Hakan Şükür’ün macerası

Sevgili okuyucularım, dünkü haberleri mutlaka izlemiş olmalısınız. Futbolcu Hakan Şükür‘le birlikte babasının da banka hesapları ile mal varlığına mahkeme kararıyla el konuldu.

Unutmayınız, Hakan yakın geçmişte AKP milletvekili idi. Dünya liderimizin sağ kollarından biri olarak çalışır, üstelik önce TRT‘de, sonra Lig tv’de futbol yorumculuğu yapıp çok büyük gelir elde ederdi.
Fethullahçı Hakan milletvekilliğini bile ahlak dışı kazançlara alet etmişti.
Vatandaş Hayri Günel onun TRT‘deki Stadyum programına mesaj atıp bunun nasıl bir iş olduğunu sordu. TRT’ninresmi sitesi üzerinden gelen yanıtı 11 Aralık 2010 tarihli“Vay TRT Vay” başlıklı yazımda burada duyurmuştum:
“Sana ne geri zekalı, cemaatle ne ilgisi var. Kıskançlık yapma İBNE. Seneye de iki katını verecez. Ne de olsa Türk futbolunun kralı Hakan var ekranda. Reytingler süper. Sen bile seyrediyorsun ya AYI.”
Hakan bu sırada AKP milletvekili!
Hayretimi şöyle belirtmişim: “Bunca yıllık gazeteciyim, bir devlet kurumundan vatandaşa böyle bir yazı, mektup, ya da internet mesajı gönderildiğini duymadım.”

6 Ocak 2012 tarihli yazımın başlığı “Bizim Futbolcu İşini İyi Biliyor.” Özetliyorum:
“Eski futbolcu Hakan Şükür son seçimde AKP’den milletvekili seçildi. Popüler bir isimdi, Fethullah’ın yakınıydı. Partisine oy getirebilirdi ve listede yerini aldı. Bugüne kadar ant içme hariç Meclis kürsüsüne çıkmadı. Meclis’te görüşülen bir konuda nasıl oy kullanacağı kendisine sorulunca “Büyüklerimiz bilir” demişti.
Bu arkadaş TRT’de Stadyum programında yorumculuk yapıyor ve ayda net 60 bin lira alıyor… Meclis’te görüşmeler var, beyefendi o saatte maç izliyor.
Milletvekili misin, futbol yorumcusu musun kardeşim, milletvekilliği senin ek görevin mi?..
İşte size Türkiye’nin durumu. Milletvekilliğini ek görev olarak yapan Fethullahçı Hakan yine karşınızda!”

24 Eylül 2013 tarihli yazımın başlığı “Spora Siyaset Sokunca.” Özetliyorum:
“Yüzlerce milyon doların döndüğü futbol sektörü artık tümüyle AKP ve Tayyip’in elinde… Adına Hakan Şükür denilen o malûm AKP milletvekili şimdi Lig TV yorumcusu! İnanılmaz paralar alıyor ve rakam gizli. Tayyip’in personeli.
Peki Lig TV ne? AKP’nin arka bahçesi…”

9 Mart 2012 tarihli yazımın başlığı “Meclis’in Onuru Hakan Şükür.” Özetliyorum:
“Siyaset ve ülke sorunlarıyla ilgili herhangi bir fikir ve görüşünü bugüne kadar ne yazık ki öğrenemediğimiz Hakan, Tayyip tarafından listeye konulup milletvekili yapıldı.
Tek özelliği, taa futbolculuğu döneminden beri Fethullahçı olması.
Meclis’e arada sırada uğruyor. Çoğu zaman da mazeret bildirip gelmiyor.
Bu şahsa soruyoruz:
‘Arkadaş sen (milletvekili kimliğinle) Lig TV’den kaç para alıyorsun?
Bazılarına göre ayda 150, bazılarına göre 200 bin Tayyip lirası alıyor. Bu konuda kendi sözleri var. İşverenin ilkeleri varmış o yüzden rakam açıklaması mümkün değilmiş!..
Futbol programlarında bülbül gibi şakıyorsun, iş milletvekilliği görevine gelince dut yemiş bülbül gibi suskunluğa bürüyorsun…
Şimdi yapması gereken şey futbol yorumculuğunu derhal bırakıp asli görevi olan milletvekilliğine dönmesidir…”

18 Ocak 2012 tarihli yazımın başlığı “Milletvekili Hakan’ın Yeni Patronu.”
“…Almış arkasına Fethullah ve Tayyip rüzgarını, ısrarla ekranda kalıyor, para kazanıyor, milletvekilliği ile bağdaşmayan işler yapıyor ve kendisini büyük bir pişkinlikle savunmaya kalkışıyor.
Lig TV’den aldığı parayı gizleme hakkı yoktur. Maç yorumculuğuna böylesine meraklı ise AKP milletvekilliğinden istifa eder. Eğer milletvekili kalmak istiyorsa o kanaldan derhal ayrılmak zorundadır. Bir rezalet yaşıyoruz…”

* * *

10 Ocak 2012 tarihli yazımın başlığı “Hakan Şükür Çok Şükür.” Özetliyorum:
“…Şimdi belki diyeceksiniz ki ‘Ey Emin Çölaşan, Hakan Şükür olayı bu kadar önemli mi, niçin bu konuyu yazıyorsun?..’
Evet çok önemli çünkü Türkiye’de iktidar kesimi her olayı nalıncı keseri gibi kendine yontuyor ve ülkemizi işine geldiği gibi yönetiyor. Bu süreçte yandaşlar korunup kollanıyor, yasalar açıkça çiğnenerek onlara köşe döndürülüyor…
Hakan Şükür olayı işte bu ortamda daha da önem kazanıyor. Adam açıkça korunup kollanıyor, o bizim adamımızdır, para kazansın mantığı ile yasaların çiğnenmesine göz yumuluyor. Hakan Şükür’ün iki ayrı işi, milletvekilliği ile futbol yorumculuğunu aynı zamanda yapması suçtur…”

Ben bunları yazıp rezaleti belgelerken Hakan’dan tık yoktu. Dahası, partisinden de ses çıkmıyordu.
Fethullah yakınlığı ile ün yapan Hakan hem cemaat, hem de AKP iktidarı tarafından koruma altına alınmıştı.
O sırada AKP-Cemaat kavgası henüz patlamamıştı.
İki kesim el ele kol kola koşup malı birlikte götürüyordu!

Şimdi ne oldu?..
Araları bozulunca Hakan yurt dışına tüydü, Fethullah’a sığındı.
AKP iktidarı ise onun peşine düştü, sülalesi dahil parasına ve mal varlığına el konuldu.
Hakan’ı milletvekili seçtiren onlardı. Milletvekilliğini yozlaştırmasını, ahlâk dışı yollardan büyük paralar kazanmasını görmezden gelen yine onlardı.

Benim bunları yazdığım dönemlerde gerek cemaat ve gerekse iktidar, burunlarından kıl aldırmazdı.
Zannederlerdi ki o tatlı iktidar-cemaat-vurgun düzeni hep öyle gidecek!..
Belki de benim yazılar için birbirlerine “Aldırmayın şu herife.. İstediği kadar yazsın, kim takar” derlerdi.
Sonuç ortada, rezalet gündemde…
Kim haklı çıktı!

Emin Çölaşan
http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/emin-colasan/hakan-sukurun-macerasi-1351430/