Zeki Müren’in Eşcinsellikle İlgili Cesur ve Net İfadeler Kullandığı Tek Röportajı – biliyomuydun.com

Zeki Müren’in Eşcinsellikle İlgili Cesur ve Net İfadeler Kullandığı Tek Röportajı

Yaşam 10 Ağustos, 15:51'de eklendi

Zeki Müren, bizlere çok güzel şarkılar ve besteler bırakıp gitti.

Aramızdan ayrılalı 21 yıl oldu ama hala daha şarkılarını dinliyor, onu özlemle anıyoruz. Sağlığında, onunla ilgili en çok merak edilen şeylerden biri de cinsel kimliğiydi.

Nokta dergisinin 1988 yılında yapılan röportajı eşcinsellikle ilgili cesur ifadeleri barındırıyor. Buyrun bakalım sanat güneşimiz neler söylemiş…

Zeki Müren, şüphesiz ki bu ülkenin gelmiş geçmiş en başarılı, en fenomen ve en sevilen sanatçılarından biriydi. Sevenleri için yeri hala aynıdır…

Bu kadar sevilen bir sanatçının özel hayatı da merak konusu oldu haliyle. Çünkü onun yaşamında skandallar ya da sürekli ismi değişen kişiler hiç olmadı. Hatta hiç olmadı!

Bu sebepten de en çok cinsel kimliği merak edildi. Halbuki o, sanat yaşamı dışında Bodrum’daki evinde gayet mütevazı bir hayat sürüyordu.

Herkes birbirine “Zeki Müren eşcinsel mi?” diye soruyordu. Kimisi seçtiği kıyafetlerinden, kimisi zarif davranışlarından, kimisi de yanında bir kadın görmediğinden böyle düşünüyordu.

Fakat o, bu konuyla ilgili net bir açıklamayı hiçbir zaman yapmadı. Belki de özel hayatının, sanatının önüne geçmesini istemedi.

1988 yılında Nokta dergisiyle yaptığı bir röportajda ise eşcinsellik ile ilgili düşüncelerini en açık haliyle ilk kez ifade etmişti.

Röportajın bir bölümü şöyle:

-Sanatçı ruhu ve eşcinsellik arasında nasıl bir bağlantı var?

“Eşcinsel anlamında kullanılan “gay” sözcüğünün lugat anlamı “neşeli”.Sanat anlamında dünyanın ünlülerini tetkik ettim. Yüzde 80’i, hatta daha fazlası gay. Demek ki iki ruhu da taşıyor. Ben buna hata demiyorum, ruh zenginliği diyorum…”

Hem kadın ruhunu, hem erkek ruhunu taşıyıp da bunu rezilliğe dönüştürmemek. Bir Taksim Parkı’nda yırtmaçlı etek giyip 45 numara ayakkabı ile kendini kadın zannederek dolaşmak vardır.

Onu da küçük görmüyorum, belki trans*ksüeliteyi bilmiyorum… Bilmediğim için onları ayıplar gibi, onları nefretle anar gibi olmasın bu lafım”

“Gay esprilidir. Gay çocuk doğuramaz ama sık sık espri doğurur, şiir doğurur, beste doğurur, heykel doğurur, seramik doğurur, yani güzel sanatların tüm dallarını doğurur, bir enstrüman çalar.”

“Dünyanın bütün sanatçılarında görebiliyoruz bunu. Hollywood’u da izliyoruz, Hindistan’dakini de biliyoruz. Belki bazılarını bilmiyoruz. Bunların çoğu hem kadından, hem erkekten anlayan insanlar. Zannediyorum bis*ksüel oluyorlar.”

Bir var, nezle, grip, öksürük olur iyileşirsiniz. Bir de veba, kanser, kolera ve çaresiz dertler var. Onun için, bunun da bir dozu var.

Etrafı rahatsız etmeden, edebiyle, millete yanlış örnek olup peşinde sürüklermiş gibi göstermeden hayatınızı idame ettiriyorsanız, zaten kanunda dahi cezası olmayan bir olay.”

Bir tek Lut suresi, homos*ksüaliteye şöyle değiniyor: Günahtır diyor. Ben onu şöyle izah ediyorum. Büyük dindarlarımız sakın yanlış anlamasınlar. Dinime çok büyük bağım var.

Lut suresine o madde, zürriyet üresin diye konulmuş. Vaktiyle almış yürümüş homos*ksüellik. Kadın kadına, erkek erkeğe yaşayınca haliyle çocuk olmaz ve asker yetişmez. O nedenle o sureye de hak veriyorum. Zürriyet de üremeli.”

“Çok enderler hariç, dünyada bütün güzel sanatları var eden ve hala yaşatanlar gay’dir.”

Bu vesileyle sanat güneşimiz Zeki Müren’i bir kez daha saygıyla anıyoruz…

kaynak: o-nedio

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.