Bir teselli ver…

Gençlerin işsizliği, vatandaşın birbirine güvensizliği ve pompalı tüfek satışlarındaki artışı bir araya getirdiğimizde çıkan sonuç tam olarak Dünya Gülümseme Günü’ne tekabül etmiyor! Mizahın su gibi akmadığı, fakat su gibi ihtiyaç haline geldiği şu dönemde, n’olur artık bana sokakta, sosyal medyada fırça atmayın, tamam, valla yazıyorum bir şeyler!

Yaz bitti ondan mıdır nedir, bugün böyle kendi kendime dertlenesim var. Gelin, siz de katılın…

Dünyada insanların birbirine en az güvendiği ülkelerden birinde yaşıyoruz… Okumayan, çalışmayan, hayattan herhangi bir beklentisi veya hayali olmayan en yüksek genç nüfusun olduğu ülkelerden birinde yaşıyoruz… 

Ben demiyorum, araştırmalar söylüyor.

Pompalı tüfek satışlarında son zamanlarda patlama olmuş. Ben demiyorum, Ankara Belediye Başkanı söylüyor. Keklik avı trendi filan başlamadı bildiğim kadarıyla.Korkarım millet birbirine sıkmak için alıyor tüfekleri. 

Yaz da bitti. Güneş gidiyor, hırkalar çoğalıyor, karpuzlar azalıyor. 

Ben demiyorum, mevsim söylüyor.

Eee? Görünüşe bakılırsa, birbirine hiç güvenmeyen, işsiz güçsüz ve eğitimsiz insanların birbirini aniden pompalı tüfekle vurma ihtimalinin maddi verilere dayanarak çok yüksek ihtimal olduğu bir yerdeyiz!

Yani bırakın yakıt parasını, çamuru soğuğu filan, bu kışı, kardan adamlar, sobada kestane kavurup hikâyeler anlatmaca, sevgiliyle el ele yağmurda yürümece planlarıyla beklemediğimiz, bir tık umutsuz olduğumuz kesin. Hayatta kalmak, azıcık huzur, ve dev bir ekonomik kriz olmaması en büyük, en pembe, çilek kokulu hayallerimiz gelecek aylarla ilgili. 

“Nedir bu memleketin hali” aşamasını çoktan aştık. “Yok artık, gerçek mi bu?”lar bitti,“Bu günlerden daha kötüsü nasıl olabilirdi?”ler tükendi… 

Bize nispet yapar gibi iki gün önce de Dünya Gülümseme Günü’ydü, iyi mi?! Ay dünya sen bizle dalga mı geçiyorsun? Bizi mi tutuyorsun “Gülümseee” filan diye yahu?Gülen surat ikonu, yani Smiley’nin doğduğu günmüş çünkü. Bak sen. Ya insanın içinden, o Smiley’yi alıp… Neyse…

Bana kalsa, derhal her alanda tarafgirliği yok eder, fanatik siyasetçiliğin kökünü kazır, “Cumhuriyet değerleri dedikleriniz de aslında çok da şey değil” diye vıdı vıdı yapanların ağzına cetvelle vurup kitap okutur, şu haldeyken hâlâ yalakalık yapacağım diye boş konuşanların dilini ensesinden çeker, işini gücünü savsaklayanın kolunu mıncırıp çürütürüm! Kendi hunharca yöntemlerimle mum gibi yaparım ortalığı! 

Ama işte bana kalmıyor. Bırakmıyorlar. Bıraksalar da yapamam. Tayyörüm yok bir. Sabah erken kalkamıyorum, iki. 12.00’de Meclis’e mi gidilir? Ayıp.

Öte yandan mizahın, insanları güldürmenin bu kadar vatani görev olduğu bir dönem de hatırlamıyorum. Sokakta beni durduranların “Dizi yap film yap, güldür bizii” diye fırça çekerken tekme tokat bana dalmasına az kaldığını hissediyorum!

Bu vesileyle, evet hayatımın en uzun yaz tatillerinden birini yaptığımı, ama artık İstanbul’da görevimin başında ve yazıyor olduğumu belirtmek isterim! Lütfen insan içinde azarlamayın, koskoca kadınım, ayıp oluyor.

Hollywood, savaş ve ekonomik bunalım zamanlarında filmlerde mutlu sonu mecburiyet haline getirmişti. Aynı dönemde perdede komediler, müzikaller tavan yaptı. Türk seyircisinin, iki gün önce Dünya Gülümseme Günü’nü idrak ettiğimiz bu ironik dönemde benzer bir ihtiyaçta olduğunu hissediyorum. Bunun için de kısa vadede bu köşede, uzun vadede perde ve ekranda elimden geleni yapmaya çalışacağım. Ama o zamana kadar… 

Öyle böyle bir sebep bulup, dünyaya nispet yapıp gülümseyin ki, bulutlar gitsin.

Veya bizi bu hale getirip hala ders almayanlara evde kendi kendinize laflar hazırlayıp bağırarak söyleyebilirsiniz. O da teselli oluyor biraz…

DEDİM AMA NİYE DEDİM?

Davut Güloğlu, o dediğini niye dedi, yoksa demedi mi, Fransa’da ne yasak, Pokémon Go’nun nesi fena gibi sorularımızla karşınızdayız.

Mehmet İREN

1-Fransa’nın güneyindeki dört belediye kamuya açık alanda ne içilmesini yasakladı?

a-Puro

b-Şarap

c-Adaçayı

d-Nargile

e-Bira

2-Bir tarih profesörü Pokémon GO oyunuyla ilgili öğrencilerine sert çıktı. Neydi o çıkış?

a-Pokémon Go oynuyorsunuz, kendi ülkenizi satıyorsunuz

b-İlber Ortaylı, Pokemon Go oynayarak mı bugünlere geldi?

c-Oynayacaksanız tavla oynayın

d-Pokemon Go oyunu subliminal mesajlar içeriyor. Siz biliyorsunuz o mesajları

e- Oyunu oynayan değil kuran olun. Yıllarca bundan kaybettik!

3-Ayak bileğinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi tehdit eden mektup taşıyan bir güvercin Hindistan Sınır Muhafızları tarafından yakalandı. Sonra?

a-Güvercin tutuklandı

b-Güvercin idam edildi

c-Muhafızlar güvercini yediler

d-Güvercincilik yasaklandı

e-Güvercin, Pakistan’a iade edildi

Sıla’nın kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu Davut Güloğlu, şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde aşağıdakilerden hangisini de dedi?

a-Benim içim dışım birdir, ben böyleyim

b-Küfür olarak söylemedim, def olsun gitsin manasında söyledim

c-Olan oldu konuyu uzatmanın gereği yok

d-Suç olduğunu bilsem yapmazdım

e-Yazdıklarım çarpıtıldı

Gülse Birsel