Tarihin en gizemli 10 el yazması – biliyomuydun.com

Tarihin en gizemli 10 el yazması

Dünya 15 Aralık, 22:55'de eklendi

Tarihin en gizemli 10 el yazması

İçerikleri tam anlamıyla deşifre edilebilse, binlerce yıl öncesine dayanan bu gizemli el yazmaları antik kültürler hakkında bize birçok bilgi sağlayabilirdi.

Genellikle artık kullanılmayan bir dil ve aşina olmadığımız bir gramer yapısıyla yazılan bu el yazmalarının içeriğini çözmek oldukça detaylı bir incelemeyi gerektiriyor.

Bunların bazıları gizemini koruyarak bilim insanlarının aklını kurcalamaya devam ediyor. Live Science sitesi, Mısırlılara ait bir büyü kitabından bir mumyanın sargılarında bulunan Liber Linteus’a kadar şaşkınlıkla okuyacağınız 10 antik el yazmasını listelemiş. Biz de onlara sizler için bir göz atalım istedik

Voynich El Yazması

15’inci yüzyıla ait olduğu bilinen 250 sayfalık bu kitap, kozmolojik sembol, bitki ve çıplak kadın gibi birçok değişik figür içeriyor.

Wilfrid Voynich adında bir sahaf tarafından bulunan el yazmasının içeriğine dair henüz net bir bilgiye sahip değiliz çünkü metin henüz deşifre edilmiş durumda değil.

Liber Linteus

Yazının içeriğine dair bilgiler henüz netlik kazanmış değil. Leiden Üniversitesi’nden profesör Lammert Bouke van der Meer, yayınladığı bir makalesinde bu el yazmasının aslında Etrüsklerin ritüelleri hakkında bilgi veren bir takvim olabileceğini tartışıyor.

Antik Mısır’da bu tarz materyallerin mumyalama işlemlerinde kullanılması sık rastlanan bir uygulama ve Akdeniz bölgesinde ticaretin de yaygın olduğu düşünüldüğünde bu yazının İtalya’dan Mısır’a ulaşmış olması pek de şaşırtıcı bir durum değil.

Meryem Ana’nın Yazgılar İncili

Kitabın bu şekilde adlandırılıyor oluşu oldukça ilginç çünkü kitap, İsa’nın hayatını anlatan klasik İncillerden oldukça farklı.

Yeni Ahit’in bir parçası olarak bilinen geleneksel İnciller, İsa’nın doğumu, yaşamı ve ölümüne odaklanırken bu el yazması kitabın içinde toplam 37 kehanetin yer aldığı düşünülüyor.

Günümüzden 1,500 yıl önce antik Kıpti dilinde yazılan bu el yazmasının giriş kısmında “Hazreti İsa’nın annesi, baş melek Cebrail’in müjdeli haberi getirdiği kadın Meryem Ana’nın Yazgılar İncili. Tüm kalbiyle yol alan kimse her istediğine kavuşur, sadece bu yolda kararlı olmalı ve şüpheye düşmemelidir” yazılı.

Şuan Harvard Üniversitesi’nde bulunan el yazması, Princeton Üniversitesi’nden profesör Anne Marie Luijendijk tarafından tercüme edilip detaylı bir şekilde 2014 yılında basıldı.

Kitabında Luijendijk, bu kitabın kehanetlerde bulunma ve geleceği tahmin etme amacıyla kullanıldığını ileri sürüyor. Sorununa bir çözüm ya da aklındaki sorulara yanıt arayanlar kitaba ulaşıp, sorusunu sorup 37 kehanetten birini rastgele seçiyor ve şansına hangi kehanet gelirse o, sorularına yanıt olarak değerlendiriliyordu.

Fakat, bu sürecin tam olarak nasıl gerçekleştiğinin henüz netlik kazanmadığı vurgulanıyor. Ayrıca 1984 yılında Harvard’a bağışlanan bu kitabın Amerika’ya nasıl ulaştığı da gizemini koruyan bir diğer unsur.

Dresden El Yazmaları

800 yıl öncesine dayandırılan bu Maya el yazmaları, her iki yüzünde yazı ve çizimlerin bulunduğu 39 yapraktan oluşuyor.

Araştırmacılar, bu el yazmasında Venüs’ün evrelerinin kaydedildiğini ve böylece Mayaların bunu kullanarak seremonilerini olması gereken günlerde gerçekleştirdiklerini iddia ediyor.

Live Science’a konuşan bilim tarihçisi Gerardo Aldana, Mayaların takvimlere bağlı kalarak gerçekleştirdikleri birçok ritüelleri olduğunu ve Venüs’ün farklı evrelerinde geniş kapsamlı çeşitli aktiviteler yaptıklarını iddia ediyor.

Bu el yazması, 1730’larda Almanya’nın Dresden kentinde bulundu ve oraya tam olarak nasıl ulaştığı halen bilinmiyor.

Yehuda İncili

2006 yılında “National Geographic Society” tarafından çevirisi yayımlanan kitabın üçüncü yüzyılda yazıldığı biliniyor. Yehuda İncili olarak adlandırılan el yazmasında, Yeni Ahit’te İsa’ya ihanet ettiğini bildiğimiz bir Yehuda daha pozitif bir şekilde anlatılıyor.

