Damat Berat Albayrak’ın maillerinin sırrı

60 Minutes/Dakika…
ABD medyasının gelmiş geçmiş en bilindik haber programının adı. Fetullah Gülen ve cemaatini/örgütünü 2015 yılında haber yaptı.
Programda; Cemaat’in ABD’deki okullarında görev yapmış Mary Addi ile benzeri okulların çalışmalarını takip eden “Parents Across America” adlı derneğin kurucusu Sharon Higgins gibi isimler konuştu. Gözlemleri olumsuzdu.
Kısa bir süre sonra…

60 Dakika’ya konuşan -soruşturmanın gizliliği nedeniyle adı açıklanmayan- kadınlardan birinin bilgisayarına sadece resmi istihbarat kuruluşlarının kullandığı RCS yazılımı ile Türkiye’den siber saldırı yapıldı. Üstelik…
Siper saldırı; Harvard Üniversitesi’ndeki bir öğretim üyesine ait e-posta’dan geliyormuş gibi gösteriliyordu! (Soruşturma gizli yürütülüyordu ama Harvard Üniversitesi’ndeki ismin, yazdığı makalelerle Balyoz-Ergenekon kumpaslarını ortaya çıkaran Prof. Dani Rodrik olduğu iddia edildi.)
İsmi açıklanmayan kadın uyanıktı; e-posta adresinin “harvard.edu” değil de “harward.edu” olarak yazıldığını görünce bunun virüs olduğunu anlamıştı.
Eğer kadın gönderilen maili açsaydı; Harvard’dan -Dani Rodrik’ten- değil, Türkiye’den gönderilen virüsler otomatik olarak bilgisayarına girecekti. Böylece bilgisayarı sadece dışarıdan yönetmeyecekler; bilgisayarın mikrofonu ile çevreyi dinleyip, bilgisayarın kamerasıyla mekanı görüntüleyeceklerdi!
Bu bir skandaldı…

Türkiye, sadece istihbarat kurumlarının kullandığı RCS yazılımıyla, -ABD’nin onayı olmadan- bir Amerikan vatandaşını gözetlemek istemişti! ABD’nin internet ve yazılımlar konusunda en etkili dergisi olan “Wired” haberi böyle verdi.
Kuşkusuz…
ABD’li kadına siber saldırıyı yapan Türkiye Devleti içindeki FETÖ idi.
Benzerini 2011 yılında Odatv’ye yapmışlardı.

Tesadüflere inanmam

Bir ay önce gündemde ne vardı:
Erdoğan’ın damadı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın e- posta hesabı!
Damat Albayrak’ın mailleri, “sosyalist” olduğunu açıklayan RedHack (Kızıl Hackerlar) tarafından ele geçirildi.
Bu hacker grubu adını; -7 Şubat MİT krizi ardından- 27 Şubat 2012′de Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün internet sitesinin çökerterek ve; çok sayıda ihbar ve iç yazışmayı internette yayınlayarak duyurdu.

Redhack, Bakan Albayrak’ın maillerini nasıl ele geçirdiğini yazılı açıklama ile duyurdu: “Eylemin başlama tarihi 16 Haziran 2016’dır. Daha önceden sızdığımız AKP’li bir tüccarın mailine gelen bir Berat Albayrak mailinden, cep telefonunu ve doğal olarak işletim sistemini öğrendik. IOS işletim sistemi kullanan Berat Albayrak’ın maili üzerinden taslak bir çalışma başlattık…”
Sonuçta, toplam 17.3 GB boyutunda mail ele geçirmişlerdi.
Bu maillerin, Doğan Medya Grubu CEO’su M.Ali Yalçındağ ile ilgili bölümü yayınlandı. Yazışmaların büyük bölümü ise medyada hiç görülmedi.
Uzatmayayım… -Siz bana bakmayın kafam tuhaf çalışır– söylemek istediğim şu:
Redhack “cezaevindeki muhalifler serbest bırakılsın” diye bu eylemi yaptı.
Tam da o günlerde…

Erdoğan da cezaevindeki birinin serbest bırakılmasını istiyordu: Reza Zarrab!
BM toplantısına katılan Erdoğan New York dönüşü uçakta gazetecilere, “Bu kişi (Reza Zarrab) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Eşi ve çocuğu ile birlikte ABD’ye giriş yaptığı anda kendisi tutuklandı. Bu tutuklama hangi kurala göre yapıldı? Neticede bizim vatandaşımız olduğu için hukukunu aramak zorundayız…”
Ben rastlantılara pek inanmam!
Albayrak ile Reza Zarrab’ın ne ilişkisi vardı acaba?..

Yeni savaş biçimi

Hafta sonu dünyanın gündeminde siber saldırı vardı.
ABD’ye yapılan büyük üç siber saldırı sonucu Twitter, Spotify, Reddit, Soundcloud başta olmak üzere birçok önemli site etkilendi.
Saldırıyı kimin gerçekleştirdiği bilinmiyor.
Amerikan FBI konuyla ilgili soruşturma başlattı. “Rusya’dan şüpheleniyor” gibi haberler çıktı.
Görülüyor ki…
Siber saldırılar çağında yaşıyoruz. Ülkelerin- örgütlerin yeni savaş aracı bu!
Son yıllarda…
– Başta ABD olmak üzere hükümetlerin hassas belgelerini yayınlayan WikiLeaks’i biliyorsunuz; ve görünen yüzü Julian Assange adını duydunuz.
– Edward Joseph Snowden’ın; ABD tarihindeki en önemli sızıntı gerçekleştiren CIA çalışanı olarak tarihe geçtiğinden haberdarsınız.
– Panama sızıntısını unutmadınız.
Assange’dan Snowden’a eylemlerinin açıklaması hep aynıydı:
“Halkı aydınlatmak!”

Kuşkusuz sızdırılan bilgiler/belgeler birçok gerçeği ortaya çıkarıyor; halk adına yararlı.
Fakat. Bu faydalı hakikat; devletlerin/örgütlerin yeni savaş biçiminin-yönteminin siber saldırılar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Önceki gün…
Meclis Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyesi CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, BirGün gazetesine şu açıklamayı yaptı:
“Gizli bir el çalışmaları engelliyor. Gelecekte 2. ve 3. kaset skandallarına hazırlıklı olmalıyız. Bu darbeyi muhalefetin üstüne yıkmak için en ahlaksız iftiralara hazırlıklı olmalıyız.”
Bu sözleri sarf eden Erdoğdu’nun elinde ne tür bilgiler var bilmiyorum. Ancak. FETÖ’nün yurt dışına kaçırılan arşivinin hayli “zengin” olduğunu; ve toparlandıktan sonra böyle bir saldırıya başlayacaklarını tahmin etmek zor değil.
İktidar ise hâlâ kripto Cemaatçilerin oyununa gelip -15 Temmuz’u unutup- “Balyoz darbeydi” gibi safsatalarla gündem değiştiriyor.
İktidarın bu kafayla
FETÖ’yü alt etmesi zor!

Soner Yalçın