Kafadan kalbe geç, bütün duyuların birden bire berraklaşacak…

Gerçek yaşam hissetmektir.

Düşünmek yapmacıktır, çünkü düşünmek her zaman yaklaşıktır; asla gerçek olan değildir.
Seni sarhoş edecek olan şey, şarabı düşünmek değil, şarabın kendisidir. Şarabı düşünmeye devam edebilirsin ama sadece şarabı düşünerek asla sarhoş olmazsın.

Şarabı içmek zorundasın ve içmek duygu yoluyla olur. Düşünmek uydurma bir faaliyettir, geçici bir faaliyettir. Düşünmek bir şeyin olduğuna ilişkin sana yanıltıcı bir duygu verir, oysa hiçbir şey olmaz.  Bu yüzden düşünmeden, hissetmeye geç.

Bunun için yapılacak en iyi şey kalpten nefes almaya başlamak olacak. Gün içinde hatırına geldikçe, derin bir nefes al. Bu nefesin tam göğsün ortasına çarptığını hisset. Bütün varoluşun adeta içine, kalp merkezinin olduğu yere aktığını hisset. Bu merkez insandan insana değişir; genellikle sağa yatıktır.

Fiziksel kalple hiçbir ilgisi yoktur. Tamamen farklı bir şeydir; görünmeyen bedene aittir.
Derin nefes al ve her seferinde, derin nefeslerle en az beş kez yap. Nefes al ve kalbi hisset.  Tam ortada hisset, o varoluşun kalp yoluyla aktığını hisset. Canlılık, yaşam, tanrısal, doğa, herşey içine akıyor.  Sonra derin bir nefes ver, yine kalpten ve sana verilenlerin hepsini varoluşa, tanrısala geri akıttığını hisset.

Bunu gün içinde birçok kere yap ama her yapışında bir seferde beş defa nefes al. Bu senin kafadan kalbe geçmene yardımcı olacak. Giderek daha duyarlı olacaksın,  daha önce farkında olmadığın birçok şeyi giderek daha fazla fark edeceksin.

Daha çok koklayacak, daha çok tadacak, daha çok dokunacaksın. Daha çok görecek, daha çok duyacaksın; herşey yoğunlaşacak. Bu yüzden kafadan kalbe geç, bütün duyuların birden bire berraklaşacak.  İçinde yaşamın içinde, fırlamaya ve akmaya hazır bir halde
gerçekten attığını hissetmeye başlayacaksın.

OSHO