Bence süper fikir; Bu öneri çok tartışılır. İzmir Türkiye’den ayrılsın.

CHP İzmir Milletvekili, AB süreciyle ilgili ilginç ifadeler kullandı…

CHP İzmir Milletvekilleri Özcan Purcu ve Ali Yiğit, Denizli Milletvekili Melike Basmacı ile Kayseri Milletvekili Çetin Arık, parti il binası önünde partililere seslendi.

“GEREKİRSE İZMİR AYRILSIN”

Ali Yiğit, aslen Kayserili olduğunu belirterek, uzun bir aradan sonra hemşerileriyle buluştuğunu kaydetti. Avrupa Birliği’ne yönelik yapılan bazı açıklamalara da tepki gösteren Yiğit, “Cumhurbaşkanı, Başbakan kafa tutuyor, Dışişleri kafa tutuyor. ‘Avrupa Birliği’ni istemiyoruz’ diyorlar. 57 yıl bu kapıda bekledik. AB’ye girmek için kanun değişiklikleri yaptık yüzlerce.

Biz Avrupalı olmaya hazırız. Hele İzmirliler bu işe çok hazırlar. Orası demokrasiye açılan, Avrupa’ya açılan bir kapı gibidir. Biz bazen diyoruz ki ‘Gerekirse de İzmir ayrılsın’ yani biz istemeyiz, bu şartlarda bunlarla yaşamayı. Biz Avrupalı olmaya çalışıyoruz. Türkiye’de yaşayan demokrat, Aydın, çağdaş insanlar Avrupalı olmaya hazır” ifadelerini kullandı. (milliyet)

YİĞİT: YANLIŞ ANLAŞILDIM!

CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, Kayseri’de partililere yönelik yaptığı konuşmada söylediklerinin bir kısmının görmezden gelindiğini ve ifade eksikliğinden dolayı yanlış anlaşıldığını belirtti.

Ali Yiğit yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti.

16 Kasım Çarşamba günü Kayseri’de partililere yönelik yaptığım spontane konuşmada ülke gündemine dair çeşitli değerlendirmelerde bulundum. Konuşmam sırasında son günlerde iyice gerilen Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere de değindim. 57 yıldır Avrupa Birliği’ne girme mücadelesi içinde olduğumuzu ama buna rağmen Avrupa’dan son zamanlarda “Biz sizi istemiyoruz” seslerinin yükselmeye başladığına vurgu yaparak bunun o kadar kolay olmadığını söyledim.

Ayrıca milletvekili olduğum İzmir’in de demokrat, çağdaş ve özgürlükçü yapısıyla Avrupalı olmaya hazır olduğunu belirttim. Bunu söylerken kullandığım “Biz zaman zaman diyoruz ki, gerekirse İzmir ayrılsın, yani biz istemeyiz bunlarla birlikte yaşamayı” ifadesi,  ne bir kişiye ne de bir gruba yönelik olarak söylenmemiş, İzmir’le özdeşleşen değerleri yüceltmek anlamında dile getirilmiş, ancak yeterince açık olmadığı için aklımdan fikrimden geçmeyecek anlamlara çekilmiştir. Doğal olarak da çeşitli tepkiler oluşmuştur. Burada hiç kuşkusuz ifadenin eksik olmasının da etkisi vardır.

Ancak ben konuşmamda tam anlamıyla “Biz İzmirliler olarak, temel insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye, adalete, eşitliğe, barışa ve kardeşliğe inanıyor ve Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz. Bu değerler “insanlığın, insan olmanın evrensel değerleridir ve bunlara inanıyor, bunları savunuyoruz. Bunların olmadığı, bu değerlerin kabul görmediği yerde yaşanmaz” demek istedim.

Ülkemizin her karış toprağının kanla sulandığını bilen, Ulu Önder Atatürk’ün ilke ve hedefleri doğrultusunda bölünmez bütünlüğümüzü ve üniter yapıyı savunan, İzmir ülkemizin batıya açılan kapısı diyerek aidiyete övgüyle vurgu yapan ve diğer konuşmalarımda hep birlik ve beraberliği dile getiren biri olarak kamuoyuna yansıtıldığı gibi düşünmem mümkün bile değildir. Bu bağlamda şahsıma atfedilen yorum ve değerlendirmelere cevap vermeyi ise kendime zul olarak görüyor, kamuoyunun hoşgörüsüne ve takdirlerine sunuyorum.

kaynak: http://www.egemeclisi.com