Sosyal Medyada Bir Narsisist Nasıl Fark Edilir?

Sosyal Medyada Bir Narsisist Nasıl Fark Edilir?

Hepimizin selfie yüklemekten vazgeçemeyen rahatsız edici Facebook arkadaşları vardır. Bir mekândan içeri girer girmez, hemen bir check-in durumu paylaşır ve bizi orada “heyecanlı” veya “rahatlamış” hissettiklerini bilmekten mahrum etmezler. Eninde sonunda, böyle insanları engelleriz, ama yine de hepimiz bazen böyle değil miyiz? Psikologlar günümüzde narsisistik, kendini açığa vuran davranışların arttığını söylüyor ve birçoğu bu artış için sosyal medyayı suçluyor.

Modern Bir Salgın

Araştırmalar, az belirgin narsisizm düzeyinin- ya da normal bireylerin belli bir derecede sahip olduğu kişilik özelliğinin- 1970’lerden beri dünya çapında arttığını gösteriyor. Özsaygı da hızla artıyor- Review of General Psychology’de yayınlanan verilere göre, 2006’da doğan Amerikalı öğrencilerin %80’i, 1988’li nesile göre benlik saygısında daha yüksek puan aldı. Bilim insanları ayrıca, günümüz gençlerinin yaşlı erişkinlere göre, Narsisistik Kişilik Bozukluğunu veya narsisizmin klinik boyutunu deneyimlemelerinin daha olası olduğunu buldu.

Bu ani salgını sosyal medyanın ortaya çıkışı ile açıklayabilir miyiz?

Anlaşılan narsisizm, kararlı bir kişilik özelliği değil, büyük oranda çevreye bağımlı bir tezahür. Örneğin, medya narsisist gibi davranıp davranmadığımızı etkileyebilir. Yakın tarihli bir araştırma, narsisistik TV karakterlerine maruz kalan kişilerin hemen sonra daha yüksek seviyede narsisizm sergilediğini gösteriyor.

Diğer veriler de bu teoriyi destekliyor: 2011’den bu yana yayınlanan bir bildiride, Facebook’u daha sık kullanan gençlerin akranlarına göre daha fazla narsisistik eğilim gösterdikleri bulundu. Artan Facebook kullanımının, yetişkinlerde de doğrudan narsisizm ile bağlantılı olarak, bu ağustos ayında yayınlanan bir öz-rapor çalışmasının sonuçlarını desteklediğini gösterdi.

Peki, kendi kendine absorbe eden bireyler için sosyal ağları kuluçka makinesine dönüştüren nedir?

Ayna, Ayna

Sebep onların doğasında yatıyor. Psikolog Eric B. Weiser’in belirttiği gibi- sosyal ağlar, öncelikle kendi kendini tanıtan platformlar olarak hizmet ettiği için narsistik eğilimleri yaratabilir veya güçlendirebilir. Bununla birlikte, bunun tersi de geçerli olabilir- bu platformlar sergileme, dikkat çekme ve kendini geliştirme davranışlarına girmelerine izin verdiği için daha fazla narsisist sosyal medyada aktif olacaklardır.

Ayrıca, narsisistik karakterleri olan kişilerin başkalarından hayranlık duymaya ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Onların grandiyöz kendilerine bakışları beğeniler, paylaşımlar veya yeni takipçiler gibi kolay elde edilen sosyal medya onayları üzerine gelişir. Ayrıca, narsisistler diğer insanlarla yüzeysel bağlantıları tercih ederler ve dinlemede ve empatiyi ifade etmede gerçekten çok kötüdürler- bu da sosyal ağları kendileri için cazip bir ortam yapar.

Online Olarak Bir Narsisist Nasıl Fark Edilir?

Sosyal medyada hepimiz narsisistik olmamıza rağmen, bazılarımız kendini ifade etmede başkalarına göre daha iyidir. Normal seviyelerin ötesine geçen narsisistik davranışları nasıl seçersiniz?

