Ağır Yaşamlar Programından Farkında Olmadan Öğrendiğimiz 13 İştah Kesen Şey

Sanırız artık doktor Nowzaradan’ı tanımayanımız kalmadı. Altın stetoskoplu, sakin mizaçlı, yeri geldiğinde hırçın Dr. Now “Ağır Yaşamlar” TV programı ile bizlere aslında çok şey öğretiyor. “Aylardır izliyorum tek öğrendiğim 200 kilo olmamak gerek” diyenlerden olabilirsiniz. Haklısınız ama Dr. Now’un güzelliği de bu işte, fark ettirmeden, sinsi gibi öğretiyor bize. Hepimizin bilinçaltında olan birtakım değişiklikler var, işte bunlara ben “Ağır Yaşamlar Etkisi” diyorum.

Sen kimsin de bir şeylere isim veriyorsun düdük? Dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu bile içinizdeki ağır yaşamlar etkisinin sağlıksız şekilde dışa vurumu aslında ya da öyle olmayabilir çok emin konuşmak istemiyorum. Neticede oturup bilimsel araştırma yapmadık. Bu içeriğimizde Ağır Yaşamlar’ın bize öğrettiği belli başlı şeyleri size hatırlatmak istedik. Hatırlatmak diyoruz çünkü dediğimiz gibi Dr. Now bu bilgileri hap gibi veriyor bize, hissettirmeden, acısız ama etkili şekilde.

Ağır Yaşamlar… Onedio’nun hikâyesi…

1. Yemek yemek, çok yemek yemek bir bağımlılıktır.

Ve mutlaka derinlerde bir yerde sizin bildiğiniz veya bilmediğiniz bir sebebi vardır. Bu sebebi bulup ortadan kaldırmadıkça her gün iki defa tüp mide ameliyatı olsan da faydası yok.

2. İnsanoğlunun kendini kandırma becerisi inanılmaz gelişmiş.

İnsanın kendine ettiğini başkası ona etmiyor. Dr. Now adama “Ameliyattan sonra 45 kilo vermiş olman gerekirdi” diyor, bu 4 kilo alıp gelmiş hala “Oysa verdiğiniz diyete dikkatle uydum” diyor. Uymadın arkadaşım izledik biz, hamburgerleri dürüm yapa yapa yedin!

3. İnsanlar yumurta kapıya dayanana kadar harekete geçme konusunda son derece isteksiz.
İnsanlar yumurta kapıya dayanana kadar harekete geçme konusunda son derece isteksiz.
Bunun sadece biz Türklere özgü bir şey olduğunu düşünmüşümdür hep ama Ağır Yaşamlar bize gösteriyor ki insanın yapısında bu var. Kadın 311 kilo olmuş, “Nasıl bu hale geldiğimi bilmiyorum” diyor. Bal gibi biliyordun da tavuk butları, patates kızartmalarını, pankekleri, vs. soluksuz yutmak işine geldi ablacım.

4. Önüne bir engel çıktığında engele takılanların sayısı onu aşmaya çalışanların sayısından milyon kat daha fazla.

Yani özetle insan “Önüme bir engel çıksa da vazgeçsem” diye zaman kolluyor. 23 yaşındaki çocuk 280 kilo olmuş, ameliyatın ardından 60 kilo vermiş, sonra hoşlandığı kız bunu terk edince anında 30 kilo almış. “Bu beni çok sarstı” diyor. Tamam anlıyoruz reddedilmek kolay değil, elbette üzülmüşsündür ama bir oturuşta 3 bütün tavuk yemek için bir mazeret değil ki bu arkadaşım? Bizi de üzdüler, ama sabah kalkıp diyetimize devam ettik.

5. Çok fazla ben, ben, ben… diyen insanların hayattaki başarı şansı çok düşük.

Buna bencil insanlar da diyebilirsiniz. Bir insan her şeyin merkezine kendisini koyuyorsa; her şeyi en iyi ben bilirim, ben yaparım diyorsa; bilgisi olmayan konularda dahi ben hallederim yaklaşımı içindeyse hayatta başarılı olması zor. Penny’nin hikayesi var mesela, mide ameliyatının ardından “Ben bu işi kendi yöntemlerimle halledeceğim” deyip Dr. Now’u tersledi sonra gitti 40 kilo daha aldı. Demek ki neymiş, işi ehline bırakacaksın. Adam o stetoskobu değirmende mi sararttı?

6. İnsan yalan söyler!

Kim olursa olsun, ister sevgiliniz, ister anneniz, babanız, herkes yalan söyler. Ağır Yaşamlar bunu gözümüze gözümüze sokuyor. Kadın sırf bir kova tavuk yemek için zar zor bindiği araçla 10 kilometre yol gidiyor, sonra muayenehaneye gelip doktora “Oysa dediğiniz her şeyi eksiksiz yaptım!” diyor. Yav abla kamera çekiyor seni, biz izledik nasıl dediği her şeyi yaptın? Adam yürü diyor sen yatıyorsun, adam günde maksimum 1200 kalori alacaksın diyor senin yediğin tek bir hamburger 2000 kalori. Sonra adamın yüzüne baka baka yalan söylüyorsun.

