Mağdur Sokak Hayvanları İçin Adeta Bir Cennet: “Huzur Çiftliği” – biliyomuydun.com

Mağdur Sokak Hayvanları İçin Adeta Bir Cennet: “Huzur Çiftliği”

Yaşam 5 Nisan, 19:21'de eklendi

Mağdur Sokak Hayvanları İçin Adeta Bir Cennet: “Huzur Çiftliği”

Bu günlerde gerek televizyonda, gerek sosyal medyada hayvanlara yapılan cani saldırılarla, tecavüzlerle ilgili haberler revaçta.

Bazı insanlar bunları yapacak kadar vicdansız olsa, onların binlerce kat misli vicdanlı olan insanlar mevcut.

Sibel Çağlar da buna bir örnek. Kendisi İzmir merkezine 50 kilometre ötede 10 dönümlük Huzur Çiftliği’nde yaklaşık 700 hayvanın ihtiyaçlarını gideriyor ve onlara sevgiyle bakıyor.

1. İlk Çiftlik Ankara’da 3 Dönümlük Bir Arazide Kuruldu.

Hürriyet gazetesinden İdris Emen’in haberine göre, Sibel Çağlar Ankara’da bir yandan anne ve çocuk sağlığı üzerinde çalışırken diğer yandan yardıma muhtaç hayvanlar için çalışmaya başladı.

Sokakta bulduğu hayvanlar için Çankaya’da 3 dönümlük arazi üzerinde bir barınak kurdu.

Barınağa sokak hayvanları, evcil hayvanlar dışında yardıma muhtaç çiftlik hayvanlarını da aldı.

2. Hayvan Sayısı Artmaya Başlayınca Daha Büyük Bir Yere İhtiyaç Duyuldu.

Hayvan sayısı artınca Çağlar, hayvanların daha özgür olması için yeni bir mekan arayışına girdi.

Bir arkadaşının desteğiyle İzmir’de şehir merkezinden 50 kilometre uzaklıkta bir köyde 10 dönümlük bir arazide Türkiye’nin “kurtarılmış çiftlik hayvanları” barınağını kurdu.

10 dönümlük alan üzerinde doğayla iç içe kurulan çiftlikte bulunan hayvanlar içerisinde cinsel istismara uğrayan köpekler, niyetçi tavşanlar, ömrünün sonuna geldikleri için sahipleri tarafından ölüme terk edilen fayton atları, hastalandığı için köpeklere yem olmaktan son anda kurtarılan inekler ve engelli olduğu için sokağa terk edilen hayvanlar bulunuyor.

3. Sibel Çocukluğundan Beri Hayvanlara Düşkündü.

Çağlar, kurtarılmış hayvanlar çiftliğin kuruluş hikayesini ise şöyle anlatıyor:

“Bir aile dostumuz tarafından burası temin edildi. 2016’da burayı kurduk. İlk önce köpekleri getirdim.

Köylüler, “Aa köpek çiftliği mi kuruyorsun?” dediler. Daha sonra çiftlik hayvanlarını getirdim. Bu kez de süt almaya geldiler.

“Bizim hayvanlarımızda süt yok” dedim. “Madem süt yok o zaman hayvanları keselim” dediler.

Bir gün köyün kasabı kesecek hayvan bulamamış. Bizim boğayı almaya geldi. Ben de, ‘bakın o bizim çocuğumuz, öyle bir şey olmaz’ dedim.

Dolayısıyla başlarda köylüler bana deli gözüyle baktı. Fakat sonra alıştılar. Şimdi bir hayvan hastalanınca hemen buraya getiriyorlar.

Avcılar bir domuz vurmuştu. Köylüler yaralı domuzu buraya getirdiler.”

4. Öncelik Engelli Ve İstismara Uğramış Hayvanlarda.

