İşin aslını anlatayım

Tarih: 16 Mart 2013.
Yer: Marmaris.
Grand Yazıcı Mares Otel’de açık oturum yapıyoruz.
(15 Temmuz darbesinin başladığı saatlerde Erdoğan’ın bulunduğu villanın bitişiğindeki otel.)
Konuşmacılar; Atilla Sertel, Mustafa Mutlu ve ben.
Konuşmalarımızı Marmaris TV veriyor.
Panelin moderatörü; Marmaris tv kurucu genel yayın yönetmeni meslektaşımız
Gökmen Ulu.
Genç meslektaşım Gökmen Ulu ile o panelde tanıştık ve birbirimizi çok sevdik. Başarılı gazeteciliğinin karşılığını aldı; önce artı 1 kanalında sonra SÖZCÜ‘de çalışmaya başladı…
Tarih: 11 Temmuz 2016.
Erdoğan günlerdir kameraların karşısına geçmemişti. Tatilde olduğu söyleniyordu.
Dünyanın her yanında siyasal liderlerin nerede tatil yaptığı merak konusu olur.
O gün… Doğan Haber Ajansı’nın Marmaris Okluk Koyu‘ndaki teknelerin uzaklaştırıldığı ve civar koyların boşaltıldığı haberi çok sayıda medya kuruluşunda yer aldı.
Bu haberden sonra Erdoğan’ın -Turgut Özal tarafından 1989 yılında yaptırılan- Devlet Konukevi’nde kaldığı iddia edilmeye başlandı.
Tarih: 13 Temmuz 2016.
Bölgeyi iyi tanıyan -Dikili’de doğan ve Marmaris’te
6 yıl gazetecilik yapan ve artık İzmir’de yaşayan- Gökmen Ulu ve kameraman arkadaşı Gökova Körfezi’nin yolunu tuttular. 10 Temmuz gecesi koylarda yaşananları haber yaptılar. Gece yarısı, Avrupa Kupası finali bittikten sonra, Jandarma karadan gelip projektörleri yakarak teknelere megafonla anons yaparak bölgeyi terk etmelerini istemişti! Ardından Sahil Güvenlik de aynı anonsu tekne sahiplerine sözle bildirmişti!
Tekneciler şaşkınlıkla nedenini sorduklarında, “Sebebini bilmiyoruz. Valiliğin emri var. Kendiniz gitmezseniz römorkör ile tekneleriniz çekilecek ve yüksek masraflar size ödettirilecek” demişlerdi.
Hayret!
Bugüne kadar teknelerin koylardan çekilme emrini kimin, neden verdiği ortaya çıkarılmadı.
Devam edelim…

İlçede bilmeyen yok

Tarih: 14 Temmuz 2016.
Gökmen Ulu’nun yaptığı tekneler haberi SÖZCÜ‘de yayınlandı.
Peki… Erdoğan Okluk Koyu’nda mıydı?
Okluk Koyu’na giriş-çıkışlar kapatılmıştı ama karada güvenlik personeli yoktu. Ne jandarma, ne özel harekatçı vardı.
Bu işte bir iş vardı.
Gökmen Ulu Marmaris’e gitti. İlçede eski arkadaşlarıyla sohbet ederken Erdoğan’ın, İçmeler Mahallesi’nde, işadamı Serkan Yazıcı’ya ait otelin içindeki ultra lüks villada tatil yaptığını öğrendi. Aslında…
Bunu ilçede bilmeyen yoktu. Otelde konaklayan turistler civardaki lokantacılara söylemişti ve bu kulaktan kulağa yayılmıştı. Ve hatta…
Otelde kalanlardan kimileri bu haberi sosyal medyada paylaşmıştı; hem de 11 Temmuz gününden itibaren beş gün boyunca! Paylaşımların çoğunda serzeniş vardı. Örneğin, bir turist; Facebook sayfasında “Burada bile rahat yok. Müzik kısıtlandı, animasyon yasaklandı. Tatil zehir oldu” diye yazmıştı!
Sadece sosyal medya değil…
Turizm acentesinde çalışanlar da, turist kafilelerine gösterdikleri Yazıcı Oteli’nin önündeki “Yunus Park”ın Erdoğan’ın gelişiyle kapatılmasına sitem ediyorlardı!
Yani… Erdoğan’ın bulunduğu yeri Marmaris’te bilmeyen yoktu.
Bir gün sonra…
Gökmen Ulu, 15 Temmuz günü sadece deniz tarafından görülebilen villanın fotoğrafını çekti. Fakat, fotoğrafta Erdoğan yoktu.
Erdoğan’ın cuma namazına gideceğini düşünüp otele en yakın noktadaki İçmeler Camii‘ne gittiler. Erdoğan gelmedi.
16 Temmuz’da dünyaca ünlü futbolcular ile Türk karmasının maçı için Erdoğan Antalya’ya gidecekti. Bu nedenle tatil haberini ertesi güne bırakmadı; 15 Temmuz günü saat 16:25’te haber “Erdoğan’ı SÖZCÜ buldu” başlığıyla SÖZCÜ‘nün internet sitesinde çıktı!
Bitmedi..

