oldu. Aachen’de %18.6 hayır oyu çıktı. Berlin genelinde %18.5 ve her bölgesinde en az %10 oranında hayır oyu çıkmıştı.

Eski komünist kalesi olan Wedding bölgesinde hayır oranı %19.7 idi. Seçmen üzerindeki baskının kapsamı “evet” oyunun boyutunu etkiledi. Genel destek 12 Kasım 1933’te yapılan referandumdan düşüktü. 1933 referandumunun toplam seçmenlerin %89,9’undan destek aldığı yerlerde 1934 referandumunun desteği yalnızca %84,3’tü. Bununla birlikte, bölgesel farklılık 1933’te yapılan referandumdakiyle aynıydı.

Nazi yönetimi referandum sonuçlarından dolayı hayal kırıklığına uğradı. Örneğin, Joseph Goebbels günlüğüne 22 Ağustos tarihinde referandumdan bahsederken şunları yazacaktı:

“İlk sonuçlar: çok kötü. Sonradan yükseldi. Nihayet Führer için 38 milyon oy. Daha fazlasını ummuştum. Bununla birlikte, tarihçi Ian Kershaw, oylama sürecindeki manipülasyon hesaba katıldığında dahi, “sonuçların o sırada Alman halkının büyük çoğunluğunun Hitler’e olan hevesli desteğini yansıttığını” belirtir.

kaynak: https://tr.wikipedia.org