Hükümet, Ekonomik Krize Karşı Acil Eylem Planını Açıkladı: ”İnşaatları Yenilebilir Malzemeden Yapacağız. Çok Mecbur Kalırsak…”

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına düşürülmesiyle birlikte ekonominin geleceğiyle ilgili endişeler de artarken, hükümet piyasaları rahatlatmak için harekete geçti. Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan acil eylem planına göre, ülke genelinde yapılacak resmi ve özel sektör inşaatlarında yenilebilir malzeme kullanımı zorunlu hale getirilerek olası bir kriz durumunda açlıktan ölmelerin önüne geçilecek.

“Karar siyasi”

Hafta sonu hummalı bir çalışmayla hazırlanan ekonomide acil eylem planına dair kamuoyunu bilgilendirmek üzere kameraların karşısına geçen Başbakan Binali Yıldırım, öncelikle Moody’s’in kararını siyasi olarak nitelendirerek, sert ifadelere yer verdi.

Başbakan Yıldırım, “Bize diyorlar ki işte ekonominiz şişirme inşaat sektörü ve dışarıdan para bulmaya bağlı. Bunları düzeltin, bir şeyler üretip onu satın yoksa yakında para bulamazsanız patlayabilirsiniz.E iyi güzel de bugünden yarına ne üreteceğiz nasıl üreteceğiz? Ona dair bir şey yok raporda. Bi defa iyi niyetli olsalar o konuda da bir yol yordam gösterirler. Bunların niyeti huzurumuzu kaçırmak başka da bi şey değil.” diyerek Moody’s’e yüklenirken, her şeye rağmen piyasaları rahatlatmak adına gereken adımların hızla atılacağını da sözlerine ekledi.

“Madem en iyi bildiğimiz iş inşaat”

Kararın ardından ekonomi kurmaylarıyla birlikte bütün hafta sonunu toplantılar yaparak geçirdiklerini belirten Yıldırım, yoğun beyin fırtınalarının ardından çıkan sonuçları ise şu sözlerle aktardı:

“Arkadaşlarımızla birlikte özellikle bu Moody’s haberlerine yapılan yorumları dikkatle takip ettik. Sosyal medyada en fazla dile getirilen eleştirilerden biri ‘Bunlar inşaattan başka bir şey yapmayı bilmez. Yarın bir kriz çıksa, bu millet patır patır işsiz kalsa ne yapacak? Beton mu yiyecek? Asfalt mı kemirecek?’ şeklinde idi. Maliye Bakanımız bunları okuyunca ‘E neden olmasın?’ dedi. Önce espri yapıyor sandım. Sinirim de bozulduğu için baya bi güldüm. Ama ciddiymiş…

Bana söylediği ‘madem bizim en iyi bildiğimiz iş inşaat, o zaman neden onu da acil bir durumda yenebilecek malzemelerden yapmıyoruz sayın başbakanım?’ oldu. Düşündüm, mantıklı gerçekten. Hamuru mesela yeterince bekletirsen beton gibi oluyor. Al sana duvar. E bunun tersi de mümkün. Annelerimiz biliyorsunuz bayatlamış ekmeklerden tost falan yapar. Demek ki biraz ısıtırsan tekrar yenecek bir şey de olur o duvar…”

Teknik çalışma başlatılacak

Başbakan Yıldırım, bu doğrultuda mevzuatlarda gerekli düzenlemelerin hızla gerçekleştirilerek bundan böyle tüm inşaatların çimento yerine un kullanılarak yapılmasının sağlanacağını vurgularken, köprü ve otoyollar için de çeşitli alternatifler geliştirileceğini belirtti.

Hükümet, Ekonomik Krize Karşı Acil Eylem Planını Açıkladı: ''İnşaatları Yenilebilir Malzemeden Yapacağız. Çok Mecbur Kalırsak...'' asma kopru

“Köprü için biliyorsunuz Osmangazi Köprüsü açılışında şu talaş böreğinden asma köprü yapan bir arkadaşımız vardı. Onunla temasa geçtik bile. Nasıl oluyor bu iş bi anlatsın. Otoyolu da atıyorum mesela kakaolu puding malzemesinden yapabiliriz. Hem rengi tutturmuş oluruz hem de vatandaşlarımız Allah korusun bir kriz çıktığında sadece hamur değil tatlı olarak asfaltı da yiyebilir.” diyen Yıldırım, yapılacak teknik incelemelerin ardından malzeme konusunun en kısa sürede netleştirileceğini ifade etti.

Yıldırım, son olarak projenin teknik tarafında sunta gibi diyet bisküvisi üretme konusunda bilgi birikimi olan yerli gıda kuruluşlarıyla işbirliğine gidileceğini de belirtirerek şunları kaydetti:

“Onlar biliyorsunuz hem sağlıklı hem de ısıtmaya gerek kalmadan direkt o sunta haliyle de tüketilebiliyor. Belki deprem riski açısından taşıyıcı kolonlarda kullanmak sakıncalı olabilir ama en kötü ihtimalle inşaatların ahşap doğrama gibi kısımlarınında bu malzemelerden kullandırtabiliriz. Neyse bakıcaz artık, Allah’ın izniyle hiçbir vatandaşımızın da açlıktan ölmesine musade etmeyeceğiz…”

Kaynak: zaytung