Edebiyatımızın En Önemli İsimlerinden Sabahattin Ali’nin Hayatından İlgi Çekici Olaylar

Çoğu insanın Kürk Mantolu Madonna kitabı ile tanıştığı Sabahattin Ali, bu popülerliğin arkasında edebiyatımız için çok daha hatrı sayılır bir yazarımız. Sözlük yazarı “sbakgul” yazarın hayatındaki ilgi çekici olayları paylaşmış, buyursunlar.

okuduğumuz, sevdiğimiz yazarların nasıl bir hayatı olduğu ve yazarken neler hissettikleri hep dikkatimi çekmiştir. bende bununla ilgili biraz internet üzerinden bakındım. ufkunuzu iki katına çıkarır mı bilmem ama belki işinize yarayabilecek bir şey olabilir.
doldurun viskileri, açın klasik müziğinizi edebiyat konuşacağız.

not: aslında burada bir çok yazar ile ilgili kısa kısa ilginç gelen noktaları belirtecektim ama isimleri araştırınca kısacık yazılarla geçiştirerek saygısızlık yapmak istemedim.

daha sonra sırasıyla giderek yazarlar hakkında bilgileri olabildiğince toparlayarak ilgi çekici noktaları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

sabahattin ali :

– babası tevfik fikret* ve prens sabahattin’le* olan dostluğundan dolayı ilk oğluna sabahattin diğerine fikret ismini vermişir.

– huzursuz bir aile ortamında yetiştiği söylenir.

– yaşadıklarını şiir, öykü ve denemeler ile kaleme almıştır.

– okulda sürekli sanatla ilgilenmesinden dolayı ailesinin yanına gönderilmek ile tehdit edilmiş ve bunun üzerine karamsar bir ruh haliyle intihar edeceğini söylemiştir. o dönemde arkadaşı olan naci çevik’e bir mektup bırakır. durumu anlayan arkadaşı nöbetçi öğretmene haber verir ve okulun bahçesinde yakalanır. bunun üzerine okul müdürü kovamaz ve bir yolunu bularak istanbul’a naklini sağlar.

– büyük şans olarak istanbul’da muallim mektebin’de edebiyat öğretmeni olan ali canip yöntem`:ali canip yöntem kendisine yardım ederek yazdıklarını önemli dergilerde yayınlamasını sağlamıştır.`

– hayatında büyük iz bırakan olay olarak babasının ölümünü belirtir. bunun üzerine 15 ocak 1927′ de babam için şiirini kaleme alır.

allahım! işte bugün,
şu zavallı ömrümün
en matemli bir günü.

elim böğrümde kaldım,
ben bugün haber aldım:
babamın öldüğünü.

bitti hayatın tadı,
bu haber bırakmadı,
dudağımda tebessüm.

kalbim oyuldu yer yer,
aman yarabbi, meğer
ne acıklı imiş ölüm

daha birkaç gün evvel,
yüzümü okşayan el,
şimdi toprak oluyor.

kendi vücudum kadar
bana yakın olanlar,
birden, uzak oluyor.

ah baba! daha düne
kadar senin göğsüne
saklıyordum başımı.

inan babacığım, inan,
bu ateş, menba’ından
kuruttu gözyaşımı.

– soyadı kanunu sonrası “şenyuva” soyadını alır fakat babasının ön adı olan “ali’yi” kullanmak ister fakat izin alamaz. bunun üzerine “alı” olarak kullanılmasını tercih eder.

– öğretmenlik yıllarında alacaklıların kendisini öldürme korkusuyla milli eğitim camiasından dostlarına söyleyerek yozgat’tan ayrılmak istediğini belirtmiştir. bunun üzerine mustafa kemal atatürk’ün öğretmenler yabancı dile tam hakim olması amacıyla oluşturulan ingiltere, almanya, fransa’ya giden grupların arasından almaya’ya dahil olmuş ve yaşamının belli bir dönemini orada geçirmiştir.

– sevgi beslediği ve karşılık göremediği bir çok insan olmuş fakat iki ismin yerinin başka olduğunu yazdığı mektuplarda belirtmiştir. bunlardan biri hepimizin yakından bildiği kürk mantolu madonna romanına ilham verdiği söylenir.