Dikkat etmeniz gereken ilk şey fotoğraflarıdır; narsistik eğilimleri olan insanlar resimleri çok önemserler. Örneğin, fotoğraflarda pahalı, gösterişli kıyafetler giyme olasılıkları daha yüksektir ve genel görünüşleri birçok hazırlık aşamasından geçer.

Bu sonuçlar, insanların yalnızca fotoğraflarına bakarak başkalarının narsisist olduklarını belirleyip belirleyemediklerini keşfetmeyi amaçlayan bir çalışmada elde edilmiştir. Sürecin bir parçası olarak araştırmacılar, bir fotoğraftaki kişinin narsisistik olup olmadığını ortaya koyan 16 görsel ipucu tespit etti ve bu ipuçlarının hepsi, narsisistlerin ilgi çekme isteği ile bağlantılıydı. Örneğin, kadın narsisistler makyaj yapma ve diğer kadınlara kıyasla daha çok göğüs dekoltesi gösterme eğilimindedirler. Erkek narsisistler, sosyal durumlarını iyi gösteren kıyafetler giyerler ve fotoğraflarda güneş gözlüğü takma ihtimalleri düşüktür.

Kural olarak, narsisizm konusunda daha yüksek puanlara sahip olanlar, Facebook’taki çekiciliklerini vurgulayan profil fotoğraflarını seçmek konusunda daha motive olurlar. Bu veriler Ludwig-Maximilians-Münih Üniversitesi’nden gelmektedir. Araştırma ekibi 288 öğrencinin Facebook hesabını analiz etti ve onlara belirli bir görüntü seçme motivasyonlarını sordu.

Benzer sonuçlar, narsisizmin sosyal medyada genel olarak nasıl tezahür ettiğini inceleyen daha ayrıntılı bir raporda bulunabilir- araştırmacılar, 156 öğrencinin Facebook sayfalarını fotoğraflar, platform üzerindeki aktivite, ‘hakkında’ bölümündeki satır sayısı gibi kriterleri göre kodladı. Bir grup bağımsız “gözlemciden” her Facebook profilini incelemesi ve içerik hakkındaki sorularını cevaplamaları istendi. Elde edilen bulgular, daha yüksek puan alan narsisizm katılımcılarının daha çekici fotoğraflar sunduğunu gösterdi. Görüntüleri harici gözlemciler tarafından “daha eğlenceli” olarak algılanıyordu.

Çalışma ayrıca, narsisistik kullanıcıların, sayfalarının ‘hakkında’ bölümünde daha uzun açıklamalar yazarken ayrıca, diğerlerinden daha fazla Facebook arkadaşlarının bulunduğunu, genel olarak daha fazla paylaşımda bulunduklarını ve özellikle bilgilendirici yayınlardansa kendi reklamlarını yapan paylaşımlar yayınladıklarını keşfetti.

Araştırmacılar yüksek arkadaş sayısını narsisistlerin tercih ettiği zayıf bağlar veya sığ bağlantılarla ve Facebook arkadaşlarını bir kupa gibi kazanmayı sevmeleriyle bağlantılandırıyorlar. Yakın geçmişte yayınlanan sosyal medya ve narsisizm üzerine yapılan 62 metnin bir meta-analizine göre, narsisistlerin daha fazla arkadaşı olma eğilimleri ve sosyal medyada daha fazla içerik üretme eğilimleriyle kısmen bağlantılı olabilecek bir başka muhtemel açıklama, narsisistik insanların dışa dönük olabileceği şeklinde olabilir.

