“Senden Nefret Ediyorum” Diyen 4 Yaşındaki Bir Kişiye Nasıl Cevap Verilir?

Soru: 4 yaşındaki çocuğumuz gün içerisinde insanlara, özellikle babasına ve bana, hakaret ediyor ve isimler takıyor.

Özellikle de istediği bir şeyi alamayacağı veya yapamayacağı zaman mesela “Hayır, akşam yemeğinden önce şeker yiyemezsin” dendiği zaman hemen “Salak ( bu ara en çok bunu kullanıyor) senden enfret ediyorum” diyor.

Babası ve ben bu durum ile başa çıkabilmek için mücadele ediyoruz. Yaptıklarını görmezden gelerek, ayrıcalıklı haklarını erteleyerek (mesela akşam yemepinden sonra şeker vermeyerek), sarılıp sözlerinin bizi ne kadar üzdüğünü anlattım ama zarar verici ve saygısız davranışları devam ediyor.

Cevap: Annem “Yalnızca bir anne 4 yaşındaki bir çocuğu sevebilir.” derdi.

4 yaşındaki çocukların ne kadar zor olduğunu sanırım bilmeyen yoktur. Gelişim süreçleri zorlu bir dönemeçtedir. Konuşma kabiliyetleri, ihtiyaç ve arzularını iletebilmek açısında fazlasıyla gelişmektedir. Birden fazla komuta dikkat edebilirler. Motor becerileri, istediklerini daha kolay yapmalarına izin veriyor.

Artan dil ve motor beceleri ile, 4 yaşındaki çocukların aşırı öfke nöbetlerinden ve fiziksel şiddetten hakaretlere ve isim takmalara geçiyor. Neden?

Çünkü istediği bir şeyler yolunda gitmezse çocuk hayal kırıklığına uğrar. Akşam yemeğinden önce şeker alamamak bu duruma uyan bir örnektir çünkü çocuğun, akşam yemeğinden önce şeker yemesinin kendisinin yararına olmadığını anlayacak olgunluğa sahip değil.

Hayal kırıklığına uğrayan herkes için iki seçenek ortaya çıkar: hayal kırıklığı yaratan şeyi değiştir veya kabul et ve uyarla. Küçük ve ergenlik öncesindeki bir çocuk anne-babanın fikrini değiştirmeye çalışacaktır.

Size “salak” dediği zaman öfkesinin zirveye doğru tırmanışı söz konusu. Bu durum çığlık atan veya ağlayan  3 yaşındaki bir çocuğu ısıran veya vuran  2 yaşındaki bir çocuğa “hayır” demekle aynı şey.

Bu açıdan bakmak garip olsa da çocuğunuzun isim takması, onun tarafında oluşan küçük bir olgunluk işareti. Zorlu bir süreç, değil mi?

Çok fazla fedakarlık yaptığınız birisinin size “Senden nefret ediyorum.” Demesinin iyi bir şey olduğunu söylemiyorum. Bu iğne gibi can acıtır.

En büyük oğlumun bana ilk defa “senden nefret ediyorum.” demesini hala hatırlıyorum. Kıyafetlerini düzenlerken (eski pijamalarını atmasını istemiştim) ve o da bana ağzına geleni söylemişti. “senden nefret ediyorum.” ve “sen korkunç bir annesin.” diye iki cümlem olmuştu.

Geçmişe dönüp baktığım zaman, oğlumun beni ergenlik yılları için hazırladığını düşünüyorum. Ve tahmin et son durum nedir? Hala cümleleri ile canımı acıtıyor. Çocuklar ister 13, ister 10 ister 4 olsun takma isimlerle konuşulmak tabii ki iyi değildir ama bu durum kişisel bir durum da değildir. Bunu her gün kendinize tekrarlayın lütfen: “takma isimle çağırılmak kişisel değil.”

Bu durumu kolaylaştırmak için bazı adımlar atabilirsiniz:

Tuzağa Düşmemek.

“salak” gibi bir isimle seslenildiğiniz zaman çocuğunuzun bir hayal kırıklığı yaşadığına ve akılcı düşünce, akıl yürütme, ceza veya rüşvet kullanmanın bu hayal kırıklığını artıracağını anlayın.

Rolünüz sinirinizi arttırmadan sınırınızı korumaktır. Tuzağa düşmemek şu şekilde olabilir: “Bana salak demeni istemiyorum. Eğer bunu tekrar yaparsan parka gitmeyeceğiz.” Çocuğunu parka götürmeme kararı verebilirsin çünkü o bir çöküş yaşıyor, fakat bu durumu “salak” dediği için ceza alıyormuş gibi göstermemelisin.

Bu durumda çocuk daha fazla hayal kırıklığı yaşar ve daha fazla “salak” der. Amacın bu davranış şeklini azaltmak olduğunu unutmayın.

Evet Demek.

Mümkün olduğunca çocuğunuzun hayal kırıklıklarını azaltın. Nerede olursanız olun, olabildiğince istekli bir biçimde, onu “evet” ile yanıtlamanın yollarını öğrenin. Yemekten önce şekere “evet” olabilir mi?

Daha da iyisi, şeker yemek senin fikrin olabilir mi? Bunu özellikle söylüyorum çünkü çocuklarımızın ihtiyaçlarını önceden tahmin edebildiğimizde ve çocuklarımızın sorularını onlar sormadan karşılayabildiğimizde, ebeveyn-çocuk ilişkisine büyük bir yumuşama getiriyoruz.

Hislerini Yansıtmak.

Size “salak” dediğinde gösterdiği duyguyu ona yansıtın yani “Şeker yemeyi sevdiğini biliyorum ama şu anda yok ve ben bu yüzden sinir bozucu davranıyorum.” Sonra konuşmayı kesin.

Yaptığınız davranışın nedenini açıklamak zorunda değilsiniz. Sadece oğlunuzu anladığını ve sınırlarınızı değiştirmediğinizi gösterin.

Bu davranış, “hayır”ın durduğunu gösterirken çocuğunuzun kendi duygularını tanımasına yardımcı olur. Düşüncenizi değiştirmek isterseniz yapın. “ sana bir şeker vermeye karar verdim ve ben de bir tane yiyorum.”

Kararlı Olmak.

Çocuğunuzun yaşadığı hayal kırıklığından sonradan çok fazla faydalanacağını bilin. Yumrukladığı (ve nefret ettiği) sınırlar daha sonraki zamanlarda daha büyük numaralar yapmasına yardımcı olacak (teknoloji, sokağa çıkma yasağı vd.) Seni kırmak istemem ama çocuğun köt hissetmesine rağmen seni daha fazla incitecek.

Sınırlar çekmeye devam ederseniz size çok daha farklı şekilde hitap edecek. Onunla savaşacaksınız ve bunun sonuçları olacak, fakat tüm bu “salak” şeyler ne sizin ilişkinizi tanımlayabilir ne de size saygı duyup duymadığını gösterir.

Çocuğunuz ile olan ilişkinizi daima en önde ve merkezde tutun. Onunla geçireceğiniz zamanı uzun bir yolculuk olarak düşünün ve bu küçük sıkıntılara takılmayın.

The Washington Post yazarı ve ebeveyn koçu olan Meghan Leahy

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/