Yeni bir devlet kuduruyor

Cumhurbaşkanı devletin yıkıldığını reddediyor. “Hepsi hikâye…” diyor.

Belli ki onun ve bizim hikâyeden anladığımız aynı şey değil. Bunca yaşanandan sonra…
Endişelerimizin hepsi paranoya olabilir mi?

Şu geldiği hale rağmen Cumhuriyetle yönetilen bir devletin hâlâ ilk günkü gibi sapasağlam ayakta durduğu söylenebilir mi? O devlete hiç mi kast yok? O devlet hiç mi darbe almadı; hiç mi yoldan çıkmadı?

O zaman neden laiklik ayaklar altında? Neden kurucusundan nefret ediliyor? Neden kurumları tek tek yok ediliyor?  İlkeleri hiçe sayılıyor? Neden oklar, örf ve âdetler bahanesiyle çağdaş yaşama çevriliyor?

Kim ne derse desin artık herkes tehlikenin farkında.

Mevcut laik devleti içten yıkıyorlar ve yerine yenisini kurmak için cüretkâr hamleler yapıyorlar. Her zamanki gibi niyetlerini de inkâr ediyorlar. Kulaklarımızı tırmalayan şeriatın ayak sesleri gaipten gelmiyor. Doğrudan devletin içinden geliyor.

Tarikatlar gözümüzün içine baka baka devlet katlarında fink atıyor. Şeyhlerin, hocaların icazeti alınmadan tek bir adım atılmıyor. Kubbeler miğfer, minareler süngü, camiler kışla.
Müminler askerliğe, polisliğe daha dün özendi.

Darbe denen şeyin içi de dışı da hâlâ kapkaranlık. İktidar bir cemaatten kurtuldu şimdi başka cemaatlerin ağzının içine bakıyor.  Devleti ele geçirmiş kendine göre en baştan şekillendiriyor. Hukuku içten ve taammüden yıkan o.

Kimin terörist kimin vatansever olduğuna art niyetli kıstaslarla karar veren de o.
“Müftülerin de nikâh kıymasında ne sorun olabilir ki” diye konuşulacak kadar kafaları boşalmış insanların desteğiyle hâlâ ayakta.

“Türkiye’de kimse hakkında giydiği şorttan dolayı adli soruşturma yapılmıyor” diyen;
Üstüne de “Türkiye’de tweet attı diye tutuklanan bir Allah’ın kulu var mı” diyerek mum diken adam başbakan yardımcısı koltuğunda.

Bu arada okullarda eğitimi hızla dinselleştiriyorlar.

Bilimden, akılcılıktan nefret ediyorlar. Sanat kurumları işlevsizleştirildi. Basın sus pus edildi.
Gazeteler ve televizyonlar resmen ele geçirildi. Muhalif gazeteciler hapiste. Türk – Kürt muhalif milletvekilleri tutuklu. Seçimler alenen hileli.

Darbeyi bastırıyoruz bahanesiyle ülkeye de devlete de darbe üstüne darbe vuruyorlar.
Kindar ve dindar nesiller yetiştirmek istediklerini artık bir sır gibi saklamıyorlar.

Bu istekle Atatürk’ün kurduğu devletin tepesine kadar tırmandılar. Cumhuriyetin kurucularından “iki ayyaş” diye bahseden bir insan şu anda bu devletin cumhurbaşkanı.
Ve devlet denen şey epeydir ağır kanamalı.

Tüm bunlara rağmen hâlâ bu devlet dimdik ayakta duruyorsa… Ve etrafa var gücüyle dehşet saçıyorsa… Evet, yıkılmamıştır ama resmen kudurmuştur. Ve kudurmuş devlet yıkılmıştan beterdir.

cumhuriyet.com.tr

Paylaş