Büyük oyun sahnedeydi. Hedefteki Cumhurbaşkanı.

Aradığımız soru şu:
FETÖ, Türkiye’de mi Azerbaycan’da mı daha güçlü?
Azerbaycan Cumhurbaşkanı seçilen Ebulfez Elçibey, ilk yurt dışı seyahatini, 24-27 Haziran 1992 tarihleri arasında Türkiye’ye yaptı. Hayranı olduğu Atatürk‘ün mezarını ziyaret etti ve Anıtkabir şeref defterine şunu yazdı:
“Gayrı söylenecek başka söz kalmadı. En güzelini sen söyledin; Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
Senin askerin Ebulfez Elçibey/ Azerbaycan Cumhurbaşkanı”
TBMM’de konuşma yapan Elçibey, Azerbaycan’ın Mustafa Kemal Paşa’nın çizgisinde olacağını söyledi. Başbakan Süleyman Demirel’le görüşme yaptı; bazı yardım talepleri oldu; alamadı.
Elçibey, 30-31 Ekim 1992’de yine Türkiye’ye geldi; Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’ne katıldıktan sonra Başbakan Demirel’le görüşme yaptı. Ve yine…
Para istedi, Ankara vermedi.
Silah istedi, Ankara vermedi.
Elçibey, son olarak, “hiç olmazsa bir helikopter verin de, cephedeki ölü ve yaralılarımızı taşıyalım” dedi. Onu bile vermediler!
Demirel nedense Elçibey’e karşıydı!
Ankara’yı soğutan Bakü merkezine Şah İsmail‘in heykelinin dikilmesi miydi? Elçibey İrancı mıydı? Hayır. Atatürk‘ün heykelinin dikilmesi çalışmalarını da başlatmıştı. Keza…
Kiril alfabesi yerine Latin harflerine geçilmişti.
Türkçe konuşma -yazma zorunluluğuna geçilmişti.
Tüm bunlara rağmen Ankara, Elçibey’den ısrarla uzak durmayı tercih ediyordu.
Öyle ki…
Ankara isteseydi; Azerbaycan petrol-doğalgaz tesisleri Türkiye’nin desteğiyle yeniden çalışmaya başlar; çıkartılan petrol ve doğalgaz hızlı şekilde dünya pazarlarına ulaştırılırdı. Ama… Ankara isteksizdi; Elçibey’e soğuktu!
BP (İngiltere), Amoco (ABD), Pennzoil (ABD), Unocal (ABD), Exxon (ABD), McDermott (ABD), İtochu (Japon) Türk cumhuriyetlerini adeta istilâ ediyordu; ve gözleri petrol zengini Azerbaycan’da idi!
Elçibey tam bağımsızlık için direniyordu…

Albaylar isyanı

Elçibey direniyordu ama…
Türkiye; -Azerbaycan topraklarını işgal eden- Ermenistan’a elektrik hatları çekip elektrik verdi; Alican sınır kapısını açıp Ermenistan’a her türlü malın rahatça girmesini sağladı; Türkiye-Ermenistan hava koridorunu açtı ve en sonunda Ermenistan’ı tanıdı!
Elçibey direniyordu ama…
Demirel’in onayıyla Alpaslan Türkeş, Yahudi işadamı Jak Kamhi ile Azeri petrolünün Ermenistan üzerinden taşınması için lobi yapmaya başladı! (Alparslan Türkeş, yanında götürdüğü oğlu Tuğrul’la birlikte 13 Mart 1993 tarihinde Paris’te Ermeni lider Petrosyan ile bile görüştü.)
Elçibey direniyordu ama…
CIA, “Ilımlı İslam” senteziyle Ortaasya’ya Cemaat faaliyetleriyle sızmaya başlamıştı.
“Mustafa Kemal’in Askeri” Elçibey yapayalnızdı.
Büyük Oyun sahnedeydi; hedef Elçibey’in kellesiydi!
– Ermeniler tekrar saldırıya geçti…
– Azeri Komutan Albay Suret Hüseyinov darbe için isyan bayrağı açtı…
– Azerbaycan’da Fars kökenli Talişler, Albay Alikram Hummatov liderliğinde ayaklandı.
Elçibey, Demirel’den yardım istedi.
Demirel’in cevabı kısa oldu: “Nahçıvan’dan Aliyev’i çağır. Onu Millî Meclis Başkanı yaparsan, o olayı çözer!”
Çaresiz Elçibey, Haydar Aliyev’i Bakü’ye davet etti.
Elçibey “büyük oyunu” anlayamadı.
Hele Cemaat’i hiç tanımıyordu.
FETÖ bu işlerin neresindeydi?

