Cesaret ile aptallık arasındaki ince çizgi; “Atlasglobal’in hedef saptırması”

Son günlerde bir haberdir dolaşıyor. Tabii bizde yazıyoruz.

Çünkü haberi yazmadan yorumlamak bir anlam ifade etmez. Atlas Global’in kaptanı İstanbul’a inişte kural dışı bir iniş gerçekleştiriyor ve her nedense gerek şirketi gerekse ülkesi kaptanı kahraman ilan ediyor. Hatta bu kaptana cesaret ödülü verilecekmiş. 

Kahraman pilot,Cesur pilot söylemlerine oldum olası takıntılıyımdır. Bilhassa sivil havacılıkta ne cesur nede kahraman pilota ihtiyacın olmadığını çok iyi bilirim. Cesaret dedim de aklıma geldi.

Cesaret ile Aptallık arasında çok ince bir çizgi vardır. 

Bu ince dizgi içinde bazı yaptığımız aptallıklar iyi netice verdiğinde etrafımızda bir anda kahraman ilan edilebiliriz. Tabii ki bunun tersi de mümkündür. Kısaca bir çok kişi sonuca endeksli düşünür. Şimdi bu kaptanın yaptığı ve cesaret(!) ödülüne layık görünen iniş sonrasında olası bir kaza yaşansaydı ve yolcularımız hayatını kaybetseydi,bizim medya ve AtlasGlobal’in yönetimi ne beyan verecekti.

Şahsen ben bu anlamsız iniş sonrasında, AtlasGlobal’in Kaptanı açığa almasını beklerdim. İşte o zaman AtlasGlobal’in uçuş emniyetine ve kurallarına uygun karar alabildiğini görür ve inanın ki bu yazıda AtlasGlobal’i takdir ederdim.

Sevgili AtlasGlobal yöneticileri havacılık yapıyorsunuz havacılık. Çelik çomak oynamıyorsunuz.

Sizin kurallarınızın içinde,tam iniş anında yan yatıp piste bakmak var mı? Var ise bana yollayın aynen kelimesine dokunmadan yayınlayayım.  

Bildiğiniz üzere Avşa adasındayım. Bu olay olduğunda aldım elime telefonu. Kendi yazar arkadaşlarımın yanı sıra bir dolu pilot dostumu,arkadaşımı aradım. Çünkü bu iniş kafama yatmamıştı. Aradığım pilotlar genelde THY’de uçuyorlar. Bana ilk sözleri; Sefa Bey bu olay THY’de olsaydı,kaptan disiplin kuruluna çıkartılır ve kesin idari ceza alırdı dediler. 

Anladığım kadarıyla, THY’de durum daha prensipli.

Bakın şimdi anlatılanlara ve aldığım notlara…

Pist irtifası +1000 feet de full flap, iniş takımı aşağıda, iniş kontrol listesi (check list) tamamlanmışsa gelip inersin.

THY bu konuda çok çok hassas. Uçağı belli bir yatış açısının üzerinde yaklaştırırsanız ACARS adlı bir sistem üzerinden bu tespit edilir ve hakkınızda yaptırımlar başlar.

Senaryo aynen şöyle:
Haydi biliyoruz ki o türbülansta gust (yani rüzgar hamlesi) auto land (otomatik iniş) limitleri dışında olduğu için yapılamaz. Yapılacak şey FD (flight director, yani aletli yaklaşmada pilota yatay ve dikey referans hattını göstererek yönlendirme yapan yatay ve dikey barlar) takibini 50 feet e kadar ısrarla bırakmamak.

O irtifa zaten pist başını geçiş istifasıdır. Yani ısrarlı bir FD takibi ile gelirsen RA (radio altimeter yani iniş takımının yere göre irtifasını gösteren bir irtifa ölçer) 50 feet’te seni pist başını kesecek şekilde getirir. Sonrasında uçak auto call out (kendiliğinden irtifa saymaya) a başlar. Zaten camlar kırık da olsa 50 feet ten itibaren runway centerline (pist orta hattı) nı çok rahat algılarsın.

Peki burada ne olmuş? Kaptan uçağı yan yatırmış da pisti görmüş de vs vs.

Arkadaşım, sen IFR (Alet uçuş) trafiği değil misin? Senin önünde FD 1-2 yok mu? Takip etsene. Airbus A320 nin yaklaşma tekniğinde böyle bir şey mi var? Sen neye göre bunu böyle uyguladın demezler mi adama?

Konuya diğer taraftan bakılırsa, o kaptana şunu sormak lazım: Böyle bir havada radar açık geliyorsun. Peki göre göre niye o sisteme giriyorsun? Neden bu riski alıp uçağı ve yolcuları tehlikeye atıyorsun? Yakıtın mı yoktu? Niye pas geçip yedek meydan düşünmüyorsun.

Eğer yakıtın yoksa sorarım: Hava mevcut durumu + tahmini (METAR+TAF) alıyorsun. Neden yakıtını ona göre almadın ?

Yok eğer yakıtın varsa sen niye bu sisteme girdin? Radarı mı kapattın Ne yaptın?
Peki girdin sisteme, hasarı da aldın. Sen aletli yaklaşma yapıyorsun neden FD takip edip piste gelmiyorsun da uçağın hiçbir referans kitabında olmayan bir teknikle yaklaşma yapıyorsun?

Eğer bu olay kalkıştan sonra olduysa bunda da sorun var. Yaklaşma hattı o durumda olan bir kalkış meydanına niye geri döndün?

Uçağın yakıt dolu çünkü yeni kalkmışsın. Git emniyetli gördüğün bir meydana in ve bekle. Bu riski alıp niye geri dönüyorsun?

Sonuç olarak, THY’den sıklıkla sohbet ettiğim kaptanlar diyor ki: “Biz böyle bir yaklaşma ve iniş yapsak, bırakın ödüllendirmeyi, işimize son verilirdi”…. Bunlar adamı kahraman ilan etti. Bize bu yaklaşmayı ve inişi kahramanlık olarak göstermeye çalışıyorlar fakat bu aslında bir nazari kırım” diyorlar.

Doğrusu pilotaj yönünden baktığımızda kaptanlarımızın anlattıkları mantıklı. Bu iniş sonrası kaptana ödüller verilmesi ve kahraman olarak adlandırılması AtlasGlobal’in medya oyunu ve hedef saptırması…

SHGM’nin yerinde ben olsam bu olayı enine boyuna inceler ve öncelikle o kötü havada kalkış yapan kaptana seni o havada uçmaya zorlayan şirket yönetimi mi diye sorgulardım.

kaynak: https://www.airlinehaber.com/cesaret-ile-aptallik-arasindaki-ince-cizgi-atlas-globalin-hedef-saptirmasi/