‘İstismarcıya evlen kurtul’ tartışmasının perde arkası

Bu tür oldubitti girişimleri ne hikmetse hep Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt dışındayken yapılıyor.

Üstelik bu defa Başbakan Binali Yıldırım, daha 14 Kasım Bakanlar Kurulu’nda “Muhalefetle görüşün, Meclis’e öyle götürün” talimatı verdiği halde.

Muhalefetle görüşülmüş mü? Hayır…

Hadi HDP artık muhalefetten sayılmıyor.

Peki, Başbakanın Anayasa daveti yapmaya devam ettiği CHP ile görüşülmüş mü? Hayır.

Peki, Başbakan Yıldırım’ın “Anayasa’yı birlikte yazıyoruz” dediği Devlet Bahçeli’nin MHP’siyle görüşülmüş mü? “Yasa değişikliklerini dahi danışacağız” sözüne karşılık, o da hayır.

MHP o kadar kızgın ki, bu nedenle cuma günü, yani 18 Kasım’da AKP’ye vermeyi düşündüğü ilk Anayasa taslağı değerlendirmesini erteledi.

Çünkü Erdoğan’ın 16 Kasım’da Pakistan’a hareketi ardından, 17’yi 18’e bağlayan saatlerde AKP’li altı milletvekili Meclis’e Türk Ceza Kanununda çocuklara cinsel istismara verilecek cezaları düzenleyen 103’üncü maddede değişiklik öngören bir teklif verdi.

Artık bildiğiniz, tecavüzcüye “evlen kurtul” kapısını açan teklif.

Bu çağdışı, utanç verici uygulama, başında Erdoğan’ın bulunduğu AKP hükümeti tarafından CHP’nin de desteğiyle 2002-2004 arası yapılan Avrupa Birliği uyum düzenlemeleriyle kaldırılmıştı aslında.

Teklif 13 Temmuz 2016’da (Evet, 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden iki gün önce) Anayasa Mahkemesi’nin hükümete 6 ay içinde düzeltme çağrısı yaparak, aksi halde 15 yaş altındaki çocuklara cinsel istismarda bulunanların da serbest kalabilmesinin yolunu açan iptal kararına dayanıyordu. Toplum o zaman da ayağa kalkmıştı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, toplumu yatıştırmak için yeni bir çalışma yapılacağını, yaş küçüldükçe verilecek cezanın artırılmasını öngördüklerini söylemişti. Bunun için bir komisyon da kurulmuş, çalışmalarına başlamıştı.

Şimdi bir gece yarısı, yangından mal kaçırır gibi, adeta birilerini hapishanelerden çıkarmak için hazırlanmış izlenimi veren bir teklif Meclis’e veriliyordu.

Ciddi hukukçular, mağduriyet varsa, bunların mahkeme kararlarıyla düzeltilmesi yoluna gitmeyip mağduriyet filan olmadan doğrudan istismarcıların da serbest kalmasına yol açabilecek tasarıyı eleştiriyordu. Bir de neden apar topar gece operasyonuyla yapılıyordu?

Meclis bir anda karıştı; CHP, MHP, HDP ayağa kalktı.

Adalet Bakanı Bozdağ’ın alttan almayan savunmasına karşın, önergenin görüşülmesi 22 Kasım salıya ertelendi.

Ama cin de şişeden çıktı.

Bozdağ 18 Kasım sabahı Twitter hesabından çocuk yaşta evlendirme vakalarını, devlet erkânının da düğünlere katılıp takı taktığı ile açıklamasıyla tepkiler daha da arttı.

Muhalefet partilerinin ce sivil toplumun yanı sıra AKP’li kadınlar da rahatsızdı. Küçük yaşta zorla, ya da tecavüze uğradığı saldırganıyla evlendirilen çocukların düğün törenlerine katılan devlet yetkililerinin cezalandırılması gerekirken tecavüzcülere adeta davetiye çıkaran bir girişime dayanak mı yapılıyordu? Peki, erkek çocuklara cinsel istismarda bulunanlar ne olacaktı?

AKP bünyesinde, kadınların öncelik aldığı Whatsapp grupları vızıldamaya başladı.

Sonunda beklenmedik bir gelişme oldu.