7. Sırf sevdiklerimizi üzmemek için onlara çoğu zaman zarar verebiliyoruz.

Bunu Ağır Yaşamlar’da çok net görüyoruz. Dr. Now bunu yıllar önce çözmüş, gelen her hastanın ilk önce yakınlarını sorguluyor, onları tembihliyor. Çünkü onları üzmemek için öldürmek pahasına işler yapacaklarını biliyor. Kadın 270 kilo olmuş, annesi “Ama yemek yemesi lazım” diyor. Ablacım o yiyeceği her şeyi yemiş az ötede dur ya!

8. İçinize atmayın!

Belki de bu TV programından alınması gereken en büyük ders bu! İçinize atmayın, biriktirmeyin, konuşun. İstisnasız 250 kilo üzeri bu arkadaşların hepsi yaşadıklarını içine atmış, susmuş, kendine kalmayı tercih etmiş. Sonuç olarak da hepsi böyle bir bağımlılık geliştirmiş. Allah’ını seven içine atmasın!

9. Tartı yalan söylemez.

Dr. Now’un sıkça sarf ettiği bu sözü genele yayarsak “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” diyebiliriz. Çevrenizdeki insanları, sizi sevenleri, en önemlisi de kendinizi kandırabilirsiniz ama hayatı kandıramazsınız. 50 kilo vermen gerekirken 3 kilo veriyorsan sabaha kadar “Ama ben hiç yemedim” de kim inanır?

10. Yeni bir insan türü: Sevdiğim hasta olup bir ömür bana bağımlı kalsın insanları.

Gerçi Münchausen Sendromu bize bu tür insanların varlığını anlatıyordu. Ne kadar ilgili, sevgi dolu biri olduğunu göstermek için çocuklarını, yakınlarını bile isteye hasta edip, günlerce, aylarca hastanede başında bekleyen kişiler bunlar. Bunun kilo versiyonunu da gördük. Kilo veriyor diye karısından boşanan oldu yahu. Adam istiyor ki hep 300 kilo kalsın, her şeyiyle bana bağımlı olsun. İşte bunlar hep psikolojik rahatsızlık.

11. Onlarca yılda alınan kilonun 3 ayda verileceğine olan sarsılmaz inanç.

İstisnasız bu programa katılan her arkadaşın içinde bulunduğu durum bu. Ameliyattan 3 ay sonra söylenmeler başlıyor: “Üzerime düşen her şeyi yaptım, neden hala kilo vermedim?” diye ağlıyorlar, hatta bu noktada vazgeçen bile oluyor. Arkadaşım kim dedi sana 35 yılda aldığın kiloları 6 ayda vereceksin diye? Komple göbeğini kesip alsalar istediğin kiloya inemezsin, az sabır ya.

12. Ameliyatın her şeyi çözeceğine inanmak.

Hayatta da böyle değil mi? Misal sınavdan bir gece önce sabahlayıp 600 sayfa notu okuyup anlayabileceğine inanmak da bunun bir benzeri değil mi? İnsanlar onlarca faktörün etkili olduğu bir olayı kendi kafalarında teke indirip, onu çözünce sonuç alacağına inanıyor. Geçenlerde biri aynen şunu dedi “Ameliyat olunca her şeyin yoluna gireceğini zannetmiştim.” İşte yanlış zannetmişsin ki sen, öyle bir şey olabilir mi? Ameliyat olayım sonra bir oturuşta iki büyük pizza yiyeyim ama 3 ayda 80 kilo vereyim. E gel bi de bizi… Neyse sinirlenmenin alemi yok.

13. İnsanlarla uğraşmak yorucudur.

Bakın Dr. Now pamuk gibi adam, zaten gelmiş 80 yaşına, ununu elemiş eleğini asmış. Büyük ihtimal bu işi insanlara yardım olsun diye, kendini oyalamak için yapıyor. Ha yılda 4 milyon dolar kazanıyor olabilir ama olsun neticede sakin, iyi huylu, sevimli biri. Ama maalesef bu garibi bile deli ediyorlar. Kaç kere “Aha şimdi gömecek kafayı!” dedim içimden. İnsanla birebir uğraştığın işler ömründen ömür alıyor, yıpratıyor, sinir hastası ediyor. Dr. Now psikoloğa gittiği anları gösteren “Dr. Now: Kafayı Kırdım” diye bir program yapsa onu da izleriz sabah akşam. Kim bilir ne dertleri var kendisinin.

Bonus – ABD’de herkesin kocaman bir evi, son model arabası mı var?

Geçen bir bölümde kadın malul maaşı ile geçindiklerini söyledi. Yatağa mahkum olduğu için devlet bunlara para ödüyormuş. Ama kocaman bir evde yaşıyorlar ve son model dev gibi bir SUV’leri var. Bu nasıl oluyor da oluyor? Programa çıkan herkes aşağı yukarı böyle. Geçen bölümde biri Houston’a gidebilmek için para verip ambulans tutamadı ama oturduğu ev 500 metrekare!

Kaynak: https://onedio.com/haber/agir-yasamlardan-farkinda-olmadan-ogrendigimiz-13-istah-kesen-sey-806091