AKP’li işadamı soyu tükenmekte olan geyiği vurup, korumaktan sorumlu memurla beraber fotoğraf çektirdi!

AKP’li işadamı, avlanma yasağı olan ve soyu tükenen kızıl geyiği öldürdü. Sarıca ardından, yanında geyikleri korumaktan sorumlu memurla beraber fotoğraf çekerek bunu sosyal medyadan paylaştı.

 

AKP’li işadamı Hamdi Sarıca, soyu tükenmekte ve avlanması yasak olan kızıl geyiği öldürmesinin ardından sosyal medyada fotoğrafını paylaştı. Sarıca’nın yanında geyiğin avlanmasını önlemekten sorumlu memurla poz vermesi ise ülkenin AKP elinde ne hale getirildiğini, sadece insana değil doğaya ve hayvanlara yönelik de nasıl bir talan sergilendiğini ortaya koydu.

Görmüşsünüzdür mutlaka… Sosyal medyada Antalya Korkuteli İlçesi “İmecik Güreş Ağası” lakaplı “İşadamı” Hamdi Sarıca, ayağının altında vurduğu geyik resmi, elinde tüfeğiyle tüm Türkiye’ye “benim arkamda AKP’li belediye var, yasak masak dinlemem kardeşim” mesajını verdi.

Hamdi Sarıca’yı daha önce nereden hatırlıyoruz?

Korkuteli İlçesi’nin köy arazilerine kanalizasyon atıklarının dökülmesinden…

Av yasağı var mı, var… Yönetmeliklere göre, Hamdi Sarıca’nın ayaklarının altına aldığı hayvanın avlanması yasak hem de büyük para cezaları öngörülüyor.

Hamdi Sarıca büyük “kahramanlık” göstererek bir “kızıl geyik” avlamış. “Kızıl geyik” herhangi bir geyik de değil. Nesli tükenen hayvanlar arasında olduğundan avlanması av mevsiminde bile yasak. Ama avlamış işte.

“PARASI NEYSE VERİRİZ…”

İşin çok daha vahim olan boyutu ise, “Güreş Ağası” Hamdi Sarıca’nın bu avı gerçekleştirirken yanında yasağı bizzat denetlemesi gereken devlet memurlarının olması. Sürek avına “devlet” de katılıp, kendi yasağını bizzat delmiş yani…

Antalya’da bulunan “haberartıtürk” medya sitesinden Cuma Hikmet, kızıl geyik avcısı, Korkutelli “işadamı” Hamdi Sarıca ile konuşmuş. Sarıca bu görüşmede, geyiği Afyon’un Sandıklı bölgesinde, adını bilmediği bir bölgede avladığını belirterek, söz konusu bölgenin “av ihalesini” elinde bulunduran “Asar Safari Firması” organizasyonunda gerçekleştiğini belirtmiş.

Çağ atlayan Türkiye’de artık “safari” partilerinin düzenlendiğini, bunun için firmalar bile kurulduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz böylelikle.

geyik1  AKP'li işadamı soyu tükenmekte olan geyiği vurup, korumaktan sorumlu memurla beraber fotoğraf çektirdi! geyik1

Hamdi Sarıca kendini tutamamış ve görüşmede, “geyik avlamanın serbest olduğunu, safari firması Asar’ın o bölgenin ihalesini alarak, kendisinden 12 bin TL aldığını, 3 gün süre verdiğini ve ‘şansının yaver gitmesi” sonucu üç gün dolmadan kızıl geyiği avladığını” göğsünü gere gere anlatmış. Bir de eklemiş: “Eğer üç gün içinde geyiği avlayamasaydım, param yanacaktı…”

Ekteki resimlerde göreceğiniz gibi Muhittin adlı Asar firması sahibi ile Av Koruma memuru Erdal ile birlikte “zafer” fotoğrafı da çektirmiş. Ayrıntılar da var: Geyiği vurduktan sonra yaşının 6 olduğunu boynuzlarını ölçerek saptadıklarını aktarmış.

“12 BİN TL VERDİM, YASAL AV YAPTIM…”

Hamdi Sarıca, “erkek kızıl geyik” avı için 12 bin TL ödediğini, makbuzların ve raporların da kendisinde olduğunu belirterek, istendiğinde bunu ibraz edebileceğini söylüyor. İstendiğinde ise, “şimdi yurt dışındayım, gelince ibraz ederim artık” diye geçiştiriyor.

Doğan Haber Ajansı, 26 Temmuz 2016’da yayımladığı bir haberde, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2016-2017 dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararına göre koruma altındaki türler ve bu türleri avlayanların para cezalarını açıklamış. Habere göre;

“Bakanlığın bu yıl için belirlediği koruma altına alınan av ve yaban hayvanları listesinde ilk sırada Anadolu Yaban Koyunu ve yaban koyunu ile Anadolu Parsı olarak da bilinen leopar bulunuyor. Bu hayvanları vurmanın cezası ise 75 bin TL. Alageyik vurmanın cezasının 70 bin TL olarak belirtildiği listede, çengel boynuzlu dağ keçisi ve boz ayı 15’er bin TL, çizgili sırtlan ve karakulak 13’er bin TL, kızıl geyik ve yaban keçisi vurmanın cezası 12’şer bin TL olarak” belirlenmiş.

DHA’nın haberine göre, avlanması yasak olan hayvanlar ve cezaları şöyle:

“Akdeniz foku 8 bin, ceylan 7 bin 500, vaşak 6 bin, su samuru, yaban kedisi ve saz kedisi 3 bin 200, karaca 3 bin, kurt, alaca sansar ve oklu kirpi bin, porsuk, gelincik, kokarca, kakı mile sincap familyasındaki bütün türler 300, kuyruksüren 150, memeli ve sürüngenlerden diğer tüm türler de 500 Türk Lirası ceza öder.”

Şimdi asıl soru şu: Av yasağı kapsamında olan ve vurulması büyük para cezaları ile ölçülen bu hayvanlar için “parayı veren düdüğü çalar” mantığı mı yürürlükte. Yasak, eğer parası verildiği andan itibaren Orman Bakanlığı ve ona bağlı memurlar, onun yönetmeliklerini uygulamakla yükümlü belediyeler ve sonuçta da avcı vatandaşlar, parasını ödedikten sonra istediği şekilde avlanma yapma özgürlüğüne sahip mi?

Bir başka deyişle, yasaklar “para ile satın” alınabiliyor mu? Safari şirketleri “parasını öde, istersen ala geyik avla,” kampanyası mı yürütüyorlar?

Haydi dedik ki öyle, kızıl geyiğin canının bedeli olan 12 bin TL’lik makbuz nerede?

Kaynak: http://www.abcgazetesi.com/