Bilişim Teknolojisi içinde Yetişen Çocuklar Ve Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler

Dünyamızdaki teknolojik gelişim son 30 yılda inanılmaz boyutlarda hızlandı. Bu satırları size yazan bendenizin, 35 yıllık iş yaşamı sırasında teleks denilen iletişim aygıtı ile başlayan macerası, daha sonrasında faksa sonrasında da internet, e-posta ve akıllı mobil telefonlara uzanıyor. 15 yıl öncesinde mobil telefonlar için gereksiz lüks, her dakika ulaşılır olmak da neymiş diye düşünürken, bugün evden çıkarken telefonum çantamda mı kontrolü yapmadan evden çıkamaz olmuş durumdayım.

Bizler bu durumdaysak bu teknolojik gelişimin tam içinde doğan Y ve Z kuşakları, hatta 2006’dan bu yana doğan alfa nesli için teknolojik yaşamın  tam anlamıyla vazgeçilmez bir yaşam biçimi haline gelmiş bulunması pek de şaşılacak veya ürkecek bir durum değil aslında, ama yeter ki bu bilişim teknolojisini ve sanallığı ebeveynler bilinçli yönetebilsinler.

Üsküdar Üniversitesi kurucu rektörü Prof. Dr Nevzat Tarhan’ın da bu konuda belirttiği gibi (bkz. link video söyleşisi) ebeveynlerin iletişim ve bilişim teknolojileri ile çocuklarını tanıştırma öncesinde bilinçli biçimde neden, nasıl, ne kadar gibi unsurları düşünerek tartarak ortaya koymaları ve bu netlikte çocuklarını yönlendirmeleri gerekmektedir.

Ne yazık ki Ebeveynlerde de bu konuya ya hep ya hiç şeklinde yaklaşmaktalar. Bir grup ebeveyn doğumdan itibaren deyim yerindeyse bebeklerinin bakıcılığını ve oyalanmasını 3 T dediğimiz TV tablet ve telefona ihale etmekte bir sakınca görmemektedir. Bebeklerini saatlerce TV önünde çizgi filmlerle veya eline verilen tabletle oyalamayı zekâ gelişimi addeden bu akımın maalesef gelişen beyin üzerindeki zararları tartışılmaz olduğundan, pediatrik uzmanların da büyük bir çoğunluğu haklı olarak sanallığa karşı büyük bir savaş başlatmış bulunmaktalar. Eski bir reklamın sloganı “Kontrolsüz güç güç değildir” der. Çok yerinde bir benzetme gerçekten üstünde kontrol sağlayamıyorsanız güç bırakın yararı size zarar verebilecek niteliklere sahip olabilir. Sanal dünya bu olguya çok güzel bir örnek oluşturur.

Bu açıdan sizlere ABD’de bir IAHP toplantısında dernek eş başkanı Janet Doman’ın söyleşisinin beni oldukça etkilediğini söylemek isterim.

Janet Doman ebeveynlerle yaptığı “Bebeğinizin zekasını nasıl geliştirebilirsiniz?” panelinde ebeveynlerden gelen bir soru üzerine cevaben “TV programları için 25.kare (subiliminal mesaj) olgusunun kontrol edilemediği bir ortam olması nedeniyle TV’ yi çöp tenekesine benzetmiş ve “Çocuğunuzu çöp tenekesinin içine sokmayı ve orada tutmayı ister misiniz?” diye bir karşı soru yöneltmişti soran anneye. Janet Doman sonrasında “Tablet ve akıllı telefon gibi elektronik cihazları çok küçük bebeklerin eline oyalanmaları için vermenin onların zeka gelişimine hiçbir katkısı olamayacağını, tam tersi bu cihazların yaydığı manyetik dalgaların bilgisayardan vs kat be kat daha güçlü olduğunu ve bebeklerin beyin gelişimine bu açıdan zarar bile verebileceğini” ilave etmişti.

Bilgisayar veya TV’den erken eğitim videoları vs. konularında da güvenilir kaynaktan olması, günlük kullanımın çok kısa (örneğin 5 dakika ile sınırlandırılması ) ve olmazsa olmaz tensel temas içinde izletilmesinin kabul edilebilir olacağını vurgulamıştı.

Janet Doman “Sanal dünya içindeyseniz çok kısa süreli olsa da küçük çocuğunuzla tensel teması kestiğiniz zaman onu sanal dünyaya teslim edersiniz, çünkü sizi hissetmediği anda sanal dünya çocuğunuzun gerçeği yerine geçer. Bizler gibi analitik düşünme bilinci henüz gelişmediği için küçük çocuklar mantıksal karar veremez ama tensel temas içindeyseler onların gerçeği dokundukları hissettikleri varlık olur” diyerek küçük çocukların dünyasında tensel temasın öneminin altını çizmişti.

Bu nedenle biz de tüm ebeveynlere sanallığa dikkatli ve ölçülü yaklaşmaları gerektiğini vurguluyor ve tüm okul öncesi dönemde çocuğunuzun sanal dünya ile iletişiminde kontrol sizin elinizde olmalı diyoruz.

Kaynak: https://sevgilibebek.com/bilisim-teknolojisi-icinde-yetisen-cocuklar-ve-ebeveynlerin-bilmesi-gerekenler/