Anne olunca hayatı ıskalamadan yaşamak sizin elinizde

20’li yaşlarınızdayken kendinizi özgür bir kadın olarak hissetmek oldukça güzel bir duygudur. Daha önünüzde yaşanacak upuzun bir hayat, hayalleriniz, kariyeriniz ve evlilikle sonlanması muhtemel ilişkiniz, çabaladıkça tüm hayallerinize ve hedeflerinize ulaşabileceğinizi size gösterir. Fakat evliliğe ulaşan ilişkinize çocuk da eklenince hayatınız hiç düşünmediğiniz bir yöne gidebilir.

Günümüzde birçok anne hem kariyer peşinde koşup hem de çocuk büyütmeye çalışırken ümitsizliğe düşüyor. Hayatını tamamen çocuklarına ve onun gelişimine adayan anneler bir de ev işleriyle ilgilendiklerinden dolayı kendilerine yeteri kadar vakit ayıramıyorlar.

Annelik dünyanın en güzel şeyi gibi görünse de, bir de diğer yüzü var: Geri dönüşü olmadığı için sadece ileri gidebildiğiniz, 7 gün 24 saat çalıştığınız ve hiç mola veremediğiniz bir iş.

Anneler çocuklarıyla ilgilenmeye başladıkça, kendilerine ayırdıkları vakit giderek azalmaya başlıyor. Temelde bunun nedeni oldukça basit: Çocukları hayatlarının merkezi haline geliyor.

Her ne kadar çocuklar, anneleri için her şeyden önce gelse de, annelerin çocuklarıyla çıktığı bu keyifli yolculukta kendilerine de zaman ayırmaları gerekiyor. Bu noktada faydalanabileceğiniz öneriler, kendinizi mutsuz ve ümitsiz hissetmenizin önüne geçebilir. İşte o öneriler:

Hayallerinizden vazgeçmeyin

pexels-photo-67474-large  Anne olunca hayatı ıskalamadan yaşamak sizin elinizde pexels photo 67474 large

Anne olduktan sonra hayatınız bitmez. Bu yüzden hayallerinizin peşinden gitmekten hiç vazgeçmeyin.

Unutmayın ki, sizi hayallerinizden koparan çocuğunuz değil, kendi tutumunuz. Anneler genellikle kendilerine ayırmaları gereken zamanı çocuklarını bahane göstererek erteliyorlar; fakat aslında gençliğinizdeki gibi hayallerinizin peşinden koşacak güce ve enerjiye hala sahipsiniz. Hayalleriniz ve hayatınızla ilgili tutku duyduğunuz şeyler, siz onlardan vazgeçmediğiniz sürece hep sizinle beraber geliyor. O yüzden ne olursa olsun, hayallerinizin ve tutkularınızın peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin ve kendinize gerekli zamanı ayırın.

Sahip olduğunuz rollerin hakkını vermeye çalışın

Annelik; 2 hayatı bir arada yaşamak gibidir. Bir yandan çocuğunuzu büyütürken, bir yandan da hayatı diğer yönleriyle yaşamaya çalışırsınız. Anneler genellikle bu dönemlerde hiçbir şeye yetişemediklerini düşünseler de, aslında doğru olan yapamadıklarınıza değil, sahip olduğunuz rollere odaklanmaktır. Hayatta sahip olduğunuz her rolde, o rolün hakkını vermeli ve anı yaşamalısınız.

Kendinizi sınırlamayın

Annelerin birçok işi aynı anda yapacak potansiyelleri var. O yüzden kendinize limit koymayın. Eskisi kadar eğlenceye vakit ayıramasanız bile anın kıymetini bilerek hareket edebilirsiniz. Bu noktada anda olmanıza yardımcı olacak uygulamalardan yoga ve meditasyona başvurabilirsiniz. Ve kendinizi cesaretiniz kırılmış hissettiğinizde, yeniden ayağa kalkacak gücün içinizde olduğunu unutmayın.

Kaynak: psychologytoday.com