Ekonomi niye hala batmadı?

Klavye başına otururken tek amacımın sizi uyuz etmek olduğunu herhalde anlamışsınızdır.

Çünkü insanlığın bu gezegenin başına gelmiş en büyük felaket olduğuna inanıyorum ve bir an önce Tabiat Ana’nın bu hatayı düzeltmesi için karınca kararınca bir yardımım olursa mutlu oluyorum.

Bu yüzden de yazdıklarım beğenilirse, biraz alınırım, nerede hata yaptım diye hayıflanırım. Eleştiri beni canlı tutar. Ama bir tek eleştiri var ki, canımı sıkıyor. Ben ekonominin çoktan battığını iddia ediyorum, bir çokları benimle alay ediyor.

Alay etmeleri beni üzmüyor. Eleştiriyi yapanların hala başlarına neler geldiğini farkedemeyip mutlu-mesut bu dünyada yürüdüklerine inanamıyorum. Size benimle dalga geçenlerin örneklerini vereyim:

“hocam hep öldük bittik yorumları çok uzun zamandır yıllardır yazılarınızı okuyorum, ah yarın aha öbürgün sonra ölüyoruz bitiyoruz”.

“Abi biraz gerçekliğe dönün gözünüzü seveyim kaç yıldır aynı laf”

“yaşıyoruz tabii. ekonomi o kadar kötü olsa akp’ye zararı dokunmaz mıydı?”

Kitabım Muhalif Bir Ekonomistin Güncesinde ekonominin 2016’da batırıldığını anlattım. Yetmedi, size şimdi ekonominin çoktan battığını ispat edeceğim. Şirketlerden başlayalım.

“(TT’nin hakim ortağı) Ocak ayındaki teklifte Saudi Telecom bankalara toplam krediden 1 milyar doların üzerinde kesinti ile yeniden yapılandırma teklif etmiş, bankalar teklifi reddetmişti.

Otaş, Eylül 2016 ve Mart aylarında 290 milyon dolarlık kredi diliminin ödemelerini yapamamıştı”.

Yüce ve Kudretli Oz artık kredilerini ödemiyor, ya da ödeyemiyor. Monopol lan bu, monopol. İstisna? Peki devam edelim. Bimeks? 266 milyon borcu “yeniden yapılandırdı”. Elektronik sektörünün parlak olması gerekmiyor mu? O da zortlamış. Yine mi ikna olmadınız? Tekstil? TL vahşice düştü, herhalde artık onlar para kazanıyordur. I-ıh:

“TEMELİ yarım asır kadar önce atılan Adana’da kurulu Mensa Mensucat için kritik bir dava açıldı. Alacaklı bir şirket, Mensa’nın ödenmeyen borcu için önce icra takibi başlattı şimdi de iflas davası açtı. Birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde olan Mensa, dünyanın en büyük 200 entegre tesisinden biri konumundaydı. Mensa’nın avukatı ise ‘Borcumuzu ödemek istiyoruz ancak istedikleri faiz çok yüksek’ açıklaması yaptı”.

Ama en acısı hangisi biliyor musunuz? Dün inşaat devi Varyap da bono anaparasını ödeyemedi. Meblağ? 30 milyon TL sayın seyirciler. 300 milyon dolar ya da TL değil 30 milyon TL! Gerisini siz hesap edin.

Bir ülke ihracatla büyür. Yapabiliyor muyuz? Yok, onu da yapamıyoruz, işte grafiği:

Yine dışardan yemeye başlamışız, ihracat mucizesi 2 ayda bitmiş. Ya demir-çelik (araba da demir-çelik sayılır) satıp SmartPhone alıyoruz kardeşim, hesabı siz yapın. Sürer mi?

Battığımıza dair daha somut kanıt? Vereyim, Bloomberg sefalet ya “misery” endeksi, 5ci sıradayız.

OECD içinde en zayıf becerileri olan 2ci ülke biziz:

Sizce bu manzara değişir mi? Gelecek nesiller acaba daha iyi eğitim alıp bizi bu bataktan çıkartır mı? Hemen devletin resmi istatistik kuruluşu olan TUIK’a soralım: “Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2016 yılında %24 oldu. Bu oran, genç erkeklerde %14,6, genç kadınlarda ise %33,5 oldu.