Sosyal medyada aşırı paylaşım yapmanın aynı zamanda narsistik bireylerin akıllı telefonlarında daha fazla zaman harcadıkları anlamına geldiğini varsayıyorsanız, yanılıyorsunuz- şaşırtıcı bir şekilde, narsisistler dokunmatik ekrana diğerlerinden daha az bağımlılar. Bir akıllı telefon veri izleme çalışması, insanların mobil cihazlarda her gün ne kadar zaman harcadıklarını analiz etti ve yüksek akıllı telefon kullanımına sahip katılımcıların, genellikle Narsisistik Kişilik Envanteri’nde daha düşük puanlar aldığını tespit etti. Yazarlara göre bu, insanların çoğunlukla akıllı telefonlarını sosyal etkileşim için kullandıkları gerçeği ile açıklanabilir; tam da narsisistlerin kaçındığı şekilde. Diğerlerinin sosyal medya akışını izlemek ya da eksiklik korkusunu yaşamak (FOMO), narsisizm için tipik bir durum değildir, nevrotiklikle daha fazla ilgilidir.

Birisinin narsistik olduğunu gösteren bir başka kanıt da yazma tarzında bulunabilir. “Ben“, “beni” veya “benim”i çok mu kullanıyorlar? Yemin ediyorlar mı? Gürcistan Üniversitesi’nden araştırmacılar, narsisistlerin kendileri hakkında daha çok konuşmalarına ve daha fazla kişisel zamir kullanmalarına dayanarak bireysel Facebook sayfalarında dil analizi yaptı. Bununla birlikte, metinlerde birinci şahıs zamiri yokken, narsisistik yazarlar içeriğine dikkat çekmek için başka sözel taktikler kullandılar- daha küstah ve antisosyal terimler kullandılar. 1000 Twitter hesabının dil analizi, benzer sonuçlar çıkardı- daha yüksek narsisizm seviyesine sahip kişilerin öfke ve olumsuz duygular hakkında daha fazla kelime ve sosyal etkileşim hakkında daha az kelime kullandıkları bulundu.

İlginç bir şekilde, birçok çalışma, narsisizm ile siber zorbalık arasındaki bağlantıyı buldu. Narsisizm türünün siber zorbalık davranışını daha iyi açıkladığına ilişkin farklı görüşler olsa da bir şey açıktır: Narsistik özellikleri vurgulanan kişiler sıklıkla kötü dil veya daha doğrudan sözlü saldırılar kullanarak dikkat çekmeye çalışırlar.

Dünyanın Dört Bir Yanından Selfieler

Narsisistlerin sosyal medya hesaplarındaki ortak bir özellik, selfie’lerinin fazlalığıdır.

1200 Amerikalı tarafından tamamlanan bir anket sonucunda, narsisizmin iki boyutunun, selfie’leri sosyal medyada yayınlama sıklığı ile pozitif yönde ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. Bunlar başkalarına karşı güç ve otorite arayanlara atfedilen “Liderlik / Otorite” türüdür ve kendini soğurma, makyaj ve ilgi arama özelliklerini yansıtan “Teşhircilik / Grandiosite” türüdür.

Dahası da var. Narsisistlerin yalnızca selfie üretmeleri daha muhtemeldir, aynı zamanda kendi selfie’lerini çekme eylemi insanları daha fazla narsisistik yapar. Boylamsal bir çalışmadan elde edilen sonuçlar, kendilerini daha sık fotoğraflayan insanların narsisizm düzeylerinde bir artış olduğunu göstermektedir.

Bir başka bildiride ise, narsisizm ile çeşitli selfie gönderme davranışları – sadece selfie paylaşımları, grupla selfie çekimleri ve selfie düzenlemeleri- arasındaki ilişki incelendi. Sonuçlar, narsisistlerin daha fazla selfie paylaştıklarını ve selfie’lerini diğer insanlara göre daha sık düzenlediklerini göstermektedir.

Son olarak, düşündürücü veriler: Sacred Heart University’den araştırmacı David G. Taylor, narsisistik kişilerin Facebook’ta daha fazla seyahat fotoğrafı yayınladığını keşfetti. Elbette ki bu, onların daha fazla eğlence peşinde koştukları anlamına gelmiyor. Seyahat fotoğrafları, kendine yeten bir içerik türüdür ve bu nedenle dikkat çekme ve sosyal durumumuzu geliştirme fikri ile paylaşılmaktadır.

