Neden Daha Az Fotograf Çekip, Daha Çok Resim Çizmeliyiz?

Ne zaman güzel veya enteresan bir şeyler görsek o anı fotoğraflama ve saklama isteği doğar bizlerde. Cebimizde taşıdığımız akıllı telefonlarımızla günümüzde bunu yapmak artık her zamankinden daha da kolay üstelik. Bu durum rahatsızlık vermese de aslında beraberinde büyük sorunlar yaratır.

Genelde fotoğrafı çekmekle o kadar meşgul oluruz ki, çoğu zaman, o fotoğrafı çekmek nedenimiz olan çevremizdeki güzellikleri ve enteresan şeyleri canlı görmeyi unuturuz.

Bunu ilk fark eden, İngiliz sanatçı John Ruskin idi. Başlarda kameralardan çok etkilenmişti ancak zamanla kameralara karşı şüpheleri gelişmeye başladı. Kameraların bizleri kör ettiğini düşünmeye başladı.

Ruskin, körlüğü düzeltmek için, bizlere çizim yapmamızı önerdi. Bir sanatçı olarak değil, basit bir şekilde, sadece gördüğümüzü kağıda aktarmamızı önerdi. Bize bir şekilde hiç yapmadığımızı ve basit fotoğraf çekmek yerine gördüklerimizi çizmemizi önerdi. Ve şunları  yazdı;

“İki insanı yürüyüşe yollayalım, biri iyi bir çizer, diğeri ise normal biri olsun. Onları yeşillik olan bir yere yollayalım. İki kişinin ve gördüğü şeylerin arasında harika bir farklılık olduğunu göreceksiniz. Biri yeşil otlar ve ağaçlar görüp, onları fotoğraflamaya başlar, güneşin sapsarı gülen yüzünü görür sadece. Hepsi bu kadar…

John Ruskin’in çalışmalarından bir örnek

Peki çizer olan kişi ne görmektedir? Onun gözleri böyle güzellikler içinde farklılık aramaya alışkındır. Kafasını yukarı kaldırır ve gözlemler, güneşin detaylarına bakar, pırıl pırıl yaprakları görür, yaprakların arasından parlayan ışıkları görür. O, iç içe geçmiş bir güzellik bütününü görecektir.”

Eğer bir çizer değilseniz sadece yeşillik görürsünüz ve eve tekrar geldiğinizde, söyleyecek bir şeyiniz kalmamıştır.”

Haklı gibi, ne dersiniz…

Aşağıdaki videoda yazıda anlatılanları daha detaylı görebilirsiniz.( Altyazı seçeneklerinden Türkçe seçme şansınız mevcut)

YolveMacera