İzmir Atatürk Lisesi’ni neden ele geçirmeye çalışıyorlar?

İzmir Atatürk Lisesi (İAL), yaz aylarında din eğitimi verilmesi için, Bilal Erdoğan tarafından kurulmuş olan TÜGVA adlı vakfa tahsis edilmiş…

İzmir Atatürk Lisesi (İAL), yaz aylarında din eğitimi verilmesi için, Bilal Erdoğan tarafından kurulmuş olan TÜGVA adlı vakfa tahsis edilmiş.

Bu vakıf hakkında korkular var. Laik eğitim sistemini yozlaştırarak yerine din esaslı bir eğitim getirmek isteyenlerin uygulama alanı olmasından korkuluyor. Devleti yönetenlerden aldığı destekle, gücünün ve mal varlığının giderek artması ve Türkiye’de ‘gözüne kestirdiği’, devlete ait her mal ve mülkü elde edebilecek bir korunmaya sahip olması nedeniyle herkesin gözü bu vakfın üzerinde.

MUSTAFA BALBAY’A YANIT VERMEDİLER

CHP Milletvekili Mustafa Balbay, TBMM’ye verdiği bir önerge ile İzmir Atatürk Lisesi’nin TÜGVA’ya tahsis edildiğini kamuoyuna duyurdu.

Adına, “Medeniyet ve Değerler Protokolü” denen anlaşmaya dayanarak MEB, TÜGVA’ya en yüksek derecede ödünler veriyormuş. Bu vakıf, hangi okulu isterse, kendisine onun tahsisini yaptırıyor ve kendi koyduğu ‘eğitim’ sistemini –kurs adı altında- orada uygulayabiliyormuş.

İşte bu uygulamada, İzmirlilerin üzerinde titrediği Atatürk Lisesi de payına düşeni alıyor. Çünkü bu vakıf, İAL’de, Ağustos başında din eğitimine başlamış.

İAL’nin bu tahsisle kalmayacağı ve geçici tahsislerin, kalıcı tahsislere gidebileceği söyleniyor.

İşte bu noktada, vakfın, sadece laik eğitimin çanına ot tıkamakla kalmayacağı, -birçok yerde olduğu gibi-Alsancak’ın göbeğinde bulunan ve ölçülemeyecek değer taşıyan İAL arazisine de göz dikebileceğinden korkuluyor.

Artık hiçbir korku veya olasılık ‘komplo teorisi’ diye geçiştirilemez. Çünkü OHAL yasaları ile yönetilen ülkemizde, her şey bir imzaya bakıyor!

İzmir Atatürk Lisesi, bir lisenin ötesinde bir eğitim kurumudur.

Çünkü bu lise, bundan 130 yıl önce kurulmuştur ve büyük eğitimci, Atatürk’ün yol arkadaşı Mustafa Necati’nin okuduğu ve öğretmenlik yaptığı lisedir!

Çünkü bu lise, Yunan’ın İzmir’i işgal edeceği anlaşıldığında Mustafa Necati’nin yurtsever İzmirlileri topladığı ve Yunan işgaline karşı direniş kararı aldıkları yerdir.

Ve bu lise, kuruluşundan beri verdiği eğitim ve yetiştirdiği insanlarla, her dönemde ülkemizin kültür, sanat ve siyasetine damga vurmuş bir lisedir

İZMİR PARLAMENTERLER BİRLİĞİ’NİN TEPKİSİ

Bu haber, herkesi rahatsız etti;

İAL mezunları toplanarak bu olaya karşı sürekli bir tepki halinde olacaklarını bildirdiler…

İAL Öğrenci Meclisi, okulları tatilde olmalarına karşın toplanarak bu tahsisi protesto eden bir bildiri yayınladı.

Bir büyük tepki de İzmir Parlamenterler Birliği’nden geldi. Başkan Metin Öney, yaptığı açıklamada yapılan uygulamanın yanlışlığına dikkat çekerek şunları söyledi;

“…Kurum ve kuruluşlar sadece bugünkü işlevleri ile değil, geçmişleriyle de gönüllere yerleşirler. Bunlardan biri de İzmir Atatürk Lisesi’dir. Atatürk adıyla özdeşleşmiş olan bu lise, her alanda yetiştirdiği yurtsever insanlarla İzmir’imize onur katarak tarihimize mal olmuştur.

Atatürk Lisesi, taşıdığı bellekle; Atatürk’tür, Mustafa Necati’dir, Behçet Uz’dur, Atilla İlhan’dır…

Böyle bir lisenin, Atatürk ilkeleri dışında bir kullanıma tahsis edilmesi, kabul edilecek bir davranış değildir!”

ADIM ADIM 2023’E!

İzmir Atatürk Lisesi’nin marşında şu dizeler var;

“Bize iman veriyor hür vatanın hür sesi/ Ebediyen var olsun İzmir Atatürk Lisesi.”

Cumhuriyeti kuranlar, başta Cumhuriyetimiz olmak üzere neyin ‘ebedi’ olmasını istemişlerse, AKP onların sonunu getirmeye kararlı görünüyor.

Zaten dillerinden düşürmedikleri 2023 hedefinin asıl amacı da bu değil mi?

İçlerinden birinin; “2023 gelince, geçmiş yüzyılı ‘karanlık yüzyıl’ ilan edeceğiz” demesi boşuna mı?

Suat Çağlayan – Odatv.com

Paylaş