Her Büyük Terör Eyleminin Ardından Daha Büyük Köprü Açılışı Yapan Türkiye, İşlerin İzmir-Atina Köprüsüne Kadar Gelmesinden Endişeli

Atatürk Havalimanı saldırısına Osman Gazi Köprüsü açılışıyla, bu sabah Cizre’de gerçekleşen saldırıya da 3. köprü açılışıyla yanıt veren Türkiye’de gözler bir sonraki açılacak köprüye çevrilmiş durumda. Saldırının çapı arttıkça açılan köprünün uzunluğunun da artttğına dikkat çeken uzmanlar ise, işin olası bir İzmir-Atina köprüsüne kadar gelmesinden endişeli.

“Sırf meraktan bile eylem yapabilirler”

Türkiye’deki terör saldırıları ve açılışı yapılan köprü projeleri arasındaki bağlantıya dikkat çeken ATLANTIK Strateji Genel Müdürü Onur İncesoy, “Anladığımız kadarıyla Türkiye’nin terörle mücadelede ana stratejisi ‘Terör mü? Al o zaman sana köprü’ haline geldikçe, örgütler açısından da iş bir tür inada binmiş durumda. Bundan sonraki kimi eylemlerin sırf ‘Bakalım bu seferkine ne kadar uzunlukta bir köprüyle yanıt verecekler?’ merakından kaynaklanabileceğini bile söylemek yanlış olmaz” sözleriyle çarpıcı analizlere imza attı.

Köprü uzunluklarının terör örgütleri arasındaki rekabette de belirleyici bir unsur haline gelmeye başladığına dikkat çeken İncesoy, “Özelliikle IŞİD ve PKK mensupları arasında ‘Bizimkinden sonra en uzun köprüyü açtılar, demek ki en çok zararı bizim eylemimiz vermiş’, ‘Daha kısa olabilir ama bizimkinde raylı sistemi de olan asma köprü açtılar. Hem de dünyanın incisi Boğaz’da. O daha büyük proje, o yüzden bizim eylem daha etkili oldu’ şeklinde atışmaların olduğu yönünde istihbari raporlar da bu teorimizi güçlendiriyor ” derken, örgütlerin bu zaafının ise terörle mücadelede etkin bir şekilde kullanılabileceğini ifade etti.

“Olay İzmir-Atina’ya kadar gider”

“Bu iş böyle giderse biz bu örgütleri daha da hırslandırırız.  En sonunda olay İzmir – Atina arasında köprü yapmaya kadar gider ki onun öncesindeki eylemi düşünmek dahi istemiyorum. Nerden baksanız 1300 km yani. Allah korusun” diyen İncesoy, izlenmesi gereken stratejiyi ise şöyle aktardı:

“Madem bunlar başarı kriteri olarak bizim köprü uzunluklarımızı baz almaya başladılar, o halde ipler de bizim elimizde demektir. Bu durumu kendi lehimize kullanabiliriz. Bundan sonraki büyük eylemde daha kısa bir köprü açalım mesela. 150 metrelik falan bir şey. Bu durum ister istemez eylemi gerçekleştiren örgüt içinde tartışmaları da beraberinde getirecektir. Bu mesafeyi her defasında kısaltırsak iç tartışmalar ve özgüven kaybı sayesinde örgütlerin kısa sürede dağılma noktasına geleceğinden benim kuşkum yok. Üstelik bu yöntem bizim adımıza da daha az masraflı. Hem terör belasından kurtuluyoruz, hem ekonomimiz büyük projelerin hazineye getirdiği yüklerden bir nebze olsun kurtuluyor. Tam bir Win – Win…”

Kaynak: Zaytung