Sare Aydın Yılmaz’ın başkanlığını, Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın yardımcılığını yaptığı Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM, öğleden sonra saatlerde tasarıya tepki verdi.

“Tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda” diyordu KADEM açıklaması, “Cinsel istismar suçunu işleyenlerin, güç, nüfuz vb. imkânlar ile mağduru ve çevresini etki altına alması ve mağdur ile evlenme yoluna giderek serbest kalmasının önü açılacaktır. Öte yandan mağdurun ise, bu baskı altında erken yaşta zorla evlilik yapması ve bu evliliği sürdürmeye mecbur kalması kuvvetle muhtemeldir. Yine bu tasarı ile suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında görülen davaların af ile sonuçlanacak olması ve yasanın yürürlük süresinin belirlenmemiş olması da tasarının sakıncalarındandır.”

KADEM açıklamasında ayrıca “Küçük bir kız çocuğunun iradesi nasıl tespit edilecektir?”gibi ciddi bir soru da soruluyordu.

Benzeri sözleri, daha ağırlarını başka sivil toplum örgütleri de söylüyordu. Ama KADEM’e, biraz da Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın varlığı nedeniyle adeta AKP’nin arka bahçesi gözüyle bakılıyordu diğer kadın dernekleri tarafından.

Bu önemli açıklama hem toplumda, hem siyasetteki havayı daha da değiştirdi.

Hürriyet yazarlarından Ayşe Baykal 19 Kasım’daki köşesinde “İlk defa AKP’li kadınların hükümete tepkisine tanık oldum” diye kayda geçirecekti.

Ama 18 Kasım henüz bitmemişti. Akşam saatlerinde Adalet Bakanlığı’ndan yazılı bir açıklama daha geldi. Yapılanda bir yanlış olmadığı, geri adım atılmayacağı söyleniyordu. Adalet Bakanlığı savunma pozisyonuna geçmişti.

Başbakan Binali Yıldırım, hükümette parlamento ile ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ile uzun bir görüşme yapacaktı aynı saatlerde.

Sorular vardı: Tasarı üzerinde muhalefetle görüşülmemiş miydi? Görüşülmüşse bu tepki nedendi? Görüşülmemişse neden görüşülmeden adım atılmış, hükümet “tecavüzcü affeder, çocukları zorla evlendirir” suçlamalarına maruz bırakılmıştı?

Yıldırım Özbekistan’dan dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de bir görüşme yaptı.

Ve Adalet Bakanlığı’nın açıklamasından birkaç saat sonra Başbakan Yıldırım’ın “Tasarıyı muhalefetle görüşün” talimatı basına yansıdı.

Sadece muhalefetle de görüşülmeyecek anlaşıldığı kadarıyla.

Örneğin, Başbakanın 21 Kasım Pazartesi günü AKP’li kadın milletvekili ve yöneticiler ile de bir araya gelip, haftaya öyle başlayacağı haberleri var.

Peki, AKP hükümeti sanki başındaki dertler azmış gibi, sanki ABD dolarındaki durdurulamayan yükseliş, sanki Suriye, PKK, IŞİD yetmiyormuş gibi, AB ile restleşme yetmiyormuş gibi bir de bu tartışmayı neden açtı başına durduk yerde?

Ankara siyaset kulislerinde, AKP içinde bir grubun çocuklara cinsel istismar davalarından suçlanan bazı kişileri hapisten kurtarma telaşında olduğu iddiaları var. Aslında “bir defalığına” gerekçesi bile tek başına insanın aklına soru düşürecek türden. Bir defalığına serbest kalacak kişiler arasında acaba yerel siyasetçilerin, etkili aşiret, cemaat, tarikat isimlerinin yakınları var mı?

Bu defa yanlıştan dönme ihtimalinin yolunun açılmasında AKP’li kadınlar önemli rol oynamışa benziyor. Toplumda çocuklara cinsel istismar konusunda yükselen sivil toplum duyarlılığı da bir kez daha görülmüş oldu, saati tersine çevirmek isteyenlerin yanında.

Ama sular henüz durulmuş değil, bu pilav daha biraz su kaldıracağa benziyor.

Murat Yetkin – Hürriyet