Gençlerde işsizlik oranı, 2015 yılında %18,5 iken 2016 yılında %19,6 olarak gerçekleşti. Bu oran, 2016 yılında genç erkeklerde %17,4, genç kadınlarda ise %23,7 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,9 puan artarken genç kadınlarda işsizlik oranı bir önceki yıla göre 1,5 puan artış gösterdi”.

Yorum yapmaya gerek var mı? Kayıp nesil desem haksız mıyım? Bu nesil nasıl istihdam edilecek, nasıl Türkiye’nin refaha erişmesine katkıda bulunacak diye sorsam haksız mıyım?

Bakın KARAR’da yazan ve benim gibi vatan haini olmayan İbrahim Kahveci üşenmemiş çalışıp bir tablo hazırlamış; bütçeden Sosyal Güvenlik Kurumu’na aktarılan kaynak:

Yani devlet şimdiden bu genç toplumun milli gelirinin %4’nü Sosyal Güvenliğe aktarıyor. Toplum ihtiyarlayınca ne olacak? Bu meblağ hep artacak, sebebi de belli. 13 yılda çalışan/emekli oranı hiç değişmemiş. 2 çalışan bir emekliyi besliyor. 10 yıl sonra bir çalışan bir emekliyi besleyecek. Niye biliyor musunuz, onu da İbrahim Kahveci yazıyor:

“Bu sonuçla da emeklilik yaş ortalamamız şu an 52 civarında. Hayat beklentimiz ise 78. Batı ile hayat beklentimiz arasında yaklaşık 4 yıl var. Ama emeklilik yaşında fark 10 yıldan fazla.

Ama batıda çalışanın hakkı veriliyor.

Çalışırken 100 lira alınıyorsa, zamanında emekli olunduğunda 70 lira maaş garanti.. Kısaca, Batıda çok çalışana daha iyi imkanlar sunuluyor. Ama ülkemizde sistem “asgari”ye bağlandığı için çok çalışmanın da bir avantajı bulunmuyor. Asgari ücretle çalışmak ile asgari ücretin 2-3 katı maaşla çalışıp prim ödemenin emeklilikte hiçbir farkı yok”.

Yani dörtte biri ne okuyan, ne çalışan bir genç nüfus var. İşgücünün becerileri dünyada en altlarda geziniyor. Herkes bir an önce emekli olup az bir maaşla da olsa bir Ege kasabasında dünyadan elin-ayağı çekmek derdinde. Batmadık mı arkadaşlar? Daha nasıl batılır ya? Ecnebi gelip tersanelere ve dersanelere el mi koysun? Biz zincire vurup forsa olarak gemilerde mi çalıştırsınlar?

Daha inanmadınız mı, devam edelim. Yine TUIK araştırmasından:

“Nüfusun %43’ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken, %39’u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve %20,6’sı odaların karanlık olması veya yeterli ışık almaması gibi sorunlar yaşadı.

Bu göstergelerden, evden uzakta bir haftalık tatili karşılayamayanların oranı %71,4, iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren (veya vejetaryenler için eşdeğer yiyecekler) yemek masrafını karşılayamayanların oranı %35,8 ve beklenmedik harcamaları karşılayamayanların oranı %32,6 oldu”.

Halkın %40’ının damı akıyor, üçte biri et yiyemiyor diyor devlet. Batmadık mı, ha?

Hala mı ikna olmadınız? Peki son bir örnek:

“İzmir’in Çiğli İlçesi’nde iki gündür haber alınamayan 27 yaşındaki İbrahim Yeşilbağ’ın, kullanmadıkları gecekondu evinde tavana asılı cesedi bulundu. Bir süre önce askerden gelen ve coğrafya öğretmenliğini bitirmesine rağmen atanamayan Yeşilbağ’ın KPSS’ye hazırlandığı öğrenildi. Genç öğretmenin cebinden 6 lira çıktı, görenler kahroldu”.

Ben sözün bittiği yere geldim, ya siz?

FÖŞ – Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada – Twitter: @AtillaYesilada1

kaynak: http://www.paraanaliz.com/2017/yazarlar/ekonomi-niye-hala-batmadi-11753/