En zor sınav – Kendimi Affediyorum…

Hayatlarımızı sağlığımızı hiçbir zaman kaybetmeyecekmiş, başkasına hiç muhtaç kalmayacakmış gibi yaşarız. Sanırız ki bize hiçbir şey olmaz, hep güçlü, hep ayaklarının üzerinde duran kişiler olacağız.

An gelir evrenin bir imtahanı zor bir sınav sorusu gibi kapınızı çalıverir. Görünmez bir kaza ya da bir haber bir anda pamuklar içinde sakladığınız hayatınızın tüm düzenini alt üst eder.
Düşünün bir kere, bir anda normal rutin olarak kullandığınız bir uzvunuz is göremez hale gelirse, o çok güvendiğiniz sağlığınız, bütünlüğünüz elinizden saniyeler içinde kayıp giderse ne olur?

Hastaneye giderken ve sonrasında yanınızda kim olsun istersiniz?

Önce kime haber verirsiniz? Kim sizin kara gün dostunuzdur? Bu soruların cevaplarını bulmak için derin bir nefes alın ve kalbinizden yanıtlamasını isteyin.
Eşiniz mi? Çocuğunuz mu? Kardeşiniz mi? Anne veya Babanız mı? Yoksa tüm sırlarınızı paylaştığınız arkadaşınız mı?

Hayatınızın içinde o veya bu şekilde vakit geçirdiğiniz, onsuz yapamayacağınızı hissettiğiniz ve aynı zamanda uzun birlikteliklerden dolayı tolerans ve tahammül seviyenizin azaldığı kişi, aslında okyanusun ortasında düşmüş olduğunuz durumdan sizi çıkartacak ve o meşakkate girecek tek can simidinizdir. Birden onun değerini idrak eder ve varlığına şükredersiniz.

Kendinize yeterli iken birden bire yetersiz ve çaresiz kaldığınız, hep başkalarına yardım ederken, yardıma muhtaç duruma geldiğinizi idrak etmek, çoğunlukla kendinizi, hayatınızı, ve nereden gelip nereye gittiğinizi sorgulamanıza sebep olur. Neden herşey hep benim başıma geliyor? Neden hep yeniden başlamak güçlü olmak zorundayım? Ne zaman mutlu olacağım? V.s.

Kuantuma meraklıysanız farklı biçimde sorarsınız, Evren bana neyi deneyimletmeye çalışıyor? Neyi idrak etmem lazım? Ne konuda kendimi değiştirmem veya düzeltmem lazım? Uyanmam farkına varmam için yeterince sarsıldım mı? Hangi enerjileri kendime çekiyorum. Acaba Evrene doğru mesajlar veremiyor muyum?

Sizi arayan, soran ziyaretinize gelen, geçmiş olsun diyen ya da bir an olsun koruyucu kanatlarını üzerinizden ayırmayan yakınlarınızı arkadaşlarınızı ve ailenizi gördükçe ve onların sıcak enerjilerini hissettikçe, sevildiğinizi ve değerli olduğunuzu her bir hücreniz idrak eder, mutlu olursunuz.

Hayatınız boyunca kontrolü elinizde tutmaya çalıştınız da ne oldu? Farkında mısınız ki artık kontrol sizin elinizde değil.

Hani sizden başkası başaramazdı, beceremezdi? Siz çaresiz durumdayken her şeyi tıkır tıkır halleden bir arkadaşınız, eşiniz, kardeşiniz, çocuğunuz varmış değil mi?
Bunca zaman, sadece kendinizi ve çevrenizi kontrol etmek için ne kadar çok enerji harcadığınızın ve bu enerjinin aslında sizden kopan önemli bir değer olduğunun farkına varmanın zamanı gelmedi mi?

Ne yaparsanız yapın, hayatı, çevrenizi, ilahi akışı ve yaşadığınız imtahanları kontrol edemiyorsunuz değil mi?? Bilin ki edemeyeceksiniz de.

Yaşamakta olduğunuz herşey, Evrenden size deneyimlemek istediğiniz ve bunu isterken yaydığınız enerjiyi cevaplayacak şekilde, güzelce paketlenmiş ve önünüze sunulmuş olarak akmaya devam ediyor. Yaydığınız enerjinin gerçekten istediğiniz ve arzu ettiğiniz enerji olabilmesi için ne yapmalısınız?

Kendi içinize dönerek önce kendinizi Affedin. Sonra Hiç affetmeyeceğinizi söylediğiniz kişileri içinizden affedin. Affedin ki oralara harcadığınız gereksiz enerjileri artık yaşam kalitenizi, huzurunuzu, mutluluğunuzu arttırmak için kendinize doğru yönlendirin. Bırakın bu enerjiler gereksiz yere başkalarına değil, ait olduğu kişiye yani size hizmet etsin. Dengede olmaya çalışın. Zor da olsa hayatınızdaki dengeyi yakalayın. Yaradan’ın en güzel parçası olarak diğer en güzel parçaları da sevin ki akışın en güzel mucizeleri size doğru gelmeye başlasın.

“ Ben Kendimi şu anda olduğum gibi kabul ediyorum ve onaylıyorum.
Kendimi gerçekten çok seviyorum.
Dengede olmayı seçiyorum
Bugüne kadar yaşadığım her sınavı, her olayı, her anı, tüm deneyimlerimi, bunlarla ilgili tüm kararlarımı ve tüm seçimlerimi şu an itibari ile kabule geçiyorum.
Ne yaşandıysa yaşandı ve bitti. Artık kendimi Affediyorum.
Bütün bu yaşadıklarım, deneyimlediklerim şu an ki iyi, doğru sevgi dolu insan olmama yardım ettiği için Yaradan’a şükrediyorum.
Doğduğum günden bu güne kadar beni üzen, beni kıran, bana kötülük yapan herkesi Affediyorum. Kendi iyiliğim için, daha önce hiç affetmeyeceğim dediğim herkesi de koşulsuz şartsız affediyorum.
Artık,
Mutlu ve huzurlu olmayı hak ediyorum.
Sevmeyi ve sevilmeyi hak ediyorum.
Sağlıklı olmayı hak ediyorum.
Bolluk ve Bereket içinde olmayı hak ediyorum.
Güzel olan her şeyi yaşamayı ve deneyimlemeyi hak ediyorum.
Hayatımın akışına güveniyorum. Tanrımdan bana gelecek tüm mucizelere kendimi açıyorum ve bu mucizeleri yaşamayı hak ediyorum.

Kalbi güzellikler ve iyilikler dolu insanların artık mutlu olma ve başarılı olma döneminin geldiğini kabul ediyorum.

Elimde olan herşey için, sevdiklerim yanımda olduğu için aklım yerinde olduğu için, tüm organlarımla sağlıklı olduğum için, bana bahşedilen tüm nimetler için Yaradanıma şükrediyorum.

Şükürler olsun…. Sevgiyle Serkan Sorguç