Sıla, Ayşe Arman’a Her Şeyi Anlattı! Ahmet Kural ile Aralarında Yaşanan ve Herkesin Merak Ettiği Detaylar – biliyomuydun.com

Sıla, Ayşe Arman’a Her Şeyi Anlattı! Ahmet Kural ile Aralarında Yaşanan ve Herkesin Merak Ettiği Detaylar

Kadın 26 Aralık, 16:04'de eklendi

Sıla, Ayşe Arman’a Her Şeyi Anlattı! Ahmet Kural ile Aralarında Yaşanan ve Herkesin Merak Ettiği Detaylar

Kasım ayının başında yaşanan Sıla ve Ahmet Kural arasında yaşanan darp olayı bir magazin olayından çok sosyal bir sorunu yeniden bizlere hatırlattı:

Kadına şiddet! Bugüne kadar Sıla, bu konuyla ilgili mahkeme dışında çok fazla konuşmamayı tercihetti, her şeyden önce travmaları vardı.

Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman, Sıla ile dertleştiği bir yazı dizisini kaleme aldı ve herkesin o çok merak ettiği şeyleri Sıla’nın ağzından yazdı. Biz de bu röportajdan bazı bölümleri seçtik.

Dayağın izleri sadece kollarında değil, bütün vücudunda mıydı?

 

Evet. Ve başına gelenleri anlatırken tekrar tekrar yaşıyorsun… Kendini çok kötü hissediyorsun, ruhun yırtılıyor…

Gururun da çok inciniyor. Ama ben, kendimi mağdur olarak kabul etmedim. Utanacağım bir şey yapmadım.

Dayak yemiş olmak benim utanmamı gerektiren bir şey değil, utanması gereken ben değilim…

Öyle vahşi bir şeymiş ki çok garip bir uyanış yaşıyorsun. Güya hepimiz dayağa karşıyız değil mi?

Duyarlı insanlarız. Ben de öyleydim, hatta bir sanatçı olarak daha da duyarlıyım zannediyordum.

Ama biz o kurduğumuz cümlelerin “özne”si değiliz ya, dolayısıyla bize hep üçüncü sayfa haberi gibi geliyor, hep başkasının başına gelirmiş gibi geliyor.

Ben bizzat yaşadım, 45 dakika dayak yedim. Korkunç bir şey! Tabii ki çok sarstı beni. Hâlâ kendime gelemedim, toparlayamadım kendimi. Sokağa bile çok çıkmıyorum…

Annen seni o halde görünce ne yaptı, ne dedi?

Ağzından çıkan laf: “Bu asla kabul edilemez!” oldu. Ve ben aslında ailemin desteğini de alabildiğim için belki bu kadar cesur olabildim.

Çünkü duygudan duyguya sürükleniyorsunuz. Garip bir vicdan da yapıyorsunuz. Çünkü biz bu dayak hadisesinden 5 dakika evvel aslında canım cicim’dik.

Evlenmeyi, çocuk yapmayı konuşuyorduk. O yüzden ardından olanlar çok kırıcı. Zaten derin bir kırgınlık da hissediyorum…

Türkiye her konuda olduğu gibi bu konuda da ikiye bölündü, “Sılacılar” ve “Kuralcılar” olarak… Bununla ilgili ne düşündün?

Bu, yanlış bir bölünme. “Dayağı desteklemek” diye bir şey olamaz, olmamalı. Bu tip şeyleri duyduğum zaman, “O da demek ki karısını, sevgilisini dövüyor!” diye düşündüm.

Ve oradan demek ki kendini aklamaya çalışıyor. Başka hiçbir açıklaması olamaz. Hiç kimse dayağı ya da herhangi bir şiddeti savunamaz.

Bu sadece erkeğin kadını dövmesiyle ilgili değil, çocuğa şiddet, hayvana şiddet, hepsi için geçerli. Bir kere gayrı medeni, gayrı ahlaki ve gayri insanı… Hepimiz bu anlayışla mücadele etmeliyiz!

Sen Ahmet Kural’ın buna meyli olduğunu hiç fark etmedin mi?

Ettim.

İlk beraber olmaya başladığınızdan bu yana toplam ne kadar beraber oldunuz?

Aşağı yukarı 8 ay. Sonra bir ayrılık dönemi geçirdik. Sonra tekrar bir araya geldik.

Nasıl bir meyil peki bu? Alkolle mi ortaya çıkıyor?

Ben bilemem. Bence hekimler tanı koyarlar. Benim şu an bir şey demem doğru olmaz. Ama evet, böyle bir problemi vardı.

Daha önce de böyle bir dayak hadisesi yaşadık. Ama hepimiz aşkın birazcık iyileştirici ve uzlaştırıcı bir şey olduğuna inanırız, ben de… Aşk seçmeli ders değil ya bizim için.

Yani âşıktın, gözüne perde indi, şiddete eğilimli olduğunu görmemeyi tercih ettin, öyle mi?

Evet. Aşkın onu iyileştirebileceğini zannettim. Düzeltebileceğini zannettim. Beraber yol alabileceğimizi zannettim ama öyle bir şey yokmuş.

Sinirlenince ne yapardı?

Ağırlıklı olarak öfkesini saçan, savuran biriydi diyeyim. Ama ben bu adama aşıktım.

Senin kişiliğin, şöhretin altında eziliyor muydu?

Bir sürü insan böyle bir yerden okudu ilişkimizi. Ama aşk işin içine girdiği zaman işler değişiyor. Benim için gerçekten büyük aşktı. Ama böyle bitti, yapacak bir şey yokmuş.

Tabii ki böyle bir vahşetin gerekçesi olamaz ama insan merak ediyor, ne oldu da adam delirdi diye… Seni kıskanıyor muydu?

Ayşe, ne olursa olsun, kıskançlık olsun, cart olsun curt olsun, günün sonunda hiç kimse böyle bir davranışı hak etmiyor.

Bu bir ihanet değil! Biri sana ihanet etse bile böyle davranamazsın. Zaten bir ihanet değil. Bir ahlaksızlık yok ortada. Bu davranış asla kabul edilemez.

 

Kaynak: https://onedio.com

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.