Zamanla çiftliğe gelen hayvan sayısının arttığını söyleyen Çağlar, çiftlikte hayvanların tedavilerinin de yapıldığını belirterek şöyle devam etti:

”Çiftliğe alınacak hayvanlarda önceliği istismara uğrayan, görme engelli olan veya sakat olan hayvanlara veriyoruz.

Çünkü bu hayvanların tek başına yaşamlarını sürdürmesi mümkün değil. Bu hayvanların tedavisini de yapıyoruz.

Terk edilen veya sokakta yaralı bulunan kedi köpekler de var. Şu anda burada 20’nin üzerinde kör kedi var. Üç bacaklı kediler var.

Bunların çoğu kaza sonucu veya araba çarpması sonucu sakat kalan hayvanlar. Bir ördek, 2 eşek, 4 kedi ve 2 köpek daha önce cinsel istismara uğramış.

Cinsel istismara uğrayan hayvanların haberini okuduğumda önce haberi yapan muhabire ulaşıyorum.

Daha sonra hayvanı buluyorum. Yolculuğa dayanamayacak durumdaysa hayvanların tedavisini yapıyoruz. Daha sonra buraya getiriyoruz.”

5. Evcil Hayvanlar Dışında Çiftlik Ve Yük Hayvanları da Barınmakta

Sadece şehirlerden değil, köylerden de mağdur hayvanları aldıklarını söyleyen Çağlar, “Köydeki hayvanların çoğunluğu aç.

Bu hayvanlar köylerde hizmet aracı olarak görülüyor. Hizmet süresi bitince bu hayvanlar ya atılıyor ya da vuruluyor.

Doğaya bırakılan hayvanlar için “azatlanmış hayvanlar” deniliyor. Aslında bu ölüme terk etmenin başka bir yolu.

Bu hayvanların bir kediden köpekten farkı yok” diyor. Çiftlikteki hayvanların ömrünün sonuna kadar huzurlu yaşamaları için onları kısırlaştırdıklarını söyleyen Çağlar, “Sadece güvendiğim insanlar olmak şartıyla kedi ve köpekleri sahiplendiriyorum.

Çiftlik hayvanlarını sahiplendirmiyorum. Çünkü çiftlik hayvanlarına maddi sebeplerden dolayı el konulabilir.

Eğer çiftlik hayvanını birilerine verirsek yarın ertesi gün o kişinin borçlarından dolayı çiftlik hayvanlarına el konulabilir” diyor.

6. Sibel İstanbul, Ankara ve Doğu İllerinde de Çiftlikler Açmayı Planlıyor.

Çiftliğe Türkiye’nin dört bir yanından hayvan aldığını söyleyen Çağlar, buradaki alanlarının daraldığını ama arazilerini büyütmek için bütçelerinin olmadığını söylüyor.

Birkaç arkadaşının desteği ile hayvanları tedavi ettiklerini söyleyen Çağlar, ”Hayvanları kendi imkanlarımızla tedavi ediyoruz.

Birkaç sevdiğim arkadaşım var. Onlar da tedavi için maddi destek veriyor. Çiftlik aylık gideri 15 bin lirayı buluyor.

Giderleri karşılamak için kermesler yapıyoruz, organik pazarlarda ürünler satıyoruz” diyor.

7. Çiftliğin Maskotlarından Beethoven Gözleri Oyulmuş Bir Halde Bulunmuş.

Tedavisi tamamlandıktan sonra çiftliğe getirilen Beethoven artık huzur içinde yaşıyor. Niyetçilikten emekli tavşan arkadaşlarıyla da arası çok iyi.

Kurtarılmış hayvanlar çiftliğine gelir için Bağımsız Hayvan Topluluğu tarafından düzenli aralıklarla kermesler yapılıyor.

Yardıma muhtaç hayvanlar için ayrıca bir bağış kampanyası da düzenlenmiş. Bağış yapmak isteyenler “patreon.com” üzerinden bağış yapabiliyor.

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.