Bazı bilim insanları, bu metnin Kıpti dilinde yazıldığını ve metinde Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmek ve böylelikle cennete yükselmek için Yehuda’dan ona ihanet etmesini istediğinin anlatıldığı iddia ediliyor.

Fakat, uzmanlar bu el yazmasının çeviri ve yorumlanması konusunda henüz bir fikir birliğine varmış değil. Örneğin, Rice Üniversitesi’nden profesör April DeConick, bu metnin aslında Yehuda’yı şeytani özelliklere sahip bir insan olarak yansıttığını iddia ediyor.

Massekhet Kelim adında bir el yazması

İbranice yazılan bu el yazmasında Kral Solomon’un hazinelerinin nerede olduğunu açıklandığı ve aynı zamanda Ahit Sandığı’nın akıbetinin de tartışıldığı iddia ediliyor. Metinde bu sandık ve hazinelerin Mesih’in geleceği güne dek ortaya çıkmayacağı yazıyor.

El yazmasının sağlam en eski kopyasının 1648 yılına ait olduğu düşünülüyor. St. Andrews Üniversitesi’nde akademisyen James Davila, metnin yazarının geleneksel bir üslupla bu hazinelerin nerede saklı olduğu konusuna değindiğini;

ancak bunu eğlenceli bir kurguyla hikaye anlatır gibi yaptığını ve aslında bu metnin hazinenin gizli olduğu tapınağa dair gerçek bir rehber niteliği taşımadığını ileri sürüyor.

Popol Vuh (Olayların Kitabı)

“Olayların Kitabı” olarak tercüme edilebilecek bu el yazmasında, Kiçe Mayalarının yaratılış mitinin anlatıldığı düşünülüyor.

Yale Üniversitesi’nde akademisyen Michael Coe’ya göre, hikayede ana tanrılar olarak kabul gören Tepew ve Q’ukumatz’ın dünyayı hiçten var ettikleri, daha sonra ise bitki ve hayvanlarla donattıkları anlatılıyor.

El yazmasında ayrıca tanrıların insanı yaratırken zorluklar yaşadığına ve sonunda Hunahpu ve Ixbalanqué adındaki ikiz kardeşleri nasıl yarattıklarına dair hikaye de anlatılıyor.

İkizlerin yeraltı kralı ile mücadelelerinin ve onu nasıl yendiklerinin de içinde bulunduğu çeşitli hikayelerini bu el yazmasında okumak mümkün. Bu metnin elimizdeki en eski kopyası 1701 yılına ait olduğu ve Dominikli bir rahip tarafından İspanyolca olarak kaydedildiği biliniyor.

Bakır Tomarlar

Bakır bir levhaya yazılan bu tomar, Ölü Deniz Parşömenleri ile birlikte Kumran bölgesinde bulunan 3 numaralı mağarada keşfedildi.

Metinde altın, gümüş, kase ve madeni paralardan oluşan oldukça büyük bir hazinenin kaydı tutulmuş. Tomarların tarihinin milattan sonra 70 yılına denk düştüğü biliniyor, yani Roma ordusunun Kudüs’ü işgal ettiği tarih.

Bilim insanları, tomardaki hazine kaydının gerçek mi yoksa bir hayal ürünü mü olduğunu halen tartışıyor. Bakır Tomarlarda anlatılan büyüklükte bir hazine henüz o topraklarda bulunamadı.

Grolier Kodeksi

Grolier Kodeksi olarak adlandırılan bu el yazmasında Maya hiyeroglifleri, tanrı çizimleri ve Venüs’ün hareketlerini izleyen bir de takvim mevcut.

Josué Sáenz adındaki Meksikalı bir koleksiyoner bu kodeksi bir grup vurguncudan 1960 yılında temin ettiğini iddia etse de bilim insanları bu belgenin güvenilirliğini hala sorguluyor.

Metnin yazıldığı kağıdı inceleyen bazı bilim insanları bu el yazmasının yaklaşık 800 yıl önce üretildiğini ve üzerindeki çizimlerin “Maya mavisi” kullanılarak yapıldığını ortaya koydu.

Maya mavisinin günümüze kadar laboratuvar ortamında üretilemediğini göz önünde bulunduran ve aynı zamanda hiyeroglifleri inceleyen çalışmalar kodeksin orijinal olduğu sonucuna vardı.

Ritüel Güç Kılavuzu

1,300 yıllık yirmi sayfadan oluşan bu kodeks Kıpti dilinde kaleme alınmış. Metnin içeriğinde çeşitli büyü, sihirli formül bulunuyor. Kitapta aynı zamanda şeytan çıkarma ayininin nasıl yapılması gerektiğine dair bir anlatı da yer alıyor.

Metnin giriş kısmında gizemli bir figür olan “Baktiotha”ya referanslar bulunmakta. Araştırmacılar henüz bunun kim olabileceğine dair net bir fikre sahip değil.

El yazması, Sydney’de bulunan Macquarie Üniversitesi’nin Antik Kültürler Müzesi’nde bulunmakta.

Üniversite bu kitapçığı 1981 yılında Viyana’da bulunan Michael Fackelmann adında bir antikacıdan satın almış, bu kişinin el yazmasını nereden temin ettiği bilinmiyor.

kaynak: https://www.baykush.net/genel/tarihin-en-gizemli-10-el-yazmasi/

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.