Boğaz’a üç köprü yapıldı.İstanbul yine korkunç bir trafik cinayetinin pençesinde inliyor. Hesap lütfen!

Boğaz aynı Boğaz. Genişliği, uzunluğu, boyu, eni değişmedi. Boğaz’a üç köprü yapıldı. Üçü de gerdanlık diye övüldü.

Birinci (Boğaziçi) Köprü:
21 milyon dolara mal edildi.
İkinci (Fatih) Köprü:
125 milyon dolara mal edildi.
Üçüncü (Yavuz) Köprü:
3 milyar dolara mal edildi.
Arada muazzam fark var.
Niçin dersiniz?

Birinci ve ikinci köprülerin yapımında devlet parayı koydu. Köprüler yine şirketlere yaptırıldı. Geçişleri paralı oldu. Ucuz tutuldu. İki köprü de parasını kat be kat ödedi. Üçüncü Boğaz köprüsünde ise devlet para koymadı, köprüyü yine şirketlere yaptırdı: Siz köprüyü yapın. Ben geçiş ücretini yüksek tutarım, size de geçiş garantisi veririm. Geçenden alırsınız. Geçmeyenin de parasını devlet olarak ben ödemeyi garanti ederim dedi. Üçüncü köprü geçiş ücreti, çok yüksek tutuldu. Ağır vasıta şoförleri bu nedenle Yavuz Sultan’dan değil de ucuz olduğu için Fatih Sultan’dan geçiyorlar. Devlet de 10 misli ceza yazarak şoförleri pahalı köprüyü kullanmaya zorluyor.

Bu nedir?
Faşizmdir.
Dün Cumhurbaşkanı, makam Mercedes’ini bizzat kendisi kullanıp Boğaz’ı bu kez deniz altından geçen tüp projesinin (Avrasya Tüneli) gösterisini yaptı. Yani yiyeceğimiz yeni bir kazığın ilk gösterisi vardı. Gösteri, bütün TV’lerde gün boyu yayınlandı. Gösteriyi izlediniz aşağıdaki mektubu okuyun. Yediğimiz kazıkların boyu hakkında rahatlatıcı bilginiz olur.

“Dün köşenizde yer alan “Yediğimiz kazığın boyunu gördünüz mü” yazınız iyi, güzel de asıl yazılması gereken kısım atlanmış. İstanbul-Ankara Anadolu Otoyolu Gerede-Gümüşova arasındaki 119 km’lik kesimde devlet adına “Elektrik Kontrolörlüğü” yaptım. Gümüşova (Düzce), Bolu Batı ve Çaydurt kavşakları elektrik işleri benim imzamla açıldı. AKP gelinceye kadar bu ülkede bu tür alt yapı projeleri, Bayındırlık bakanlığı tarafından avan projeleri hazırlanarak uluslararası ihaleye çıkılırdı ve ihaleye katılan firmalar arasından da en uygun koşulları getiren firmaya iş verilirdi.
Hakedişler hesaplanır.
Parası ödenirdi.
Yapım tamamlanır,
yol, köprü, tünel
adı her neyse açılışı yapılır,
halkın hizmetine girerdi.
Neden AKP, bu yöntemi bıraktı: Şimdi 3. Köprü uluslararası ihale ile yaptırılsaydı, 8,5 milyar T.L’ye tamamlanacaktı. Devlete kalacaktı. Geçiş ücreti de 3-5 lira olacaktı. Hiçbir sorun yaşanmayacaktı. Aynı şekilde Osmangazi Köprüsü uluslararası ihaleye çıkarılsaydı, 1 milyar dolara yapılıp bitecekti. Köprü de devlete kalacaktı. O zaman 10-20 lira gibi bir geçiş ücreti olacaktı.

Herkes kullanacaktı. Körfezi dolanmayacaktı, Yenikapı’dan feribota binmeyecekti. Avrasya Tüneli’nde de aynı soygun devam ediyor. Maliyeti 1 milyar 245 milyon dolar olan bu tünel için yapan firmalara 24,5 yıl işletme hakkı verilmiş. Araç başına ortalama 4 dolar + KDV geçiş ücreti konulmuş. Ayıp! Bu parayı devlet kasasından öderseniz, Avrasya Tüneli de devletin malı olur. Koyarsınız araba başı 1dolar geçiş ücreti, herkes kullanır. SEMİH KALKANOĞLU. Elektrik Mühendisi.”

Boğaz’a üç köprü yapıldı.
İstanbul yine korkunç bir trafik cinayetinin pençesinde inliyor.
Hesap lütfen!

Necati DOĞRU