Tanrısının, rakamları kulağına fısıldadığı matematikçi: Srinivasa Aiyangar Ramanujan – biliyomuydun.com

Tanrısının, rakamları kulağına fısıldadığı matematikçi: Srinivasa Aiyangar Ramanujan

Dünya 24 Mart, 13:09'de eklendi

Srinivasa Aiyangar Ramanujan, kendi kendine öğrendiği matematik bilgisiyle, 32 yıl süren kısacık hayatına, bilim camiasının hayranlıkla baktığı yüzlerce teorem ve formül sığdıran bir dahi. Onun başarılarla dolu hayat hikayesini hayranlıkla okuyacaksınız.

Srinivasa Aiyangar Ramanujan; 22 Aralık 1887 yılında, Hindistan’da Erode isimli küçük bir kasabada  dünyaya gelir. Ramanujan, oldukça fakir olan Brahman bir ailenin ferdidir.

Bu noktada Ramanujan’ın hayat hikayesine kısa bir ara verip Brahmanlar’dan bahsetmek istiyorum. Zira bu matematik aşığı dahinin erken gelen ölümünün en büyük sebeplerinden biri Brahman oluşu! Bu konu hakkında bilgi sahibi olmadan Ramanujan’ı tam olarak anlamamız mümkün olmayacaktır.

Brahmanizm‘in kurucusu olan Brahmanlar, Hindistan’ın en üst sınıf insanlarıdır. Onlara öylesine büyük bir saygı gösterilir ki bazı Hint tanrılarından bile üstün görülürler. Öldükten sonra yeni bir bedende dirilme inancının olmazsa olmaz olarak kabul edildiği dinlerine göre Brahmanlar bu hayatta ne kadar temiz ve özel bir hayat yaşarlarsa, yeni hayatlarında da o derece temiz ve özel bir hayat sürecekleri bedene sahip olurlar. Bu nedenle Brahmanlar her anlamda yaşantılarına büyük özen gösterirler. Et ve et ürünlerini asla yemedikleri gibi, yiyebilecekleri şeyler oldukça kısıtlı ve özeldir.

Brahmanizm ve Brahmanlar’a dair kısa ama yeterli ölçüdeki bilgi paylaşımından sonra matematik bağımlısı dahimiz Ramanujan’ın hayat hikayesine geri dönebiliriz.

Oldukça fakir bir ailenin bireyi olmasından dolayı okul hayatında çeşitli zorluklar çekse de matematik konusundaki yetenekleri sayesinde Hindistan’ın önemli okullarından biri olan Kumbakonam Koleji‘ne girmeyi başarır. Fakat hayatı adeta matematikten ibaret olan Ramanujan’ın diğer derslere ilgisi neredeyse hiç yoktur. Matematik dışındaki derslerdeki ilgisizliğine dinsel nedenlerden dolayı biyoloji dersine girmeyi reddetmesi ve İngilizcesinin zayıf olması da eklenince, ihtiyacı olan eğitim bursu kesilir. Ailesinin gerekli parayı ödeyememesi nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kalır Ramanujan.

Okul hayatının sonlanmasıyla birlikte kendini tapınağa kapatır ve yaklaşık 2 yılını orada geçirir. Bu sırada George Shoobridge Carr‘ın herhangi bir ıspata dayalı olmayan formüllerle dolu iki ciltlik Synopsis of elementery Results in Pure and Applied Mathematics (1880-86; Soyut ve Uygulamalı Matematikte Temel Bilgiler Özeti) adlı eserini okur ve okuduğu bu kitap onun hayatının dönüm noktalarından biri olur. Matematik konusunda oldukça az bir eğitimi olan Ramanujan, kitaptan öylesine çok etkilenir ki matematik, hayatının en önemli şeyi haline gelir.

20 yaşına geldiğindeyse, hayatını düzene sokması adına, annesi onu evlendirir. Artık çalışıp para kazanması gereken Ramanujan bir muhasebecinin yanında işe girer. İşten arta kalan zamanlarında ise kendine has tarzıyla matematik teoremleri geliştirir.

Yaptığı çalışmalardan bazılarını İngiltere’nin ünlü matematikçilerinden Ernest William Hobson, Henry Frederick Baker ve  Godfrey Harold Hardy’ye mektupla gönderir. Artık ümidini kesmeye başladığı günlerde mektubuna Godfrey Harold Hardy’den cevap gelir. Üniversite eğitimi olmayan, sadece temel matematik eğitimi almış olan Ramanujan’ın gönderdiği mektupla ilgili olarak, “Yazdıklarına bir kere bakmam bile birinci sınıf bir matematikçi tarafından yazıldığını anlamama yetti.” diyecektir ünlü matematikçi Hardy.

