Bir orman masalı: Koca çınar ile kaplumbağa – biliyomuydun.com

Bir orman masalı: Koca çınar ile kaplumbağa

Yaşam 16 Mart, 11:01'de eklendi

Bir varmış, bir yokmuş. Balta girmemiş bir ormanda, asırlık bir çınar ağacı yaşarmış. Ormanın en yaşlı, en büyük ağacıymış bu çınar ağacı.

Nice kuşlar yuva yapmış dallarına; gölgesinde nice aslanlar, nice ceylanlar dinlenmiş, nice ağustosböcekleri dillenmiş yapraklarının arasında. Her birini çok sevmiş çınar ağacı. Usanmamış, şikayet etmemiş hiç. “Bu canlar benim dostum, kardeşim, çocuğum” demiş.

Bir gün, bir kaplumbağa sokulmuş çınar ağacının yanına. “Merhaba Koca Çınar” demiş gülümseyerek. “Merhaba“ demiş çınar ağacı; kaplumbağayı şöyle bir süzmüş ve “sen de benim kadar yaşlı olmalısın” demiş. “Senden de yaşlıyım” demiş kaplumbağa. Şaşırmış çınar ağacı; bu ormanda kendisinden daha yaşlı bir can olabileceği aklına gelmemiş şimdiye kadar.

Biraz soluklanmış kaplumbağa. “Sana bir şey anlatacağım“ demiş çınar ağacına. Meraklanmış çınar ağacı; “dinliyorum, anlat hadi “ demiş. Kaplumbağa başlamış anlatmaya.

Kaç yıl geçti bilmiyorum, belki asır oldu. Bir çocuk çıkageldi buralara. Çoraktı buralar o zamanlar; tek bir ağaç bile yoktu. Çiçekler, böcekler yaşamazdı daha; rüzgâr tatlı tatlı esmezdi böyle. Göç ediyordum ben. O çocuğu gördüm. Elinde bir fidan vardı. Dikiverdi bir güzel fidanı. Dedi ki toprağa, “sihirlidir bu fidan; onu bağrına basarsan sana bereket getirecek. Bir orman kurulacak senin üzerinde. Başka bir diyara gidiyoruz. Bir daha göremem ne seni ne de fidanı. Hoşçakal toprak, hoşçakal küçük fidan; hoşçakal…” dedi ve gitti çocuk. Göç etmekten vazgeçip fidanın büyümesini seyrettim gün be gün. Toprak bağrına bastı onu. Çabucak büyüdü fidan; güpgüzel bir ağaç oldu. Çocuğun dediği çıktı; ağaçlarla donandı buralar, orman oldu. Çiçekler açtı rengarenk; hayvanlar gelip yerleşti bu ormana. Çocuğun diktiği o fidan sensin Koca Çınar…”

Çok duygulanmış çınar ağacı, ağlamış. Yemyeşil yaşlar süzülmüş yapraklarının içinden. “Şaşırttın beni bu anlattıklarınla” demiş. Susmuş bir süre.“Yaşlandım artık” demiş kaplumbağaya kederle. “Sen hep güzel şeyler yaşadın” demiş kaplumbağa. “O çocuğun ömrü boyunca yaptığı en güzel şey, sana can vermekti. Yüzü güldü toprağın. Toprağa bereket geldi senin sayende. Senin sihrin, çocuğun güzel yüreğiydi. O yürek sende bütünleşti. Ormandaki her ağacın, her çiçeğin, her hayvanın rehberi oldun sen; benim de rehberimsin.” demiş.

Göğsü kabarmış çınar ağacının. “Sen de çok değerlisin” demiş kaplumbağaya. “Seni görmemiştim ama çok bahsedilir senden. Evini nasıl sırtında taşıdığın, nasıl alçakgönüllü, dost canlısı ve bilge olduğun anlatılır hep. Sen de rehberisin bu ormanın; sen de benim rehberimsin” demiş.

Bir asırdır aynı ormanda yaşayan çınar ağacı ve kaplumbağa, ancak yaşlılıklarında tanışabilmişler. Çok güzel bir dostluk başlamış aralarında. İkisi bir olup, yaşadıkları sürece ormandaki her cana bilgi, güven ve sevgi aşılamışlar.

Çınar ağacı ve kaplumbağa, yaşlı olmalarına aldırmadan çocuklaşırlarmış bazen. Ne zaman çocuklaşsalar, o çocuk gelirmiş akıllarına. Şükranla anarlarmış çocuğu.

Bazen, bulutların üzerinden bir çocuk bakıp gülümsermiş onlara. Kimbilir, belki de çınar ağacını, fidanken toprağa diken çocuktur o; kaplumbağanın göçten vazgeçmesine sebep olan çocuk…

Kimbilir…

Ergür Altan

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.