İlişkilerde gizlilik ve mahremiyet nerede başlar, nerede biter?

Gizlilik mi mahremiyet mi? İşte bu soru, duygusal ilişkilerin en büyük endişe kaynağını oluşturuyor.  Eşlerden biri, biraz kişisel alana ihtiyacı olduğunu düşünürken, diğeri bunu gizli kapaklı işler çevirmek olarak algılayabiliyor. Peki bu ikisi arasındaki fark nedir? Nerede başlayıp nerede bitiyor?

Kişisellik veya mahremiyet, başkalarının gözetiminden veya rahatsız etmesinden uzakta olma durumu olarak tanımlanabilir. Örneğin, bir etkinliğe katıldıktan sonra kendi evinize döndüğünüzde, artık etkinlikte yanınızda oturan kişi sizi izleyemez, sizinle konuşamaz, sizi rahatsız edemez. Yani mahremiyet genel anlamda, bazı şeyleri kendinize özel kılmak ve bireysel ihtiyaçlarınız, değerleriniz, isteklerinizi gerçekleştirmek için diğer şeylerle aranıza sınırlar koymak anlamına geliyor. Mahremiyetiniz ihlal edildiğinde, kendinizi öfkeli hissedebilir ve bunu ihlal eden kişiyi uzaklaştırmak isteyebilirsiniz.

Gizlilik ise bilinçli olarak birinden veya birilerinden bazı bilgileri saklama durumu olarak tanımlanabilir. Profesyonel gereklilikler dışında eğer bazı şeyleri sır olarak saklıyorsanız, bu bilginin açıkça bilinmesi durumunda yaratacağı etkiden korkuyorsunuz demektir. Gizliliğiniz ihlal edildiğinde, söz konusu bilgi ve insanların tepkileri üzerindeki kontrolünüzü yitirmiş hissedebilirsiniz. Bu da korkmuş, endişeli ve öfkeli hissetmenize neden olabilir.

İlişkilerde gizlilik ve mahremiyet nerede başlar, nerede biter?  İlişkilerde gizlilik ve mahremiyet nerede başlar, nerede biter? esler 02
Sadakatsizlik, çok önemli bir cinsel ve/veya romantik sır barındırır.

Bu tanımlara bakıldığında gizlilik ve mahremiyet arasındaki fark oldukça net görülüyor. Ancak gerçek hayatta her zaman öyle olmuyor. Örneğin bir erkeğin, eşinin bir akrabasını çok çekici bulduğunu düşünün ancak eşini çok sevdiğini ve eşiyle mutluluğunu bozacak hiçbir girişimde bulunmaya niyeti olmadığını düşünün. Bu erkek, bu düşüncesinin mahremiyet sınırları içinde olduğunu düşünebilir. Oysa eşi, bu durumu gizlilik kapsamında değerlendirebilir. Dışarıdan bakıldığında da kimin daha haklı olduğunu söylemek oldukça zor.

Peki gizlilikle mahremiyet arasındaki bu fark neden bu kadar önemli? Yoksa sizce bu basit bir kelime oyunu mu? Farz edelim ki öyle değil. Gizlilikle mahremiyer arasında büyük bir fark olduğunu düşünün. Saklanan bilginin ortaya çıkması durumunda masum bir ilişkiyi tamamen yok edebileceğini düşünün. Bir erkek, kadın dergileri okumayı seviyorsa ve eşinden gizli gizli tuvalette kadın dergileri okuyorsa, bunu gizli tutmaya devam edebilir. Eşi bunu öğrense bile, büyük ihtimalle ilişkileri uzun vadede hiçbir zaman görmeden bu bilgiyi unutup giderler. Ancak bir erkek, eşinin okuduğu kadın dergilerine bakarak tuvalette mastürbasyon yapıyorsa, eşi bunu öğrendiğinde öfkelenebilir ve artık çekici olmadığını düşünmeye başlayabilir. Veya buna gülüp geçebilir, eşinin bu davranışının üzerinde pek fazla durmayabilir. Her iki koşulda da erkeğin, eşini öfkelendirmekten veya incitmekten korkarak bunu anlatmak istememesi, bu durumu gizlilik kapsamına sokar.

Gizlilik meselesinin bir sonraki adımı da sadakatsizlik. Sadakatsizliğin tanımı herkese göre değişebilir ancak tüm tanımlamaların tek bir ortak noktası var; sadakatsizlik, çok önemli bir cinsel ve/veya romantik sır barındırır. Bunun sır olmasının sebebi ise öğrenildiği zaman yaşanacak etkilerden korku duyulmasıdır.

Uzun süreli ilişkisi olan birçok insan, gizliliğin mahremiyet olduğuna kendisini ikna etmeye çalışabilir. Eğer belli durumlarda saklanan bilginin gizlilik mi yoksa mahremiyet mi dahilinde olduğuna karar veremiyorsanız, kendinize şu soruyu sorun: Eğer bu bilgiyi sakladığım kişi gerçeği bilseydi, incinir veya öfkelenir miydi? Eğer bu soruya yanıtınız “evet” ise, sır saklıyorsunuz demektir. Porno izlemek, mastürbasyon yapmak gibi davranışları birçok kişi eşinden saklıyor ve bir sır olarak tutuyor. Başkalarını gerçekte veya sosyal medya üzerinden takip etmek veya eşinin istemediği biriyle internet üzerinden konuşmak da sır olabilir.

İlişkilerdeki gizliliğin asıl sorunu, çiftler arasındaki güvenip zedeleyip zedelemediği sorunudur. En sağlıklı ilişkilerin, karşılıklı güven üzerine kurulduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak sır saklamamak, ilişkilerde çiftlerin hiçbir mahremiyeti olmayacağı anlamına gelmiyor. Örneğin eşiniz sosyal medyada ne paylaştığınızı görebilir, takip edebilir ancak sosyal medya hesaplarınızın şifreleri sizin kişisel bilgilerinizdir. Tabii ki bir ilişkideki mahremiyet ve gizlilik arasındaki sınırın sosyal medya hesaplarınızın şifrelerinden çok daha fazlası olduğunu hepimiz biliyoruz. Burada önemli olan, bir ilişkinin tüm yönlerinin açıkça tartışılabilir ve konuşulabilir olmasıdır. Bu tartışmalardaki ortaklaşa belirlenmiş sınırlar, sizin ilişkinizdeki gizlilik ve mahremiyet sınırını da belirler.

Kaynak: Psychology Today