Erdoğan’dan çok tartışılacak sözler: Suriye’ye Esed’in hükümdarlığına son vermek için girdik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Fırat Kalkanı Operasyonu’na ilişkin çarpıcı bir açıklama geldi. Erdoğan, “Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için bir oraya girdik, başka bir şey için değil” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Parlamentolararası Kudüs Platformu Sempozyumu’na katıldı.

Suriye’de “kendisine göre” 1 milyona yakın insanın öldüğünü anlatan Erdoğan, ölümlerin hala devam ettiğini belirterek “Biz sabır, sabır, sabır dedik en sonunda dayanamadık ve Suriye’ye Özgür Suriye Ordusu ile beraber girmek zorunda kaldık” dedi.

“SURİYE’YE ZALİM ESED’İN HÜKÜMDARLIĞINA SON VERMEK İÇİN GİRDİK”

Türkiye’nin Suriye topraklarında gözü olmadığını söyleyen Erdoğan, “Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar, bunu sağlamak için. Yani orada bir adaletin tesisi için varız. Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil” diye konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

– Temsil ettiğiniz milletlerin vicdanının sesi olarak İstanbul’dasınız. Bir barış, adalet ve huzur davasının savunucuları olarak İstanbul’a geldiniz. Ben hepinize bu kutsal davaya omuz verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Filistin halkıyla uluslararası dayanışma gününde sizleri ülkemizde misafir ediyor olmak bizim için iftihar vesilesidir.

“KUDÜS’ÜN YALNIZ OLMADIĞINI HERKESE İLAN ETTİNİZ”

– Kudüs’ü zaman ve mekan olarak bölme gayretlerinin arttığı, Haremi Şerife saldırıların yoğunlaştığı dönemde icra ettiğimiz bu ilk toplantı büyük manalar taşıyor.  Sizler Filistin’in sorunlarını gündeme taşıdınız. Kudüs’ün yalnız olmadığını dost düşman herkese ilan ettiniz. İnşallah bu toplantının akabinde çalışmalarınızın genişleyeceğine, platformun daha da güçleneceğine inanıyorum. Filistin’e meftun bu güzide topluluğu bir araya getirmede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

“EZANI ENGELLEMENİZ SIKINTILARAN EDEN OLUR”

– Bölgemizin yeni gerilimlere değil, barışa katkı sağlayacak hamlelere ihtiyaç var. Bu konuda endişelerimizi böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne tür tehlikeli sonuçlara sebep olabileceğini, çeşitli kanallardan İsrailli yetkililere ilettik.

– Önceki gün şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı’na bu hususu ifade ettim. İsrail parlamentosunun aklı selimle hareket edeceğine inanıyorum dedim. Ezan bir çağrıdır. Bunu engellemeniz sıkıntılara neden olacaktır. İslam işbirliği teşkilatının dönem başkanı olarak bu meselenin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

“SORUNUN ÇÖZÜMÜ BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ”

– Sorunun çözümü, 1967 sınırları temelinde, başkenti doğu Kudüs olan bağımsız egemen Filistin devletinin kurulmasıdır. Bunun için uluslararası toplumun Filistin’e verdiği desteği artırması şarttır. BM’deki 193 ülkenin tamamını on yıllardır işgale karşı onurlu mücadele veren Filistin’i tanıması her şeyden öte bir insanlık vazifesidir.  Buradan tüm dünyaya henüz Filistin devletini tanımamış tüm ülkelere bir an önce bu adımı atma çağrısında bulunuyorum.

“ESAD’IN HÜKÜMDARLIĞINA SON VERMEK İÇİN…”

– Suriye meselesinde BM Güvenlik Konseyi bir adım atabiliyor mu? BM’den Suriye’de Irak’ta bir şey görebildiniz mi? Şu anda 600 bin rakamları konuşuluyor ama hayır, bana göre Suriye’de 1 milyona yakın insan öldü. Çocuk, kadın ayrım yapılmaksızın devam ediyor. Nerede BM? Ne yapıyor? Irak’ta var mı? Yok. Biz sabır sabır dedik, en sonunda dayanamadık Suriye’ye ÖSO ile girmek zorunda kaldık. Niçin girdik? Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri, toprağına sahip olsunlar. Bunu sağlamak için. Orada adaletin tesisi için varız. Devlet terörü Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik. Kimse de ırkı milliyetçilik yapmasın. Çünkü bizim asabi bir milliyetçiliğe asla olumlu bakmamız mümkün değildir.

MEZHEP ÇATIŞMASI

– Eğer biz İslam’ın dışında başka belirleyici bir akım arıyorsak, Allah muhafaza çok kötü bir yere doğru gideriz. Şu anda Irak’ta ne oluyor mezhep çatışması. Suriye’de ne oluyor, aynı şekilde. Şu anda İslam İşbirliği teşkilatı dönem başkanı olarak söylüyorum, gelin el ele verelim ama dik duralım. Duygusal davranmayalım, atmamız gereken adımları da atalım. Bir yerlerden çekinmeyelim.  Eğer biz buna bakmaz da hala korkaklığa devam edersek bizi daha çok ezerler.

cumhuriyet.com.tr