Ne demiş şair “Kendi peşimi bile bıraktım.”

İyiyim desem yalan, kötüyüm desem daha da yalan. Mutluyum desem değil, mutsuzum desem hiç değil..

Kah şeker kız candy modunda gülücükler saçıyorum etrafıma, kah Tatar Ramazan gibi masaya vurup ” ben bu oyunu bozarım ülen !” diye terör estiriyorum..

Ya da bi şarkı çalıyor derinlerden dalıp gidiyorum uzaklara. Artık neyim, nasılım hiç bilmiyorum. İdare ediyorum diyelim.

Kimim, kim olamadım, kim olabilirdim.. Belkiler, keşkeler..

Hayat zaten belkilerden ibaret değil mi? Ölümün olduğu bi dünyada hiç bişey ciddi veya kesin değil aslında. İnsan düşünmeden edemiyor yine de “belki yıllar önce şurda olsaydım, şunu yapsaydım, şu fırsatı değerlendirseydim……

Ne olurdu? Ne değişirdi hayatımda, daha mı iyi, daha mı kötü olurdu herşey?” vs vs..

Şimdi şu adımı atsam, neleri getirir neleri götürür hayatımda diyorsun. Soruların ardı arkası kesilmiyor. Mühim olan “acaba neler bekliyor beni hayatta?” sorusunu keyif alarak sorabilmek..

Kendine rağmen, kendin için bişeyler yapabiliyorsan değişim yapıyorsundur. Cesaret gerek diyorum, halbuki ne var olmazsa baştan başlarsın dimi. Bu kadar karmaşık olmamalı..

“En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım?”

Ahmet Hamdi Tanpınar