Kadınlar, Taşlar ve Mucizeler

Kadınlar, Taşlar ve Mucizeler

Kuşlara gülümseyen bir kadın görürseniz, bilin ki kabuk bağlamayan yaraları vardır ruhunda; şefkatle duyumsuyorsanız çocukları, çocuklardan bahsedin ona, politikacılardan değil…

Milyoncudan aldığı küpeleri evsiz kadınlara armağan eden bir kadın görürseniz, bilin ki gece yarıları uykuya dalmadan önce iki damla yaş süzülüyordur gözlerinden yastığına; yavru kediler huzurla uyuyorsa kucağınızda, kedileri anlatın ona, seyrettiğiniz futbol maçındaki hakem hatalarını değil…

Bir kitap ayracıyla mutlu olabilen bir kadın görürseniz, bilin ki bir derenin akışındaki o dingin tınıyla sarhoş oluyordur; bir Pablo Neruda, bir Bertolt Brecht, bir Gülten Akın şiiri ezberinizdeyse, şiirler okuyun ona, günlük gazetelerin yalan dolan manşetlerini değil…

Bir ıhlamur ağacının yanı başındaki yaprağı usulca okşayıp, “işte benim vatanımdan güpgüzel bir iz” diye mırıldanan bir kadın görürseniz, bilin ki alışveriş yaptığınız , tıka basa karnınızı doyurduğunuz, selfie çekildiğiniz AVM`lerin gerçek sahiplerinin, ellerine üç kuruş tutuşturulup, gecekondu evleri başlarına yıkılan yoksul yurttaşlar olduğunu farkındadır; rutubetli bir kapıcı dairesinde seviyorsanız vatanınızı, kaçak bir paket çayda bağrınıza basıyorsanız şayet, vatanınız belleyin onu, ah, bir kadında toprağı, can`ı, halkları öpüp koklamak…

Bir güvercin ölüsüne sessizce ağlayan bir kadın görürseniz , bilin ki güvercin tedirginliklerini en iyi o anlıyordur; Hrant`ı, Nuriye`yi, Semih`i kardeşiniz belliyorsanız, kardeşçe bir ninni söyleyin ona, hamasi, basmakalıp, ötekileştirici zırvalar değil…

Gülümseyerek elinize bir peçete tutuşturup, “bu senin olsun” diyen bir kadın görürseniz, bilin ki yorgundur, kederlidir, ama yine de umutludur; bir kartpostala, bir çift çoraba ya da allı morlu bir mendile yüreğinizi serpebiliyorsanız, yüreğinizi sunuverin ona, içtenliksiz metalar değil…

Aynanın karşısında makyaj yaparken kendisine, makyajını tamamlamadan, rimelini çekmecesine koyup , sonra da penceresinden gökyüzünü seyreden bir kadın görürseniz, bilin ki çözmüştür şu üç günlük dünyanın sırrını; bir kadına, makyajlı ve makyajsız haliyle gökyüzüne bakar gibi bakıyorsanız, o kadının rimeli sizsiniz mesela, can`dan uzak erkek cinsiyeti değil…

Bir çocukluk hatırasını kendisiyle dalga geçerek anlatırken, birden kederlenip hıçkırıklara boğulan bir kadın görürseniz, bilin ki sizin anlamayacağınız mucizeleri vardır onun; bir buluta annelik yapmak gibi, bir deliyle sırdaş olmak gibi, dokunduğu bir taşı kuş eylemek gibi…

Kuşlara gülümseyen bir kadın görürseniz, onunla bir taşa dokunun incelikle; sizin de bir mucizeniz olsun, bir kadınla yarattığınız mucizelere gülümseyin öncelikle…

Ergür Altan

kaynak: http://www.aylakkarga.com/kadinlar-taslar-mucizeler/