En Narsisistik Platform

2013’teki bir araştırmaya göre, Twitter’da Facebook’tan daha çok narsisistik kullanıcılar bulunuyor. Shawn Bergman ve meslektaşları, 500 öğrencinin sosyal medya kullanımı için paylaşım yapma davranışlarını ve motivasyonunu analiz ettiler ve Narsisistik Kişilik Envanteri’nde daha yüksek puan alan üniversite öğrencilerinin Twitter’ı tercih ettiğini buldular. Bu durum, platformun sıklıkla narsisistlerin arzuladığı, sık sık güncellemeler yapılan ve sığ, karşılıklı olmayan ilişkileri (takipçiler) biriktirmeyi teşvik ettiği gerçeği ile açıklanabilir.

Bununla birlikte, araştırmacılar, iki platformun doğasının farklı olduğunu ve Facebook’un kişinin kişisel sayfasını süslemeyi amaçlayan özelliklerle (örneğin, profil fotoğrafını değiştirerek, Hakkında bölümünü doldurarak) kişisel promosyon yapma olanağı tanıdığını kabul ediyor. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ayrıca Facebook’un genç narsisistler için tercih edilen bir platform olmasıyla birlikte Facebook’un narsisistik eğilimleri olan yetişkinler için tercih edilen bir seçenek olduğunu da gösteriyor.

Instagram veya Snapchat gibi daha hızlı büyüyen görsel platformlar da göz önüne alınmalıdır. Örneğin, Instagram’ın, narsisistik eğilimleri olan genç izleyici kitleleri olduğu tespit edildi ve narsisistik Instagram kullanıcılarının temel motivasyonu, takipçilerinin gözünde “havalı” görünmekti. Bir başka çalışmada, 124 öğrenci hem narsisizm düzeylerini hem de belirli sosyal medya platformları için tercihlerini ölçen çevrimiçi bir anket doldurdu. Snapchat ve Instagram’ın düzenli kullanıcıları, Narsisizm’in Teşhircilik / Grandiosite boyutunu Facebook ve Twitter kullanıcılarına göre daha yüksek oranlarda sergiledi.

Cep Telefonum ve Ben

Hepimiz bir dereceye kadar narsisistiz. Dijital ortamda, kendine maruz kalma, çoğumuzun kavradığı iletişim kurmanın kolay bir yolu haline geldi. Ancak ironik olarak, insanlar başkalarını cezbetmek ve ters sonuçlar elde etmek amacıyla kendilerinin cilalanmış çevrimiçi sürümlerini hazırlarlar.

Gerçek şu ki, narsistik içerik, sosyal medya kullanıcıları tarafından olumsuz olarak algılanmaktadır. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, 316 Facebook sayfasından statü güncellemeleri toplandı ve bunlar bir grup insana ekran görüntüsü olarak sunuldu. Nesnelliği sağlamak için, profil fotoğrafları, adlar ve diğer sayfa bilgileri gibi ayrıntılar bulanıklaştırıldı. Gözlemcilerin durum güncellemelerini beğenilme, başarılı olma ve durum yazarıyla arkadaş olma olasılığı gibi kriterlere göre değerlendirmeleri istendi.

Sonuçlar, narsisistik durum güncellemeleri düzenleyen kişilerin (örneğin, “arkadaş listemden silindin, iyi şanslar”) daha az narsisistik veya tarafsız statüye sahip olanların güncellemelerinden (örneğin ”her şeyin yoluna gireceğini biliyorum, kimse beni aşağılayamaz ”) daha az sevimli, daha az başarılı ve daha az arkadaşlığa sahip olduğu şeklinde algılanıyordu.

Yani, yeni bir işle böbürlenmeden veya başka bir selfie yüklemeden önce iki kez düşünün. Bunun yerine, durum belki de bir kedi videosuna bağlanırsa: kesinlikle daha dürüst beğenileri uyandıracaktır.

Kaynak: socialmediatoday