Eleştirmek: Bu Güne Dek Eleştirdiğiniz Kaç Kişi Ona Hatalarını Gösterdiğiniz İçin Size Teşekkür Etmiştir…

Bir insanı yargıladığımız veya, eleştirdiğimiz zaman bu davranış o kişi hakkında hiç bir şey açıklamaz; sadece bizim eleştirmeye ne kadar muhtaç olduğumuzu açığa çıkarır.

Bir toplantıda bulunup, orada olmayanlara yöneltilen bir dolu eleştiriyi dinledikten sonra eve gidip düşünürsünüz. yapılan onca eleştirinin dünyayı daha güzel bir hale getirmek için bir yararı olmuşmudur.?

Cevabı hiç duraksamadan verirsiniz Hayır! Hiç bir yararı olmamıştır. Ama hepsi bu kadarla bitmiyor. Eleştirici olmak sadece çözüm getirmekle kalmaz, yaşadığımız dünyaya karşı bizi daha öfkeli ve güvensiz kılmaya da yol açar. Unutmayalım ki hiç birimiz eleştirilmekten hoşlanmayız. Eleştirilmek çoğu zaman bizi savungan yapar, yada içimize kapanırız.
Saldırıya uğrayan insanın iki türlü tepki göstermesi mümkündür ya ezilip büzülerek geri çekilecektir, ya da öfke içinde karşı saldırıya geçecektir.

Bu güne dek eleştirdiğiniz kaç kişi ona hatalarını gösterdiğiniz için teşekkür etmiştir.
Eleştirmek de tıpkı sövmek gibi kötü bir alışkanlıktan başka bir şey değildir. Buna çok kolay alışırız, çünkü can sıkıntımızı giderir ve bize konuşacak bir şey sağlar.
Ne var ki, eleştiriden sonra bir an durup neler hissettiğinize bakacak olursanız, kendinizi biraz utanmış ve havası kaçmış bulduğunuzu fark edersiniz; sanki siz saldırıya uğramışsınızdır. Şu doğrudur, çünkü eleştiri yaptığımız zaman bu bütün dünyaya ve kendimize “Benim eleştirilmeye ihtiyacım var ” diye ilan etmekten farksızdır. Eh, doğrusu bunu da itiraf etmekten pek hoşlandığımız söylenemez.

Çözüm, tam eleştiriye geçecekken kendinizi frenlemektir. Yeterki bunu ne denli sık yaptığınızı ve kendinizi ne kadar hissettiğinizi fark edin. Ben bunu bir oyun haline getirmeye seviyorum.

Hala ara sıra eleştirme isteğim kabarır, ama tam o anda frene basar ve kendimi,
“Bak,işte yine yapıyorum,” diye uyarırım. Umarım, çoğu zaman eleştiri dürtümü hoş görüye ve saygıya çeviriyorumdur.

Dr.Richard Carlson