Petrolcülerin darbesi

Azerbaycan’da doğru dürüst gazete yoktu. Savaştan perişan olmuş halk, kapısının önüne bedava getirilen Zaman gazetesinden öğreniyordu ne olup bittiğini!
Zaman gazetesi, manipülasyonla halkı Aliyev lehine bir araya getirdi. Sonuçta…
Özel bir uçakla, 9 Haziran 1993’te Bakü’ye gelen “büyük kurtarıcı” Haydar Aliyev’i, Zaman gazetesinin organize ettiği gruplar coşkuyla karşıladı!..
Aliyev Milli Meclis Başkanı yapıldı.
Ve hemen Suret Hüseyinov ile anlaşarak Cumhurbaşkanı Elçibey’e darbe yaptı.
Ülke ikiye bölündü; bir kısmı
Elçibey’in hâlâ cumhurbaşkanı olduğunu söylüyordu.
Zaman gazetesi yine devreye girdi; Aliyev taraftarlarıyla röportajlar yaparak, Elçibey aleyhine konuşan kim varsa manşete taşıdı.
Ardından…

Haydar Aliyev cumhurbaşkanı; ve darbeci Albay Suret Hüseyinov başbakan oldu!
Aliyev’in yaptığı ilk icraat; Elçibey döneminde petrol ve doğalgazla ilgili yapılan anlaşmaların tümünü, 26 Haziran 1993 tarihinde, iptal etmek oldu!
Ardından Aliyev, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın ikinci başkanlığına, (Yahudi asıllı eşi Zarife Aliyeva’dan doğan) oğlu İlham Aliyev’i getirdi. (Ne tesadüf; Ermenistan lideri Petrosyan’ın eşi de Yahudi‘ydi! Savaşan iki ülkenin arasını bulmak isteyenler de Yahudi işadamlarıydı!)
Sonuçta… Azeri petrolü paylaşıldı: SOCAR (Azerbaycan) yüzde 20, BP (İngiltere) 17.12, Amoco (ABD) 17.01, Lukoil (Rusya) 10, Pennzoil (ABD) 9.82, Unocal (ABD) 9.52, Statoil (Norveç) 8.56, Mc Dermont (İskoçya) 2.45, Ramco (İskoçya) 2.08, TPAO (Türkiye) 1.75, Delte Nimir (Suudi Arabistan) 1.68…
“Asrın anlaşması” adı verilen bu ilk sözleşmeden sonra ardı ardına 29 ticari anlaşma daha imzalandı.

Yıllar sonra… İngiltere’nin etkili gazetelerinden Sunday Times, şu haberi yayınladı: “Azerbaycan’da 1993’teki Cumhurbaşkanı Elçibey’in devrildiği darbenin arkasında İngiliz petrol şirketi BP ve ABD petrol şirketi Amoco vardı.” (26.3.2000)

İngiliz gazete FETÖ’nün bu darbedeki rolünü atlamıştı! Örneğin şunu bilmiyor olamazlardı:
Cumhurbaşkanı Elçibey, İngilizce eğitim vereceği için Cemaat’in Azerbaycan’da okul açmasına izin vermedi. Aliyev ise cumhurbaşkanı olunca Cemaat, Azerbaycan’ın her ilinde okullar, dershaneler açtı!
Bu okullardan mezun olanlar bugün Azerbaycan’da ne yapıyor?.
Evet… Aliyev tarafından “devlet madalyası” ile ödüllendirilen FETÖ, bu ülkede bugün ne kadar güçlü?..
Yarına kaldı…

Soner Yalçın