Öpüşmenin bilimi – biliyomuydun.com

Öpüşmenin bilimi

Sağlık 11 Nisan, 13:46'de eklendi

Öpüşmenin bilimi

Çiftlerin dudaklarını birleştirmesiyle oluşur, ateşli ve tutkulu olanı makbuldür. Toplumumuzda metroda otobüste faaliyete dökülmesi ayıp karşılanır, ekranlarda izlemesi hatta bahsedilmesi bile arada sırada değil artık pek sık yasaklanır.

Gel gör ki tabu bence ancak bir kutu oyunudur. İlginç mevzu varsa N’olur? Konuşulur…

Toplumsal eleştirimden de geri kalmayarak bir giriş yaptım ama şimdi kabul edelim; ne kadar sevgi dolu ya da tutkulu olsa da, iki kişinin dudaklarını birbirine dokundurması tuhaf bir davranış aslına baktığınızda.

Yapıyorsak, seviyorsak vardır bir sebebi elbet deyip geçmemiş bir grup bilim insanı* ve oturmuş araştırmış.

“Öpüşmenin Bilimi” diye de bir kitap yazmış ve vardıkları analizleri paylaşmışlar. Sağ olsunlar. Hem toplumsal hem nörokimyasal boyuttan ele almışlar meseleyi.

Tam bir sonuca ulaştıkları söylenemez lakin bizim zannettiğimizden çok daha karmaşık bir davranış olduğu konusunda hem fikirler.

Özetle öpüşmeyi neden seviyor olabileceğimizle ilgili bazı ilginç saptamalarda bulunmuşlar. İşte onlardan bazıları…

1. İlk olarak öpüşme esnasında kafatasının içindeki 12 sinirden 5’i ve bir düzineden fazla yüz kası aktif hale gelmekteymiş.

Bunlardan bir tanesi de dudak çevresi kası: orbicularis oris. Bu kas aynı zamanda bebeklikte anne sütü emerken de yoğun olarak kullandığımız bir kasmış.

Hatta ikisinde de hareket aynıymış. Emzirmek hem bebeğe hem de anneye yüksek oranda oxytocin salgılatarak güven ve haz verdiği gerçeği de göz önünde bulundurulduğunda öpüşmekten keyif almamızın nedeni, bize o güven ve haz duygusunu anımsattığındanmış.**

2. İkincisi ise koklamak. Bir çok kaynağa göre öpüşmenin koklamakla ilişkisi taa milattan öncelere kadar dayanmakta.

Hatta bugün bile birçok kültürde öpüşmek genzel bir deneyimmiş. Koklayarak karşı tarafın sağlık durumu ve genetik koduyla ilgili bilgiye sahip olabildiğimiz ve böylece potansiyel eşimizi koklayarak da uyumumuz hakkında yorumda bulunabildiğimiz söyleniyor.

3. Son olarak da temas. Dudaklar cildin en ince ve en yoğun sinirlere sahip bölgesi. Vücutta ve beyinde zannettiğimizden çok daha karmaşık sinirsel ve kimyasal bir süreci doğuruyor.

Sen fark etmiyorsun ama öpüşürken, epinephrine ve nore-pinephrine ile kalbin daha hızlı atmaya başlıyor, hypotholamus’un endorfin‘le coşuyor.

Araştırmalar bir de diyor ki, aynı eşle düzenli öpüşme stres oluşumuna sebep olan cortisol’un düşmesini sağlıyor ve seni sakinleştiriyor.

Görünen o ki öpüşmek pek sağlıklı ve zannettiğimizden çok daha karmaşık.

PBS Digital’ın “It’s Ok To Be Smart” serisinden Science of Kissing videosu, öpüşmekle ilgili daha pek çok ayrıntılı bilgi sunuyor… Dilerseniz:

Bitirirken buradan dünyalı dostlarıma mesajım; dövüşmeyin, öpüşün!

*  “Neden öpüşüyoruz?” u araştıran ayrı bir bilim dalı var, evet. Adı: filematoloji.

**  Hatta öpüşürken çoğu kimsenin kafasını sağa yatırması da bu yüzdenmiş. Çünkü annelerin %80’i bebeklerini sol kollarında tutarak emzirirmiş. Bu da bebeğin kafasını sağa yatırması demek…

kaynak: http://www.nolm.us/opusmenin-bilimi/

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.