Hindistan’ın fakir kasabasından Cambridge’e…

Ünlü matematikçi Godfrey Harold Hardy

Ramanujan’ın mektubunda gönderdiği teoremlerinden çok etkilenen Hardy, bir burs ayarlayıp Ramanujan’ı 1913’te İngiltere’ye getirterek, Cambridge Üniversitesine bağlı Trinity College‘da eğitim almasını sağlar. Brahman olmasından dolayı ailesinin İngiltere’ye gitmemesi konusundaki baskılarına rağmen onları ikna etmeyi başaran Ramanujan, Trinity College’daki eğitimi yanı sıra Hardy’den de eğitim alır.

Ateist olan Hardy ve koyu bir dindar olan Ramanujan çok iyi bir ikili olurlar ve beraber birçok başarılı çalışmalar yapıp makaleler yazarlar.

İngiltere’ye gelmeden önce kendi kendine çalışarak edindiği matematik bilgisi şaşılacak düzeydedir. Kendinden önceki katkılardan tümüyle habersiz olmasına rağmen, “sürekli kesirler” konusundaki bilgi ve ustalığı, Hardy’nin deyimiyle, dünyadaki tüm matematikçileri aşacak seviyededir. Riemann serilerini, Eliptik integrallerini, Hiper geometrik serileri ve Zeta fonksiyonuna ilişkin eşitlikleri kendi başına geliştirmiş. Iraksak serilere ilişkin özgün bir kuram ortaya koymuştur.

Fakat teoremlerine kanıt geliştirilebilmesi için bu eğitim eksikliğinin giderilmesi gerekmektedir ve Trinity College’da eğitimini tamamlaması konusunda Hardy, Ramanuhan’a baskılar yapar. Yüksek egosu ile “ben zaten derslerde anlatılanları biliyorum” edasındaki Ramanujan istemeyerek de olsa derslere düzenli olarak devam eder.

Ramanujan, Hardy ile birlikte Cambridge’de

Eğitimine ve matematik çalışmalarına devam ederken Ramanujan için kötü giden şeyler vardır. Okul yemekhanesindeki tüm yemekler Brahman olan Ramanujan’ın inancına uymayan şeyler içermektedir. Dışarıdan aldığı sebzeler ile kaldığı okul odasında kendi yemeklerini kendisi yapmaktadır. Fakat, I. Dünya Savaşı’nın kendini iyiden iyiye hissettirmesiyle birlikte, artık yemekleri için sebze bulamamaya başlar. Bir şey yemeden günlerce aç kaldığı olur. Hem ruhen hem de bedenen oldukça güçsüz düşer. Sık sık hastalanmaya başlar. Buna rağmen bir gün bile Hardy ile yaptığı çalışmaları aksatmaz. Tehlikeli derecede ateşli olduğu günlerde bile saati saatine Hardy’nin ofisinde olmaya devam eder.

Fakat bir gün, saatler geçmiş ama Ramanujan, Hardy ile yapacağı rutin çalışmasına gelmemiştir. Bu, oldukça anormal bir durumdur. Ramanujan’ı merak eden Hardy, ona bakmak için odasına gider. Fakat odasında yoktur Ramanujan. Genç yaşında vereme yakalanmış ve o gece bilincini kaybedecek derecede fenalaştığı için hastaneye kaldırılmıştır. Brahman oluşu nedeniyle ısrarla okul yemeklerini yememesi, savaş yüzünden de yemek yapabileceği sebzeleri bulamaması, vücudunu saran bu belanın daha da güçlenmesine neden olmuştur. Bunlar yetmezmiş gibi inançlarına ters geldiği için 18 ayını geçireceği sanatoryumda bazı tedavilerin yapılmasına izin vermez… Direnir… Brahman oluşu onu adım adım ölüme götürmektedir. Fakat öldükten sonra başka bir bedende tekrar dirileceğine inandığından dolayı ölmekten değil, bu tedavi ya da yiyeceklerden dolayı ruhunu ve bedenini kirletmekten korkmaktadır. Öyle ya! Bu zamana kadar kim bilir kaç kez reenkarne olan ruhunu tertemiz korumayı başarmıştı. Bu bedeninde de, aynı özeni göstererek ruhunun temizliğini koruması gerekirdi inançlarına göre.

