Dışa Dönük, Zeki Ama Hiç Arkadaşı Olmayan Bir Beşinci Sınıf Öğrencisi

Bir anne soruyor, bir uzman yanıtlıyor:

Soru: Kızım 10 yaşında ve beşinci sınıfa gidiyor. Bir sürü faaliyete katılan ve nereye giderse gitsin her yerde arkadaş edinen akıllı, komik, dışadönük bir kız. Ancak hiç gerçek arkadaşı yok. Daha küçükken bu pek sorun değildi. Şimdi artık büyüdü ve o hariç herkes bir grubun parçası olmuş gibi görünüyor. Okulda konuşabileceği insanlar var ve herkes çok arkadaşça davranıyor. Ama kimse onu evine çağırmıyor ve çok uzun zamandır bir doğum günü partisine davet edilmedi. Küçük kardeşi geçenlerde en iyi arkadaşının evine gitti ve kızım gözyaşlarına boğuldu. Neden hiçbir yakın arkadaşı olmadığını anlamadığını söyledi bana. Arkadaşlarını eve sık sık davet etmişliği var, ama ya sürekli meşguller ya da başka bir arkadaşlarıyla bir şeyler yapıyorlar. Üçüncü sınıfın bir bölümünde bir tane en sevdiği arkadaşı olmuştu. Bu harikaydı, ama kızın ailesi taşındı. İnsanları bir şeyler yapmaları için eve davet edip durmaktan başka ona nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. Sürekli reddedilmek onu çok üzüyor. Okuldan bu kadar çok tanıdığı insan ve katıldığı bu kadar çok faaliyet varken nasıl hiç yakın arkadaşının olmadığını bilmiyorum. Onun için çok üzülüyorum, ama nasıl yardım edebileceğim konusunda tıkanmış durumdayım.

Cevap: Bu çok anlaşılmaz bir şey, değil mi? Yapbozun parçalarını birleştirdiğimizde eksik bir şeyler olduğu anlaşılıyor. Dışarıdan her şey onun lehine gibi duruyor: Dışadönük, akıllı, komik ve faaliyetlere katılıyor, ama yine de üzüntü içinde yaşıyor. Buna biraz daha geniş bir açıdan bakalım.

Öncelikle toplumumuzun gruplar ve arkadaşlar konusundaki saplantısını konuşarak başlayabiliriz. İster sosyal medyadan olsun, ister çocuklarımızın akran kültüründen, çocuklar sürekli olarak arkadaşların çok önemli olduğu ve sosyal statünü göstermek için çok fazla arkadaşın olması gerektiği mesajını alıyorlar. Özellikle Amerika, çocukları sosyalleştirmekle o kadar meşgul ki, sosyalleşme adına artık bebekler için bile sınıflarımız var. Okulla, oyun gruplarıyla, aktivitelerle, doğum günü partileriyle ve daha pek çok şeyle çocuklar sürekli bir araya “atılıyor” ve bir şeylere davet edilme konusunda giderek daha fazla baskı hissetmeye başlıyorlar.

Çocuklarımızı bu kadar küçük yaşlarda sosyalleştirdiğimiz için daha küçük yaşlarda daha fazla arkadaş grupları oluşuyor artık. Normalde ortaokul ya da liseye kadar başlamayan zorba davranışlar beklenmedik bir şekilde anaokul ve birinci sınıfa kadar inmiş durumda. 6 yaşındaki çocuklar bile arkadaşlarıyla beraber olmak için kronik bir şekilde ağlıyor ve dışlanmış hissetmekten ödleri patlıyor.

Zorbalık ve kaygı çocukların doğası gereği ortaya çıkmıyor; bunlar, yetişkinlerin yarattığı gelişimsel olarak çocuklar için uygun olmayan şartların bir sonucu.

Kültürümüzün çocuklarımızın üzerinde kurduğu çok sayıda yakın arkadaşı olması baskısı, devasa bir yüktür.

Kızınızın arkadaşı olmamalı mı diyorum? Elbette hayır. Çocukların muhteşem bir hayalgücü var ve en harika oyun anlarının bazıları arkadaşlarıyla oynadıklarında ortaya çıkar. Çocukluk arkadaşlığının coşkusu, kahkahası, didişmesi, yanlış anlamaları ve benzersiz yakınlığı çok önemli. Ama bunun onlar için aşırı önemli bir hale gelmesi de çok kolay.

Bu yüzden kızınıza çılgınca bir bakış açısı olan “Arkadaşa ihtiyacın var. Sana arkadaş bulmalıyız. Arkadaşların sosyal statünün kaynağıdır” ile yaklaşmamanızı öneririm. Bu bakış açısı sadece onun üzüntüsünü daha da artırır. Bu yüzden arkadaş edinmeyi bir projeye dönüştürme dürtünüzü engelleyin.

Bunun yerine kızınızın (ve sizin) onu nasıl gördüğüyle, başkalarının onu nasıl görebileceği arasındaki farklılıklara bakın.

En iyi başlangıç noktalarından biri kızınızın öğretmenlerine (mevcut ve eski) sınıfın içindeki ve dışındaki davranışlarını sormak olabilir. Kızınızın diğer çocuklarla nasıl geçindiğini ve diğerlerinin onu nasıl gördüğünü sorun. Kızınızın dış dünyaya harcadığı enerji ile çocukların bunu algılaması arasında bir çelişki var gibi göründüğünü öğretmenlerine anlatın.

Aynı zamanda bir rehber öğretmene danışıp bildiği bir sosyal beceri grubu ya da arkadaşlık grubu olup olmadığını sorabilirsiniz. Bu gruplara bayılmasam da, kızınız bazı önemli dinleme ve diyalog kurma becerileri edinebilir. Bazı küçük değişimlerle kızınız biraz daha fazla özgüven geliştirebilir, arkadaşılıklar kurabilir ve kendini benzer kafada olan akranlarının arasında bulabilir.

Son olarak, kızınızın pek çok faaliyete katıldığını söylemiştiniz. Bu faaliyetlerin, kızınızın sevdiği türden çocukları da çektiğinden emin olun. Örneğin kızınız resim yapmayı seviyor olabilir, ama resim sınıfı içedönük çocuklarla dolu olabilir.

Hangi yolu seçerseniz seçin, lütfen kızınıza arkadaşların harika olduğunu ama herkesin tonlarca arkadaşı olmadığını söyleyin. Gerçek, derin ve anlamlı arkadaşlıklar zaman alır, ve bu arada kızınız ailenizin değerli ve ihtiyaç duyulan bir parçasıdır.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/