– ilki olan frolayn puder hakkında ayşe sıtkı ilhan’a yazdığı mektupta şöyle der:

“almanya’da frolayn puder isminde bir hatuna ziyadesiyle âşıktım. (bu kadın arkadaşlar arasında 28 namıyla meşhurdur.) o zamanlarda ise berlin’de şu meşhur deli şarkıcı filmi oynamıştı ve oradaki sonny boy şarkısı herkesin ağzında idi. şimdi bunu mırıldanınca sisli ve yağmurlu teşrinievvel günlerinde 28 ile müzelere veya sinemaya gidişim aklıma gelir. yolda mütemadiyen kızcağızın yüzüne dalar, önümü görmezdim, o da hafif bir tebessümle başını bana doğru çevirerek bu salaklığımı mazur gördüğünü anlatmak isterdi. âşık olduğum kimseler arasında bana bu kadın kadar iyi muamele edeni olmamıştır. parmağının ucunu bile koklatmadığı halde beni kırmaz, aramızda genişlemeyen ve daralmayan muayyen bir mesafe muhafaza etmesini gayet iyi bilirdi…”
sevengül sönmez 

– ikincisi ise öğrencisi olan melahat muhtar’dır. aşkına karşılık bulan sabahattin ali melahat muhtar’a atfen “çocuklar gibi” şiirini yazmıştır.

bende hiç tükenmez bir hayat vardı,
kırlara yayılan ilkbahar gibi.
kalbim her dakika hızla çarpardı,
göğsümün içinde ateş var gibi.

bazı nur içinde, sisteydim.
bazı beni seven bir göğüsteydim,
kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim,
her yere sokulan bir rüzgar gibi.

aşkım iki günlük iptilâlardı,
hayatım tükenmez maceralardı,
içimde binlerce istekler vardı,
bir şair, yahut bir hükümdar gibi.

hissedince sana vurulduğumu,
anladım ne kadar yorulduğumu
sâkinleştiğimi, durulduğumu
denize dökülen bir pınar gibi.

şimdi şiir bence senin yüzündür,
şimdi benim tahtım senin dizindir,
sevgilim, saadet ikimizindir,
göklerden gelen bir yadigâr gibi.

sözün şiirleri mükemmelidir,
senden başkasını seven delidir,
yüzün çiçeklerin en güzelidir,
gözlerin bilinmez bir diyar gibi.

başını göğsüme sakla sevgilim,
güzel saçlarında dolaşsın elim,
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim,
sevişen yaramaz çocuklar gibi.

– Mustafa Kemal Atatürk ve ismet inönü’ye yazdığı “hey anavatanından ayrılmayanlar” şiiri yüzünden 22 aralık 1932 tarihinde tutuklanır ve 1 yıllık ceza alır.

hey anavatandan ayrılmayanlar
bulanık dereler durulmuş mudur?
dinmiş mi olukla akan o kanlar?
büyük hedeflere varılmış mıdır?

asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
mebus yaparlar mı her şaklabanı?
köylünün elinde var mı sabanı?
sıska öküzleri dirilmiş midir?

cümlesi beli der enelhak dese
hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
kel ali’in boynu vurulmuş mudur?

– cumhuriyetin 10. kuruluş yıl dönümü sebebiyle çıkan genel aftan yararlanarak 10 ay sonra serbest kalır.

– yeniden atanmak için yaptığı görüşmelerin sonucunda mustafa kemal atatürk hakkında benim aşkım şiirini kaleme almış ve bir süre bekletildikten sonra memuriyete geri dönüş yapabilmiştir.

bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
beni anlayamazsan gözlerime bakınca
göğsümü parçala bak kalbim nasıl atıyor.
daha pek doymamışken yaşamın tadına
gönül bağlanmaz oldu ne kıza, ne kadına…
gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına
senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
sensin, kalbim değildir, böyle göğsüme vuran,
sensin “ülkü” adıyla beynimde dimdik duran
sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
hisler kambur oluyor dökülünce yazıya
kısacası gönlümü verdim ulu gazi’ye
göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.

– kendisine lanse edilen komünist sıfatını terse çevirmek için oyunlar yazdığını ve sahneye konacağını belirtmiştir. bu sırada arkadaşı olan ayşe hanım’a yazdığı mektubun sonuna bir not bırakarak evlilik teklifi eder. fakat ayşe hanım “yazdıklarında ciddi olduğunu düşündüysen büyük çocukluk etmişsin” diyerek geri çevirir.

– kaçak olduğu dönemde kendisine rehberlik edecek eski subay, silah çalmak suçundan ordudan ihraç edilen ali ertekin ile tanışır.

-ali ertekin, sabahattin ali’yi kitap okurken sopayla yüzüne defalarca vurarak öldürür.

– ali ertekin verdiği ifade de sabahattin ali’nin rusya ve bulgaristan’ da çalışmalar yaparak türkiye’de ihtilal çıkaracağını ve bu sebepten dolayı sürekli tartıştıklarını söyler.

kaynak:
https://tr.wikipedia.org/wiki/sabahattin_ali
http://www.bilgiustam.com/sabahattin-ali-kimdir/
http://www.biyografi.net/…isiayrinti.asp?kisiid=825