18 aylık tedavisinin ardından sanatoryumdan taburcu edilir, fakat Ramanujan mutlu değildir. Zira teoremlerinin yayımlanması adına geldiği İngiltere’de yeterince saygı görememektedir. Buna savaş nedeniyle ailesinden haber alamaması da eklenince bunalıma girer. Yine lanet savaş yüzünden yiyecek sebze de bulamamaktadır. Oysa söylese, her konuda olduğu gibi bu konuda da Hardy kendisine yardımcı olacaktır. Fakat gururu da, egosu gibi tahammül edilemez boyuttadır ve Hardy’e en ufak bir şey söylemeden aç kalmaya devam eder. Ölümünün ardından, hayat hikayesini kaleme alan abisi, “çok zor ve aşırı gururlu biriydi” diye tanımlayacaktır Ramanujan’ı.

Ramanujan için tek seçenek kalmıştır önünde. Ölmek! Ölüp yeni bir bedende hayata yeniden başlamak. Londra metrosunun önüne atar kendini. Fakat makinistin Ramanujan’ı erken fark etmesinden dolayı istediği ölümü elde edemez. Kurtarılmıştır Ramanujan.

İntihara teşebbüsü nedeniyle tekrar hastaneye kaldırılır. Burada efsanevi 1729 hikâyesi yaşanır. Bu numara Hardy’nin kendisini ziyarete gelirken bindiği taksinin numarasıdır ve Ramanujan taksinin numarasına bakıp, “çok ilginç” der. Oysaki büyük matematikçi Hardy için bu alelade bir sayıdır., Ramanujan’ın neden söz ettiğini anlamaz ve “Nesi ilginç? Alelade bir sayı!” der. Aklını rakamlardan başka şeylerle meşgul edemeyen Ramanujan, “Hayır Hardy… Hayır! 1729, iki farklı biçimde iki sayının küplerinin toplamı olan en küçük sayıdır” der.

Hardy’nin lobi çalışmaları sayesinde, Ramanujan’ın çalışmaları bilim camiasında büyük saygınlık kazanır ve 1918’de Royal Society üyeliğine seçilir. Bu onun için çok sevindirici bir şey olsa da İngiltere’de tam anlamıyla sağlığına kavuşamayacağı ve yıllardır ailesinden haber alamadığı için evine geri dönme kararı alır. İnancına dair en ufak bir taviz vermeye niyeti yoktur.

5 yıllık İngiltere macerasını sonlandırır ve Hindistan’a evine döner. Evine dönüşünün ilk yılında, henüz 32 yaşındayken, 26 Nisan 1920’de vefat eder.

Ramanujan’ın 32 yıl süren kısa ömründe, matematik dünyasına armağan ettiği, her biri ayrı bir sanat eseri olan formülleri sayesinde, astrofizikten moleküler biyolojiye birçok alanda önemli gelişmeler sağlandı. Bulduğu bazı formüller için, “Mozart’ın besteleri müzik camiası için neyse, Ramanujan’ın formülleri de matematik camiası için odur” denir.

Kendisine, “Bunları nereden biliyorsun?” diye soran Hardy’e “Uyurken Tanrı benim kulaklarıma fısıldıyor” diyen bu dahi matematikçiye bu dünya çok şey borçlu. En sade haliyle; bu günün bilim insanları karadeliklerin hareketlerini, matematiği kendi kendine öğrenmiş olan bu adamın geliştirdiği formüller sayesinde hesaplayabildi.

Bu dehayı; “Eğer herkes kadar yaşayabilseydi, bugün dünya çok daha farklı olurdu” diye anan matematik dünyası, biraz buruk bir şekilde de olsa sonsuza kadar hatırlayacaktır.

O; frenlemeyi Hardy sayesinde öğrendiği, tahammül edilemez egosuyla her bir çalışmasında bilinmek, takdir edilmek istedi; edildi de. “Ramanujan söylüyorsa doğrudur” denilecek kadar büyük bir saygıyla anılan bir bilim insanı oldu matematik camiasında. Ülkesinde ise adına pullar bastırıldı.

Bize de, onun başarılarla dolu bu etkileyici hayat hikayesini sizlerle paylaşmak düştü.

kaynak: http://www.pilliblog.com/pilli/tanrisinin-rakamlari-kulagina-fisildadigi-matematikci-srinivasa-aiyangar-ramanujan

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.