19 Bebek katili padişah ve kardeşlerini katleden padişahların listesi…

Tahta çıkar çıkmaz ilk işi 19 kardeşini boğdurtmak olmuştur. Bu olay Osmanlı tarihinin en kanlı olaylarından birisidir, çünkü öldürülenlerin çoğu bebektir. Tarihin gördüğü en aşağılık seri katil padişah III.Mehmet 21 Aralık 1603 de öldü.

Yıllar sonra 35. Padişah Mehmed Reşad kılıç kuşanma merasiminin ardından dedelerinin kabirlerini ziyaret ederken III. Mehmed’in kabrini ziyaret etmez ve “Ben çocuk katilinin kabrini ziyaret etmek istemiyorum.” der.

35. Padişah Mehmed Reşad kılıç

Herkes Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa’yı öldürmesini konuşurken, 3. Mehmet’in 19 kardeşini bir gecede öldürmesi tarihin sayfalarına kazınan acı olaylarından biri oldu

‘Osmanlı’daki kardeş katli’ni değerlendirdi, 700 senelik sır nihayet gün yüzüne çıktı. Osmanlı Devletinde kardeş ve evlat katli konusu bugün konuşulmaya başlandı. “Devlet ebed müddet” anlayışı ile kundaktaki bebekleri dahi toprağa gömdüren “siyaseten katl” olayı, Fatih kanunnamesindeki şu fermana dayandırılır:

“Evladımdan her kime ki saltanat müyesser olursa, nizam-ı âlem için karındaşını öldürebilir. Ekser-i ulema dahi tecviz etmiştir. Gerektiğinde anınla amil olunur…”

Devletin devamı gerekçesi ile yapılan bu vahşet elbette Fatih ile başlamadı. Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren padişahların bu işi yaptırdığının vesikaları bugün tezlere konu edilen hakikatlerdir. Kuruluş devrinden itibaren evladını ve/veya kardeşlerini öldürten padişahlar şöyledir:

Osman Gazi, amcası Dündar beyi katlettirmiştir. 1. Murat, kardeşleri Halil ve İbrahim beyi; kendi oğlu Savcı beyi katlettirmiştir. Yıldırım Beyazıd, kardeşi Yakub Bey’i öldürtmüştür. 2. Murat, amcası Mustafa’yı ve kardeşi Mustafa’yı öldürtmüştür. Fatih Sultan Mehmet, kardeşi Ahmed’i ve İstanbul’un fethi aşamasında Orhan isminde bir şehzadeyi katletmiştir.

2. Beyazıd kardeşi Cem Sultan’ın oğlu Oğuz Han’ı öldürtmüştür. Yavuz Sultan Selim, sekiz yeğenini katletmiştir. Yine Yavuz kardeşi Korkut ve Ahmet’i öldürtmüştür. Kanuni Sultan Süleyman, Rodos’un fethinde Cem Sultan’ın oğlunu ve onun oğlunu idam ettirmiştir. Kanuni, oğlu Mustafa’yı ve onun oğlu Mehmet’i;

diğer oğlu Beyazıd ve onun beş oğlunu katletmiştir. 3. Murat, beş kardeşini öldürtmüştür. 3. Mehmet, 19 kardeşini katletmiştir. Yine 3. Mehmet, oğlu Mahmut’u öldürtmüştür. 2. Osman, kardeşi Mehmet’i katletmiştir. 4. Murat, kardeşleri Beyazıd, Süleyman ve Kasım’ı öldürtmüştür. 3. Osman, amcazadesi Şehzade Mehmet’i katletmiştir. Tarihi “İslam’ın sancaktarı” olarak yazılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun bir “din devleti” olduğu söylenmektedir.

Hatta siyaseten katl vahşeti, “fitne adam öldürmekten daha kötüdür” manasındaki ayetlerin ardına setreylenerek, sanki “devletin devamına engel halleri ortadan kaldırmamak, adam öldürmekten daha tehlikelidir” gibi bir bahane üretilmiştir.

İslam inancında ise durum çok farklıdır: Cenab-ı Hak, “Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır” buyurur. (Nisa Suresi, 4/ 93) Maide suresinin 32. ayetinde ise şöyle buyrulur:

“Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.”

Hz. Peygamber, haksız yere bir Müslüman’ın öldürülmesinin vebalini şöyle buyurmuştur: “Kim, yarım sözcükle de olsa bir Müslüman’ın öldürülmesine yardım ederse kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzuruna, alnına ‘Bunun Allah’ın rahmetinden nasibi yoktur’ diye yazılmış olarak getirilir.” (İbn Mâce, Diyât 1) “Yüce Allah’ın, her günahı mağfiret buyurması umulur. Ancak bilerek mümini öldüren veya kâfir olarak ölen kimse hariçtir” (Nesâî, Tahrîm

1 -7, 81) Haksız yere cana kıymanın İslam itikadındaki hükmü yukarıda beyan ettiğimiz ayetler ve hadislerle ortadayken, bu hükme ters düşen bir görüş hangi bahane ile olursa olsun hak değildir, batıldır. Böyle bir görüş Allah’ın hükmünün yerine kendi hükmünü koyarak icraatta bulunmaktır ki, bu bir manada ‘rablik’ iddiasıdır.

Zaten Hıristiyanların batıla sürüklenmesinin bir sebebi de , Allah’ı bırakıp din adamlarını rab edinmeleriydi. İslam hukukunun ana kaynakları, Kur’an-ı Kerim, hadis, icma ve kıyas-ı fukahadır. Hiçbir hüküm Kur’an ve sünnete aykırı olamaz. Hal böyle iken, bir din devleti olduğu iddia edilen Osmanlı imparatorluğunda, ayet ve hadise aykırı bir şekilde, evlat ve kardeş katlinin izahı mümkün değildir.

Gelinen nokta, Osmanlı imparatorluğunun İslam’la alakası olmadığını ortaya koymaktadır. Bazı eserlerde, evlat ve kardeş katli konusunda, ‘siyaseten katldir ve devletin devamı içindir’ savunması yer alır. Ancak, siyaseten katlin, devletin devamı ile de alakası yoktur. Zira padişahların evlatlarını veya kardeşlerini yani kendilerinden sonraki neseplerini öldürtmelerinin gerekçesi, devlet adına, gelebilecek bir zararı engellenmek değil, iktidarlarını muhafaza gayesiyledir.

Yani tamamen nefsidir ve şahsi ihtirastan kaynaklanmaktadır. Kundaktaki bebeklerin dahi boğdurulmasının başka şekilde bir izahı yapılamaz. Adalet huzuruna çıkıp suç işlediği kesinleşmemiş bir insanın, geleceği hakkında hüküm vererek yaşamına son vermek asla ve kata mümkün değildir. Hele din devleti olarak ortada bulunan bir kurumun siyasetinin, Kur’an ve hadis uygulamalarına ters düşmesi Müslümanlıkla bağdaştırılamaz.

kaynak: https://resistancehonorable.blogspot.cz/2017/05/19-bebek-katili-padisah-ve-kardeslerini.html?m=1