Facebook’tan Kadınlara Yürüyen Dünyaca Ünlü Müzisyene Hayatının Şoku [Akıllardaki soru: Kim bu?] – biliyomuydun.com

Facebook’tan Kadınlara Yürüyen Dünyaca Ünlü Müzisyene Hayatının Şoku [Akıllardaki soru: Kim bu?]

Yaşam 4 Ağustos, 09:39'de eklendi

Kahramanımız, hakikaten Türkiye’nin dünya çapında tanınan bir müzisyeni ve benim üçüncü sınıf dizilerde oynayan ortaokul arkadaşım.

Günlerden bir gün adam facebook’tan kıza yazıyor, kızın evinde buluşmaya karar veriyorlar ve asıl hikaye tam da burada başlıyor.

12 yıldır magazin sektöründeyim ve hep semi-celebrity denilen yarı ünlü arkadaşlarım olmuştur. Aslında en kötüsü de bunlar, delice tanınmayı arzular ama bir türlü şeytanın bacağını kıramazlar.

Sokaklarda yürürken insanların gözünün içine bakar, hep ikinci sınıf rollerde başrol oyuncusunun yardakçısı olarak yer alırlar. Bunları yeni ayda Cihangir’de, Dolunay adlı dizilerde görebilirsiniz. Ünlü olmak için tek bir şansları vardır ve bunun fena halde bilincindedirler: Kendilerinden daha ünlü biriyle aşk yaşamak…

Bu kızlar yahut erkekler, ünlülerle ortamlara girse bile şöhret olan kişiler bunları piyasaya çıkarmazlar. Yarasa gibi gece yaşamak zorunda kalır garibanlar. Yine bir seher vakti, ben bahsettiğim Fulya kod adlı kız arkadaşımla içkileri yudumlarken bana hep figüran rollerinde oynamaktan sıkıldığını ve artık spotların üzerine dönmesi gerektiğini söyledi.

Bir de ‘Acaba bir ünlüyle aşk mı yaşasam?’ diye sorarak tavsiye istedi. Şimdi beraber olacağınız ünlü de betondan heykeli yapıldığında bazı yerleri ağır basacak biri olmalı ki, size merdivenleri hızla çıkarsın.

Benim facebook’tan eklediğim (kendisinin müziğine hayran olduğumdan dolayı) böyle bir isim vardı. Adamın şöhretinin boyutuna inanamazsınız. Bir gün bana özelden ‘Ben (buraya semt adı gelecek) oturuyorum. Seninle komşuymuşuz, bana gelmeye ne dersin?’ diye mesaj attığında şoka uğramıştım. Semti özellikle sakladım, dedektif arkadaşlar arayıp bulmasın diye. ☺

Benim kendi adıma böyle bir fırsata ihtiyacım yoktu ama arkadaşıma ‘Sen istersen Can’ı ekle, o bu tip durumlara yatkın görünüyor’ dedim. Fulya hemen sözümü dinledi, ekleşme gerçekleştikten kısa bir süre sonra, aralarında muhabbet başladığı bilgisini aldım ve olay kızın bu dehayı eve davet etmesine kadar vardı…

Bizim kız biraz cahil, adamı tanımıyor çok fazla ve nasıl bir insanla dans ettiğinin farkında değil. Can’ı Teşvikiye’deki evinde pijamalarla karşılamış. Adam buna iki dirhem bir çekirdek giyinerek gitmiş, amaç baştan çıkartmak ya ☺ Ve Can’ı oturma odasına almış.

Burada arkadaşın maddi koşullarının da öğrenci seviyesinde olduğunu belirtmekte fayda var. Şimdi Fulya Allah için çok dişi bir kız, pamuklu pijama Can’da şok etkisi yaratsa da kafaya takmamış olabilir. Ama muhabbet için geçtikleri oturma odasında gezen kalorifer böceklerini görmesi, kendisine ikinci travmayı yaşatmış.

Can, yine kibarlıktan kırılarak böcek tableti tavsiye etmiş. Bu arada Fulya, konuyu değiştirmek için ‘Sana kahve yapayım’ teklifinde bulunmuş. Bizim minnoş kalpli müzisyen de arkasından mutfağa gitmiş. Kız kahveyi 5 TL’lik makinelerde yapıyormuş ve makine eskidiğinden sağa sola takur tukur sallanan cinslerdenmiş. Fulya ‘Bu adam öldürenlerden’ deyince Can’ı şokla karışık bir gülme almış.

Bu arada konuşma boyunca adam sürekli kendi kendine bir şeyle ilk kez karşılaşınca yaşanan şaşkınlığın verdiği hissiyatla ‘iyiymiş ya, deyip gülüyormuş’ Son darbe ise Can’ın ‘Lavaboyu kullanabilir miyim?’ demesiyle gelmiş.

O aralar Fulya’nın banyosunda şöyle bir sorun vardı. Musluğun üst tarafı sürekli düşüyordu ve elinizi yıkayabilmek için tek elinizle tutup, diğeriyle işinizi görmeniz gerekiyordu’ Can lavabodan da çıkınca ‘Bir dahaki buluşmayı bizim evde yapalım’ demiş ve ayrılmışlar… Gidiş o gidiş…

Hatun, bana bu hikayeyi anlattı ve gözlerimi belerterek dinledim. Hikaye bitince adeta çığırarak ‘Kızım geri zekalı mısın? Bu adama dünya saygı duyuyor, senin yaptığın muameleye bak!’ dediğimde ‘O da karpuzcu yeleği giyip gelmeseymiş.

O kadar önemli miydi yahu? Ben nereden anlayacağım bunu?’ yanıtını vermesin mi, beni benden aldı. Vizyonuyla, misyonuyla, adamı da kendi seviyesine çekmesiyle…

Hikayemiz burada hezimetle sonuçlansa da, ikinci atağımızda bir nebze başarıya ulaştık. Onun için bir sonraki hikayeyi bekleyeceksiniz sevgili okurlar

kaynak: https://storia.me/tr/@zehra.cengil/isimsiz-dedikodular-3rafqr

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.