Kadınlar ve Yıldızlar – biliyomuydun.com

Kadınlar ve Yıldızlar

Kadın 25 Temmuz, 00:11'de eklendi

Ruhumdaki çiçekli dalların kırılıverdiğini duyumsarım ölü bir ağacın yanıbaşında; gözyaşlarımı içime akıtıp gülümserim. Bazı kadınlar gülümser yas tutarken; yas tutarken gülümseyen kadınları ölü ağaçlar anlar en çok…

Bir tutam kumaş parçası ve birkaç dikiş iğnesiyle alırım yorgunluğumu; bluzuma küçücük bir renklilik, kederime sıcacık bir düş. Bazı kadınlar Çingenelerin elbiselerine bakıp mutlu olur; gönlünce dans eden kadınları Çingeneler anlar en çok…

Bir dost yüzü görmek isterim günde bir kez olsun; tutunamamış bir sokak müzisyeni, ürkek bir sokak kedisi ya da yaralı bir serçe, hiç fark etmez. Bazı kadınlar tentürdiyot taşır çantasında her zaman; çantasında tentürdiyot taşıyan kadınları deliler anlar en çok…

Dudağıma bir şiir konar gece yarıları; yeryüzünde barınamamış mısralar fısıldarım gökyüzüne doğru. Bazı kadınlar için gökyüzü kutsal bir kitaptır; gökyüzünü kutsayan kadınları Küçük Prens anlar en çok…

Ne zaman bir yaprağı usulca okşasam, kendiliğinden çıkıp gelir bir kelebek ve üç günlük ömrünün bir gününü bana ayırır; siz, vakitsizlikten şikayet edenler! Bazı kadınlar ömürlerinin üçte birini kelebek olmaya özenen kimsesiz çocuklara adar; körpecik can parçalarını nefesleriyle ısıtan kadınları rüzgârlar anlar en çok…

Para biriktirmek, ev almak ve uzun yaşamak gibi bir derdim yok benim; samimiyet diyorum size, en büyük servettir. Bazı kadınlar samimiyeti sözcüklerde değil, seslerde, dokunuşlarda, bakışlarda bulur; samimiyeti önemseyen kadınları Cumartesi Anneleri anlar en çok…

İncitilmişliklerim gelir aklıma olur olmaz; bir defter, bir kalem, bir de semaver tanıklık eder sızılı hikâyesine bir kadının. Bazı kadınlar semaverlerinde çay değil, sızılarını demler; sızılarını demleyip solgun defterlere süzüveren kadınları Frida anlar en çok…

Bir kızım var, derim ki ona, “yavrucağızım benim, karıncayı incitmeyenlerden değil, bir çay kaşığı şekeri karıncadan esirgemeyenlerden ol ömrün boyunca”; karıncalar gelir evimize misafirliğe ve can`ımızın içindedir yeri her birinin. Bazı kadınlar bir karıncanın varlığında keşfeder hayatın sırrını; hayatın sırrını keşfeden kadınları bir karıncaya bakınca gözleri dolanlar anlar en çok…

Yalnızlık da güzeldir ve kitap okurken yalnız olduğumu düşünmem hiçbir zaman; bütün sözcükleri yeniden tanımlarım dolu zamanlarımda! Bazı kadınlar yalnızlığı yeniden tanımladıklarında yalnız olmadıklarını bilir; sözcükleri yeniden tanımlayan kadınları kendileri anlar en çok…

Yaşlanmak değil, mızıka çalamamak derttir bana; çıplak gözle görülebilen binlerce yıldızdan sadece birkaçına isimleriyle seslenebilmek derttir. Bazı kadınlar bir yıldız gibi kayıp geçer aranızdan; ah, böyle kadınları bilmem ki kim anlar…

Bir dilek tutunuz efendim; isimsiz bir yıldızım bugün ve ruhumda binlerce yıldız ağlar…

Ergür Altan

kaynak: https://www.facebook.com/ergur.altan 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.