Hastanede tanıştım Filiz’le.

Hastanede tanıştım Filiz’le.

Ameliyat olan babamın ve benim yattığımız odaya geldi sabah. Kapıda durdu, biraz ürkek gözlerle baktı içeriye. Yine yüzünde o güzel gülümsemesi vardı. Küçük adımlarla girdi içeriye.

Hastanede tanıştım Filiz’le.

İçeriye girip tek tek yatan hastalarla tanıştı. Sonra da biz refakatçilerin isimlerini öğrendi.

Hastanede tanıştım Filiz’le.

Üstünde hep kırmızı tişört, altında çingene pembesi pijama. Ayaklarında terlik vardı. Çorabı yoktu.

Hastanede tanıştım Filiz’le.

O da günlerdir babasının yanında kalıyordu annesiyle birlikte. Onun için o da benim gibi biraz dağınık, biraz da kirliydi haliyle.

Hastanede tanıştım Filiz’le. 16-17 yaşlarındaki zihinsel engelli Filiz’le hastanede tanıştım ben. Terliklerini sürüye sürüye koridorda gezen, tek bir refakatçi kuralına göre annesi orada bulunan ama bırakacak yerleri olmadığı için yere battaniye serip yatan, bütün hastaları günde 5 defa gezip geçmiş olsun diyen Filiz’le tanıştım ben.

Odaya geldiğinde adımı öğrendi, “sana eczacı abi diyebilir miyim” dedi, ben de ona Filiz abla dedim, hoşuna gitti. Günde en az 5 defa gelip “babana iyi bakıyorsun değil mi eczacı abi” diye sordu. “Bakıyorum Filiz abla” dedim.

“Ben renkleri biliyorum” dedi. Tişörtümdeki renkleri dokunarak saydı, “Kırmızı, mavi, beyaz”.  “Sayıları” da biliyorum dedi. “Say” dedim, “1-4-6-9-10” dedi. “Aferin” dedim.

Bir gün çok sinirli geldi Filiz. “Birisi bana özürlü dedi, ben özürlü müyüm” dedi. Ben de ona “ sen özürlü değil ÖZELSİN” dedim. Çok sevindi. Bütün odaları gezdi,  “ben özelim” dedi.

Hastanede tanıştım özel Filiz’le. Onunla sayıları öğrendik tekrar, bir de haftanın günlerini. Babasının hastaneden çıkacağı günü saydı böylece her sabah.

Bir ara hırçınlaştı, “yeter artık ben okula gideceğim, arkadaşlarım beni özledi, öğretmenim de kızacak” dedi.  “Baban iyileşince git bence, şimdilik okulu boşver” dedim. “Tamam doğru” dedi, okula gitmedi.

“Ağzı fermuarlı çanta bulun bana” dedi, “Ne yapacaksın” dedim,  “e o kadar kitabı nasıl götüreceğim ben okula eczacı abi” dedi.  “Haklısın ben düşünemedim” dedim.

Hastanede tanıştım ben Filiz’le. Özel, güzel saf, temiz Filiz’le. Biz gittik evimize, o gitti yaşadığı şehre.

Bir Özel Filiz tanıdım ben hastanede, bizim hepimize özel’ liklerimizi unuttuğumuzu gösteren bir Filiz. Ben ondan tekrar öğrendim özel’liğimizi, basitliğimizi ve temizliği. Öyle ya hayat o kadar basitti ya başta, gül-oyna-bulunduğun ortama ayak uydur. Ye, iç ve de uyu bulduğun yerde, battaniyenin üstünde bile.

Hastanede tanıdım ben Filiz’i, kimseyi bu kadar içten tanımamışım meğerse.  Çok çocuksuyum artık, birazcık özgür, azıcık da özel.

#eczaciadam