Atacağımız İlk Adım

Eski bir arkadaşım vardı. Bir araya geldiğimizde sürekli yeni projelerden, buluşlardan, farklı konularla ilgili geliştirdiği düşüncelerden söz ederdi. Yıllarca dinledim, ama onu tanıdığım sürece, anlattığı düşünceleri hayata geçirdiğini hiç görmedim.

Nedenini kendisine her sorduğumda, var olan ya da geleceğe yönelik öngördüğü olumsuz koşulları, yaşadığı kaygıları öne sürmekle yetinirdi. Bu güne değin yalnızca tasarıda kalmış benzer yaklaşımları ben de göstermişimdir, başkalarında da gördüm.

Sanırım hepimizin buluşabileceği ortak nokta şudur: Eyleme dökülmemiş hiçbir düşüncenin, gerçekleşme şansı hiç olmayacaktır! Ünlü düşünür Lao Tzu’nun şu sözü, tüm söyleyeceklerimizi özetlemeye yeterlidir:

“En uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar.”

İlk adım! Atacağımız ilk adım o denli önemli ki… Geciktirdiğimiz, kaçındığımız, korktuğumuz sürece, hiçbir zaman ikinci, üçüncü, dördüncü adımı atamayacak, bulunduğumuz noktada sıkışıp kalmış olacağız! Anlatacağımız öyküde olduğu gibi:

Çiftçinin biri, ömründe ilk kez yaşadığı köyden uzak olmayan bir tepeye tırmanma tutkusundaymış. İleri yaşına karşın kendince ortaya attığı nedenlerle bu yürüyüşünü sürekli erteliyormuş. Nasılsa bir gün bu isteği baskın çıkmış ve ertesi sabah yola düzülmeğe karar vermiş. Bu tepeye tırmanmak için sabaha karşı karanlıkta, daha güneş doğmadan çıkmak gerekiyormuş. O gece çiftçi heyecandan hiç uyuyamamış. Kalkıp özenle hazırlanmış, tüm gereçlerle birlikte lambasını almış, kör karanlıkta yola koyulmuş. Bir süre gittikten sonra nasılsa keyfi kaçmış, yolu aşamayacağından kaygılanmış. Elindeki lamba, ancak on adım ötesini aydınlatıyormuş; oysa önünde tırmanacağı daha kilometrelerce yol varmış. Köyün girişinde bir taşın üstüne oturmuş ve gündoğumunu beklemeye başlamış. Bu sırada aynı yoldan, elinde çok daha zayıf bir lambayla yaşlı bir adam geçmekteymiş. Çiftçiyi görünce bir ihtiyacı olup olmadığını sormuş. Çiftçi de ona korku ve kaygılarından söz edince adam gülmeye başlamış ve şöyle demiş:

“On adım ötesini bu lambayla görebildiğine göre, her adım attığında aynı uzaklıktaki aydınlığı sürekli önünde bulacaksın.”

Yaşlı adam bir süre sustuktan sonra sözlerini şöyle sürdürmüş:

“Yalnızca bir adım ötesini görebilecek kadar ışığın olsa bile, tüm dünyanın çevresini dolaşabilirsin!” Bu sözler üzerine çiftçi ansızın aydınlanmış. Yerinden kalktığı gibi attığı güvenli adımlarla kısa zamanda tepeye ulaşmış.

Habib Gerez, İlk Adım şiirinde şöyle diyor:

Her şey atılan ilk adımla başlar / Son basamağa ilk basamaktan varılır. Hangi alanda olursa olsun, atacağımız ilk adımda, önümüzü görmek için gerekli olan ışık önce bilgi, sonra da yürekliliktir. Bilgi, var olan koşulları her yönüyle değerlendirmemiz, olası tüm riskleri göz önünde bulundurmamız için bize yol gösterir. Yüreklilik ise bizi belirsizlik ve bilinmezliklerden kaynaklanan korku ve kaygılarımızdan uzaklaştırır. Önemli olan o ilk atımı atabilmek.

Avram Ventura