“Allah benim ömrümden alsın Mustafa Kemal’e versin” diyen büyük şair

Cumhurbaşkanı’nın dondurmacıya benzeyeni fesli danışmanı, 10 Kasım’da bir milletin saygı duruşunu görünce dayanamadı demek ki “Saygı duruşu dinde yok… Onun yerine bir Fatiha okuyun” dedi…  Oku… Tutan mı var?…

Saygı duruşunun anlamı ayrı…
Saygı duruşunda; din, sınıf, ırk, mezhep ayrımı yok…
Aynı duyguları paylaşan insan ol yeter…
Biz ona “sevgi duruşu” diyoruz zaten…

Başın dik olacak…
Göğsün kabaracak…
İleriye bakacaksın..

O duruşta düşüneceksin:
Bu ülke hangi şartlarda kuruldu?.. O savaşan yoksul insanların; bir yastığı, yarasına sürecek ilacı, ekmekleri, savaş tozunda kurumuş dudaklarını ıslatacak suları var mıydı?.. Bu cennet ülkenin sahibiysen, bedel olarak kaç fidan genç türkü söyleyerek gitti ve asla dönmedi… O yoksul, yorgun insanlar nasıl başardılar?..
Ve o sessizlikte soracaksın; peki niçin başımıza yıkılıyor bu memleket?

Ama illa ki devletin danıştığı kişi olarak çomak sokacaksan, kafandaki fese uymaz zaten…

Mehmet Akif’in şiirlerini okuyor bak Cumhurbaşkanı…
Bizler biliriz ama hala anlamayanlara ulaşır diye tekrarlıyorum:
1936’da Mısır’dan İstanbul’a hasta dönen milli şair, muhtemelen o kuruluş yıllarında vatanın nereden nereye geldiğini gördüğünde “Görüyorum ki insanlık da Türkiye’de, hürriyet de Türkiye’de, Müslümanlık da Türkiye’de” dedikten sonra ekledi:
“Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal’e versin…”

Keşke ilave etseydi:
“Allah benim aklımdan da bir miktar alıp şu yobazlara versin…”

Bekir Coşkun