Küçük Hesapların Bu Kadarı: En Lüks Otellerde Tatil Yapabilmek İçin Rızkından Kısan Kadın

En Lüks Otellerde Tatil Yapabilmek İçin Rızkından Kısan Kadın

Size ne kadar mantıklı geliyor bilmiyorum, sırf seyahat ettiğinizde en lüks otellerde kalmak için yediğiniz içtiğinizden kısar mıydınız? Daily Mail’de rastladığımız moda yazarı aynen bunu yapıyor.

Ne gerek var ki halk içine karışıp kültür öğrenmek varken, şehrin ruhunu yakalamak varken?

Londra kökenli bir moda yazarı, nasıl idareli bir hayat tarzına adapte olup haftada yalnızca 100 pound ile geçindiğini açıkladı.

23 yaşındaki Bridie Wilkins, Londra’da bir moda dergisinde yazıyor. Uzun süredir harcamalarını epey kıstı ve para biriktirmeye başladı.

Yalnızca konserve balık ve sebzeyle beslenmeye başlayan kadın, metroya binmek yerine yürümeyi tercih etmiş.

Yaptığı bu kısıtlamalar sayesinde ayda 600 pound biriktirdi, bu para sayesinde 19 farklı ülkenin en lüks otellerinde tatil yaptı.

Gelecek aylarda rotasında Kopenhag, Meksika ve Los Angeles var.

En havalı tatilleri arasında Sorrento Yarımadası’nda bulunan Grand Hotel Angiolieri…

..ve Bali’de bulunan Anantara Uluwatu oteli de var.

Bu zevklere ulaşabilmek için, haftada yemeğe 15 pound, ulaşıma da 5-10 pound arası harcadığını belirtiyor.

Tabii bunlar dışında telefon faturası ve kiraya para gidiyor.

Dünyayı dolaşmanın kendisine çok farklı bir deneyim kazandırdığını söyleyen kadın, bu hayat tarzını devam ettirmeyi planlıyor.

“Diyetimi konserve balık gibi şeylerle kısıtlamak beni hiç rahatsız etmiyor. Benim seyahat etmeyi sevdiğim kadar siz de bir şeyi seviyorsanız yapacağınız fedakarlıklar konusunda ikinci kez düşünmüyorsunuz.”

“Seyahat etmek çok şey değiştirdi. Dünyada yeni yerler görmeye kesinlikle bayılıyorum. Beni çok yönlü bir insana dönüştürdü.”

“Çok daha özgüvenliyim. Birçok kez yalnız uçtum ve henüz 23 yaşındayım. Aynı zamanda bir haftalık yalnız gezim de oldu.”

“Hayatıma yeni bir tat geldi. Dışarıda başka neler olduğunu çok merak ediyorum.”

Seyahat etmiyorsam veya çalışmıyorsam, zamanımın neredeyse tamamını yeni lokasyonlar arayarak geçiriyorum. Dünya çok güzel bir yer.”

Hayatı ne kadar cazibeli görünse de, bir bedeli olduğunu söylüyor Bridie.

Doğru tahmin ettiniz: sosyal hayat.

Eskiden dışarı çıkmaktan büyük keyif alırken artık yalnızca israf olarak görüyor.

Onun yerine ‘ömürlük anılar’ yaratabilirmiş. (Arkadaşlarla da ömürlük anılar yaratmak oldukça mümkün tabii o ayrı.)

Seyahat masraflarını en aza indirgemek için rezervasyonlarını erkenden yaptırıyor. Kampanyalar için de gözlerini sürekli açık tutuyor.

Mesela Velassaru’ya yaptığı tatilde iyi bir indirim yakalamış.

Şu ana kadar en çok eğlendiği tatil olduğunu söylüyor.

O kadar sevmiş ki konserve balık yerine 25 dolarlık pizzalarla ödüllendirmiş kendini!

İnanabiliyor musunuz?!! 

Ona özenenleri cesaretlendirmek için de şunları söyledi:

“Aylarca biriktirmek zorunda değilsiniz. Eğer gerçekten istiyorsanız çok rahat başarabilirsiniz. Benim maaşıma sahip olan bir kadının böyle otellerde kalabileceğini hiç düşünmezdim. Ben ‘anı yaşa’ tarzı bir kızım ve şu ana kadar bu hep işime geldi.”

Bridie’nin bloguna ulaşmak isteyenleri de şöyle alalım.

kaynak: http://www.dailymail.co.uk/travel/travel_news/article-4858262/Meet-frugal-fashion-writer-travels-luxury.html