Canlı yayın teklifi   

Darbe saatleri…
Saat 22.00.
Gökmen Ulu ve kameraman arkadaşı hemen Erdoğan’ın bulunduğu otele gittiler.
Birinci kontrol noktasındaki polis ekibi kimliklerini aldı; ve SÖZCÜ, AA, TRT, DHA, İHA ve Marmaris’teki yerel muhabirlerin geçişine izin verdi.
Muhabirler, saat tam 00:00‘da Erdoğan’ın konakladığı villanın bahçesine davet edildiler. 10 dakika sonra Erdoğan karşılarına geçerek açıklama yaptı. Gayet soğukkanlıydı.
Erdoğan’ın açıklaması tam 5 dakika sürdü. Sözlerini tamamladıktan sonra tek bir soru aldı. TRT muhabiri “Bu gece Marmaris’te mi kalacaksınız” diye sordu. Erdoğan iki kez “Hayır” dedi ve arkasını dönerek ilerledi.
Gökmen Ulu iki kez “Sayın Cumhurbaşkanım” diye seslendi Erdoğan dönmedi. Dönseydi; “Yanımızda canlı yayın cihazı var. Web sitemizden bağlanarak Türkiye’ye seslenebilirsiniz” diyecekti. Olmadı.
Erdoğan’ın açıklaması,
SÖZCÜ‘nün internet sitesinde, “Erdoğan’dan ilk açıklama: Bütün halkı meydanlara bekliyorum” başlığı ile saat 00.13’de yayınlandı. Yani…
Erdoğan’ın açıklamasını en önce duyuran
SÖZCÜ oldu. SÖZCÜ‘nün haberinden sonra Erdoğan, CNN Türk’e bağlandı.
Bu gerçekler ortada iken, “Erdoğan’ın yerini deşifre etti” diye Gökmen Ulu ve
SÖZCÜ gazetesi, kimi yandaşlar tarafından ısrarla neden hedef yapılıyor?
Darbe yapacak FETÖ’nün Erdoğan’ın kaldığı yeri bilmemesine olanak var mı? Darbeci askerlerin ne zaman ve nasıl görevlendirildikleri belli iken SÖZCÜ‘ye saldırmalarının sebebi ne? Bunu yazanların hemen hepsinin 17-25 Aralık’tan önce FETÖ övgüsünde yarışanlar olması tesadüf mü?
Bakınız…
FETÖ ile mücadelede medyada tüm kapılar yüzüme kapatılırken, bana destek çıkan sadece SÖZCÜ oldu. Bu tek olgu bile SÖZCÜ’nün çizgisini kanıtlar.
Yıllardır Cemaat konusunda yazan biri olarak şunu diyorum:
Cemaat üzerinden
SÖZCÜ‘ye saldırmak FETÖ soruşturmalarını sulandırmaktır.
Bu tipik bir FETÖ oyunudur…

Soner Yalçın – sozcu.com.tr