İşin içinde FETÖ vardı da, ötekiler kimdi? Kafamdaki darbe soruları!

Sevgili okuyucularım, geçtiğimiz 15 Temmuz gecesi Türkiye çok ilginç, dünyada eşi benzeri herhalde az görülen bir darbe girişimine tanık oldu.
Şimdi aradan tam iki ay geçti ama yanıtı bilinmeyen çok soru var.
O gece Ankara’da gece saat 21.00 dolayları…
Havada jetler uçuyor. Birden fazla uçak olduğu kesin ama karanlıkta sayıyı bilemiyorsunuz. Büyük ve sürekli bir gürültü…
Bir arkadaşın uyarısıyla televizyonu açtım, Boğaz köprüsünün askerler tarafından tek yönlü olarak trafiğe kapatılmış olduğunu gördüm.
Aklıma yine de darbe gelmiyordu çünkü darbelerin vazgeçilmez kuralıdır, bu iş dünyanın her yerinde sabaha karşı, yani herkes uykuda iken yapılır.
Bu girişimin üzerinden iki ay geçti ama o gece ve öncesinde neler olduğunu, bu işi kimlerin yaptığını henüz bilmiyoruz.
Her kesimden on binlerce insan bu iki aylık süre içerisinde açığa alındı, devletten kovuldu, gözaltına alındı veya tutuklandı…
Ama işin sahibi çıkmadı!
Bu komik ve acemi darbe girişimini kimler tezgahlayıp piyasaya sürmüştü?
İşin içinde FETÖ mutlaka vardı da, ötekiler kimdi?

Bu konuda sizler gibi benim de kafamda biriken yüzlerce soru işareti olduğunu itiraf edeyim.
– O gün akşamüstü saatlerinde MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanını ziyaret edip olayı haber veriyor. Verdiği bilgi ne kadardı?
– Gece saatlerinde Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve ana karargahın bazı en üst düzey komutanları, emir subayları tarafından enterne edilip Akıncılar üssüne kelepçeli olarak götürülüyor, yere yatırılıyor. Orada neler oldu, darbeciler tarafından birkaç saat sonra nasıl ve hangi gerekçeyle serbest bırakıldılar?
– Sen darbe yapıyorsun ve gece saat 21.30’da Boğaz köprüsüne üç beş tankla birlikte 50 dolayında gariban asker gönderip trafiği tek yönlü olarak kesiyorsun. Akşamın o saatinde karşı yolun trafiğinde binlerce araç birikmiş, korna çalıyor! Tam bir darbe komedisi! Tanklardaki askerler daha sonra ahali tarafından yere yatırılıp enterne ediliyor.
Yani teslim alınıyor. Nasıl darbeci bunlar!
– Cumhurbaşkanı Marmaris tatilinde. Darbeciler otele güya baskın düzenliyor ama odasını bulmaları mümkün olmuyor! Cumhurbaşkanı o sırada uçağına binmiş, İstanbul’a gidiyor. Dikkat ediniz, hükümetin olduğu Ankara’ya değil, İstanbul’a. Niçin?..

Kafamda çok sorular var…
– O gece darbeciler televizyon yayınlarını engellemiyor. Dünyanın her yerinde darbelerin ilk hedefi önce televizyonları susturmak ve ertesi gün gazeteleri ele geçirmiş olmaktır. Bizimkiler sadece TRT‘ye girip Yurtta Sulh Konseyi adına (o da sadece bir kez) ihtilal bildirisi okutuyor.
– Darbeciler medyaya niçin el koyamıyor? Televizyon kanallarının neredeyse tamamı zaten yandaş. Darbe karşıtı yayınlar gece saatlerinde başlayıp günlerce, halen de sürüp gidiyor.
– Yurtta Sulh Konseyi kimlerden oluşuyor?
– Hükümet kesiminde darbenin lideri olarak hava Orgeneral Akın Öztürk’ün ismi verildi. Akın Öztürk kim?.. Yüksek Askeri Şura üyesi…Olayların aslını ve içyüzünü elbette bilmiyoruz ama emrinde bir tek askeri birlik, bir tek asker bile olmayan, pasif görevde bulunan bir orgeneral darbenin lideri nasıl olabilir? – Öteki liderin ise Fetullah olduğu açıklanıyor. ABD’de yaşayan bu imamın Türkiye’de darbe yapacak güce nasıl ulaştığı ise bir başka soru işareti. Eğer bu güce sahipse onun adamlarını ve kadrolarını devlete kim yerleştirmiş?
– Darbe olayının hemen ardından devlette görevli on binlerce kişinin açığa alınma, memuriyetten kovulma ve tutuklanma süreci (FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle) başlatıldı. Bunları devlete kimler yerleştirmişti? Madem FETÖ’cü oldukları biliniyordu, devlette yıllarca görev yapmalarına nasıl göz
yumulmuştu?
– Yoksa bu listeler (darbe girişimi beklendiği için) daha önceden mi hazırlanmıştı?

Kafamda çok sorular var. Yakın gelecekte bu soruların kamuoyunda tartışılmaya başlanması gerekir.
– O gece Meclis binası hangi nedenle bombalandı? Bina gecenin o saatlerinde boştu ama uçaklar saldırıyordu. Darbeciler bu aptalca işten ne kazandı?
– MİT ve Genelkurmay o gece darbe olacağını önceden haber almıştı. Bildiğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanı ile Başbakana haber verilmedi. Niçin?..
– Bilip de uyarmayanlardan niçin hesap sorulmuyor?
– Bu darbenin başı kim, kıçı kim?

Bugün 15 Eylül… Darbe girişiminden bu yana tam iki ay geçti ama boşta kalan sorular o kadar çok ki!..
Benim bildiğim kadarıyla bu soruların hiçbirinin yanıtı henüz verilmedi.
Ama asıl sorular bundan sonra ortaya çıkacak.

Bu konuda ulaştığım birkaç yargıyı da burada sizlerle kısaca paylaşmak isterim:
– Bu darbeciler her kimse, yeteneksiz, niteliksiz, beceriksiz ve korkak adamlarmış. Böyle acemice darbe girişimi ancak Latin Amerika ülkelerinde ya da ilkel Afrika devletlerinde olur.
– İyi ki başarılı olmadılar. Olsalardı Türkiye’de korkunç bir iç savaş çıkacak ve kan gövdeyi götürecekti. Darbecilerle karşı olanların kıran kırana savaşı çok canlar yakacaktı.
Son bir soru:
Bu darbe girişimini kim, kimler tezgahladı? İşin içinde birileri, belki başka ülkeler ve istihbarat servisleri vardı ama onlar kimdir?..
Olayın üzerinden iki ay geçti ve ben hiçbirini çözemedim, siz belki çözersiniz!

Emin Çölaşan – sozcu.com.tr