fetoculuğun panzehiri

Tiyatrolar dörde ayrılır. Serbest tiyatrolar. Grekoromen tiyatrolar. Yağlı tiyatrolar. Karakucak tiyatrolar.

İsmail Dümbüllü başpehlivandı.
Koca Yusuf, Hamlet’i oynadı.
Muhsin Ertuğrul kıspetle gezerdi.
Kurtdereli darülbedayidendi.

Bu nedenle, şehir tiyatrolarının başına güreş hakemi getirdiler!

Tübitak’a hayvanat bahçesinden müdür atadılar. Aslına bakarsanız, deneylerde fare kullanıp, uzaya maymun gönderdiklerine göre, hayvanat bahçesinden müdür gelmeyecekti de, nerden gelecekti?

İett otobüs müdürünü, devlet demiryolları’na genel müdür yaptılar. Trene “Piri Reis” adını koydu! Böylece, dünya tarihinde ilk kez trene denizci adı verilmiş oldu.

İstanbul belediyesi ulaşım müdürünü THY’ye genel müdür yaptılar, “ha vapur, ha boeing, ikisi de aynı kapıya çıkar” diyemedi, “uçak ve metro birbirine az çok benziyor” dedi, apronda deve kestiler.

Anayasa mahkemesi’nin başına iktisatçı getirdiler. Maliye raportörünü danıştay başkanı yaptılar.

Emniyet müdürünü kültür bakanı yaptılar, kültür müsteşarını milli savunma bakanı yaptılar, güya restorasyonla düzelttiler, Aspendos’a mutfak mermeri döşediler, Erzurum Kongresi’nin yapıldığı müze binaya duşakabin koydular, beş bin senelik aşkar höyüğü’ne belediye hizmeti diye süs havuzu monte ettiler.

İstanbul’a emniyet müdürü getirdiler. Polis değildi.

“NASA da kim oluyor, onlar bizim çok gerimizde” dediler, Türksat’a Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan müdür atadılar.

– Efenim, astronotların sigorta primleri yatırılmamış…
– Mars projesini iptal edin derhal!

Kaymakamı, TRT genel müdürü yaptılar.

– Efenim, ana haber bülteninde hangi haberleri verelim?
– Valiye sormam lazım.

PTT genel müdürünü tenis federasyonu başkanı yaptılar. Bilahare, tenis federasyonundan aldılar, danıştay üyesi yaptılar iyi mi…

İstanbul belediye başkanımız, muhallebici, o nedenle her yağmurda koskoca şehir sütlaca dönüyor, mimar olarak herhangi bir eserini hatırlamıyorum ama, profiterölü fena değil.

Ölü yıkayıcıyı, fen fakültesine genel sekreter yaptılar.

Başçavuşu MİT müsteşarı yaptılar, MİT müsteşarına başçavuş dediğim için beni mahkemeye verdiler, savcı ifademi almak için çağırdı, “sayın savcım, adam başçavuş, amiral mi deseydim” dedim, savcı gülmekten boğuluyordu, başçavuş meselesinden takipsizlik aldım ama, az daha savcıyı öldürmeye teşebbüsten tutuklanıyordum.

Darbeci-casus diye içeri tıktıklarını general yaptılar, general yaptıklarını darbeci-casus diye içeri tıktılar, milli savunma bakanı imam, başkomutan kantin asteğmeni… Fetonun imamları giriyor diye askeri liseleri kapattılar, genelkurmay başkanının mezun olduğu liseyi imam hatip yaptılar.

Hastalara moral vermek için, hastanelere imam atadılar.

– Hocam apandisitim patladı.
– Yasin oku.
– Hocam tansiyonum düştü.
– Uzan şu seccadeye.
– Hocam basur oldum.
– E, fıtratında var.
– Hocam tahlillerim nasıl?
– Eşhedü en laa…

Hastane imamını, aynı hastaneye müdür yaptılar. Cami imamlarını öğretmen olarak atadılar, beden eğitimi öğretmenini başhekim olarak atadılar. En son… Veterineri tıp fakültesine dekan yaptılar.

Netice kardeşim?
Memleketin çivisi çıktı.
Neresini tutarsan, orası elinde kalıyor.

Ve hal böyleyken… Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş açıkladı, “bundan böyle içki içiyor içmiyor diye ayırmayacağız, liyakata önem vereceğiz” dedi.

E, kriter tamamdır yani.

Bundan böyle, bira içenler daire başkanı, viski içenler genel müdür, rakı içenler müsteşar…
Üstüne cila olarak şampanyayı da patlattın mıydı, devlette feto meto kalmaz gari!

Yılmaz Özdil
Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/fetoculugun-panzehiri-1354711/