Metin Külünk Kimi Kandırıyor? – biliyomuydun.com

Metin Külünk Kimi Kandırıyor?

Politika 13 Ocak, 23:03'de eklendi

AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk ”Ne desem, nasıl saçmalasam da başkanlık sistemini savunsam?” minvalinde bir açıklama yaptı akşam saatlerinde.

Başkanlık sisteminin bürokratik oligarşinin belini kıracağını dile getirdi, bürokratizmin 1808’deki Sened-i ittifak ile ülkeyi ele geçirmeye başladığını, 1960 ihtilali ile birlikte de işgal ettiğini anlatırken, 200 yılın hesabının sorulacağını söyleyerek ”Anayasa değişikliğinin esas manası Türkiye de devlet benim diyen, halktan yetki almayan, egemenliğin millete ait olduğunun farkında olmayan, milletin egemenlik hakkını tereddütsüz gerektiğinde Anayasa’dan aldıkları meşruiyetle zapturapt altına almayı meşru gören bir bürokratizmin sınırlandırma değişimidir” dedi.

Bu çelişkiler içindeki açıklamayı ya Külünk’ün bilgi seviyesine bağlanmalı ya da insanları aptal yerine koymasına.

Peki neden? Anlatalım.

Öncelikle değinilmesi gereken çok önemli bir nokta var: Külünk’ün kendince demokrasiye aykırı olarak bahsettiği ve ”bürokratik oligarşi” olarak adlandırdığı sistem devlet yapısının ve işleyişinin ta kendisi, yaşamsal organları: Yasama-yürütme-yargı.
Devletin yönetim, idare ve denetim mekanizmalarının tümü.

(Hani iktidarları döneminde koşulsuz şartsız bir terör örgütüne teslim ettikleri mekanizmalar, ”Ne istediler de vermedik?” sözünün vardığı ”kandırıldık” noktası.
Kim bilir belki de kandırılmaktan bıkmışlardır?)

Başkanlık sistemi, yani hepimizin bildiği ”tek adamlık rejimi” ise elbette ki bürokratik oligarşiye aykırı çünkü tam anlamıyla bir ”mutlak monarşi”. ”200 yılın hesabını soracağız” diyor, yani kendince adlandırdığı oligarşik sistemin mutlakıyetle son bulmasından bahsediyor Külünk, zaten çelişki de burada başlıyor.

Sonraki cümlelerinde egemenliğin millete ait olmasını savunan adam 200 yıl önce bu toprakların mutlak monarşi ile yönetildiğini bilmiyor muydu?

Bunun yanı sıra devlet yönetiminde söz sahibi olan kesimin ”hanedan oligarşisi” olduğundan haberdar değil miydi?

200 yıl önce kararların tek bir fermanla çıktığı, saray içi entrikaların devletin altını oyduğu, zaten tek kişinin ağzına bakan mekanizmanın günden güne eridiği ve devleti de halkı da erittiği dönemi hiç mi okumadınız Sayın Külünk?

Nedir bu son 200 yılın intikamı?

Ve ”1808 Sened-i İttifak” diyerek devam ediyor…
Belki de açıklamanın en önemli ve en çelişkili kısmı burası.
Sened-i İttifak Osmanlı’da düzenin ve asayişin bozulduğu, İstanbul’un devleti artık ”yönetemediği” dönemde çıkarılmış ve ilk hukuk belgesi niteliği taşıyan, ”ayan sınıfı” dediğimiz halkın ileri gelenleri ve halk ile devlet arasındaki iletişimi sağlayan kesim tarafından oluşturulmuş belge.

İçeriği ise çok kritik: Halkın hakları gözetilecek, halk korunacak ve belirli ölçülerde padişahın yetkileri sınırlandırılacak.

Kralın yetkilerini kısıtlayan tarihi metin 1215 Magna Carta niteliğinde olduğu söylenen Sened-i İttifak, Metin Külünk’ün neden diline dolandı, neden oligarşinin temeli olarak alındı şimdi daha net anlaşılıyordur umarım.

Ve tüm bunların ışığında ”200 yılın hesabı sorulacaktır”…

Bu hesabı halktan soracaklar, ulusu ulus yapan değerlerden, kazanımlardan, cumhuriyetten soracaklar.

Mutlak güçten alınan ve ulusa verilen egemenliği geri alıp o ulusu köleleştirerek soracaklar.
Külünk’ün sözlerinin açık hali budur.

Zeynep Nur Gözütok

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.