Bana, “çıtan çok yüksek” diyorlar. Sevgilim olacak kişide bir çok şeye bakıyormuşum. Neden bakmayayım? – biliyomuydun.com

Bana, “çıtan çok yüksek” diyorlar. Sevgilim olacak kişide bir çok şeye bakıyormuşum. Neden bakmayayım?

Kadın 13 Haziran, 02:02'de eklendi

Şu bir gerçek ki gönül ota da boka da, ancak bendeki gönül öyle işlemiyor işte.

Benim gönlümün konması için bir çok parametrenin bir araya gelmesi gerekiyor yoksa konmuyor konamıyor, mutlu olamıyor. Benim için samanlık seyran olmuyor, ben o samanlıkta asık suratlı, mutsuz oluyorum, daha da kötüsü yanımdaki insanın çekiciliği de gidiyor, onu istemiyorum ve bu, bir ilişki için felaket demek.

İyi kötü bir eğitimim var, Türkiye ortalamasına göre de iyi kazandığım bir işim, bilgim kültürüm, bir ortama girince susup oturmak yerine konuşabilecek ve sözümü dinletebilecek bir birikimim var, Best Of The World olmasam da en azından literatürde eli yüzü düzgün diye geçenlerdenim.

Enerjim yüksek, şansım da fena değil, çok duygusal olmam ve arada dramaya bağlamam da benim tuzum biberim olsun. Ben, kendimin az kalan ya da çok olan yanlarını biliyorum. Ben kendimin hatalarını, eksiklerini, çirkinliklerini görebiliyorum.

Ama bunun yanında artılarımın da farkındayım, her sabah , daha iyi bir insan olabilmek için güne başlıyorum mesela, o günü, birisini kırarak ya da bir cana zarar vererek bitirmiyorum elimden geldiğince, özür dilemenin erdemini, teşekkür etmenin nezaketini taşıyorum.

Tartışırken bile sesimi yükseltmemeye çalışıyorum, ben 1 kazanırken çalışma arkadaşlarımın 3-5 kazanmasını istiyorum ki gözleri kalmasın, hasete kıskançlığa düşmesinler diye, çevremdekileri İslama Hristiyanlığa ya da herhangi bir dine felsefeye değil, “iyiliğe yardım etmeye” davet ediyorum her ama her gün, bazen sayemde yaptıkları iyiliklerin farkında bile olmuyorlar ama bu, onları geliştiriyor.

Ben, benim. Buyum. Daha azı değilim, daha fazlası da değil. Ama daha fazlası olmaya elbette gayret ediyorum.

Ben, kendimi bilirken, kendimden daha azına sahip kişilerle yapamıyorum. Kendimden maddi, manevi, kültürel ve sosyal olarak az olan bir kişiyle olacağıma yalnız kalmayı tercih ediyorum.Benden az ya da benimle eşit oranda kazanan, benden az bilen, Sosyo-kültürel seviyesi benden düşük ve eğitimi(bakın eğitim diyorum, öğretim değil) benden az olan biriyle birlikte olamam. Çünkü o kişiyle mutlu olamam bunu biliyorum.

Biriyle mutsuz olmaktansa, tek başına mutsuz olmak bana göre daha kabul edilebilir. Sonuçta tek başıma mutlu olabilirim de, ama kendimden az bir kişiyle hiçbir zaman mutlu olamam, bunu deneyimlemiş görmüş karar vermiş algılayabilecek yaşta ve olgunluktayım.

Bana, bazen, “çıtanı düşürmezsen yalnız kalırsın” diyorlar. Düşürdüğüm çıtayla biriyle birlikte olup sıkıntılı ve mutsuz kalacağıma, yalnız kalırım ki buna yalnızlık değil, tekbaşınalık denir.

Tekbaşınalık, bir tercihtir. Yalnızlık, içinde olduğun kaçınılmaz durum.  Ben, bir insan beynimi, ruhumu tahrik etmediği sürece , tekbaşınalığı tercih ediyorum.

Neslihan Tezci

Kaynak: https://www.facebook.com 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.