Kafaya Takılan Bir Kişiyi Her Yerde Gördüğünü Sanmak: Fregoli Sendromu

Nadir olarak görülen nörolojik bir hastalık olan Fregoli Sendromuna sahip hastalar, bazı insanları her yerde gördüklerini sanarlar. Sokaktan geçen herhangi birinin bir arkadaşı zannetmek, herhangi bir insani tanıdık sanmaları gibi sorunlar yaşarlar.

fregoli sendromu’na sahip kişiler tanıdıkları insanların sokaktaki insanların kılığına büründüklerine inanırlar. bu hastalar genellikle yaşamlarındaki bir kişiye kafayı takarlar ve o kişiyi her yerde görürler. en küçük bir benzerlik olmasa dahi herhangi bir yerdeki herhangi bir insanı o kişi sanabilirler. ama onlar bu kişilerin kılık değiştirdiklerine fazlasıyla inanırlar.

bilim adamları bu durumun insan beyninin iki yarım küresinde var olan kortikal bölgelerin arasındaki bir kopukluktan dolayı meydana geldiği görüşündedirler. örnek vermek gerekirse, eğer alınan mesajların biri karşıda duran kişinin bir sokak pandomimcisi olduğunu, öteki ise kişinin büyükannesi olduğunu söylüyorsa, bu kişi büyükannesinin sokak pandomimcisi kılığına girdiğine inanır. beyinde meydana gelen bu kopukluk aşırı dozda uyuşturucu kullanımı, kalp krizi, epilepsi, kafaya alınan bir darbe gibi nedenlere bağlıdır. ilaç tedavisi ile olumlu sonuçlara ulaşılmıştır. hastalığın ismi italyan aktör leopoldo fregoli’den gelmektedir, fregoli sahnede inanılmaz bir hızda kılık değiştirip farklı kişilere dönüşmesiyle tanınırdı.

cok cok nadir olan bir norolojik hastaliktir bu. bu hastalar, bazi insanlari her yerde gorduklerini sanarlar. sokaktan her gecenin annesi, arkadasi oldugunu, marketteki herhangi bir adami veya baska bir yerde gordugu herhangi bir insani tanidik sanmalari gibi sonuclari vardir.

once sebebinden bahsedeyim biraz. normalde (yani beynimizde hasar falan yoksa) her karsilastigimiz insana dair ipuclari aliriz, duygularimizi isleyen ve harekete geciren limbik sistemden. gordugumuz herhangi bir yuzu hatirlama evremiz bu ipuclariyla sekillenir. fregoli hastalarinda bu yuzleri hatirlama ve limbik sistemden ipuclari alma arasinda muthis guclu bir bag vardir. bu yuzden, normalde sadece bize cok yakin olan insanlari gorunce (mesela anne ve babamiz, kardesimiz vs.), bir tanidiklik, bir sicaklik hissederiz -ki aslinda soyle, gsr denilen bir mekanizmayla insanlarin avuc ici sicakliklari olculuyor, dayanagi ise duygusal bir takim baglantilarda, amygdala’nin hakim oldugu durumlarda yani, bir sekilde normalden biraz fazla sicak oluyor avuc icimiz. yalan makineleri de boyle bir mekanizmayla isler- . bu insanlar beyindeki yuz hatirlamayla sorumlu olan bolgelerinin limbik sistemle asiri bagi yuzunden gordukleri her insana karsi bu “sicaklik” durumunu hissederler, sonra da kendilerine bunu “boyle hissediyorum, demek ki boyle dusunuyorum” gibi vucutlarinin durumunu mantiklarina hakli cikarirlar. yani gordukleri her insanin da tanidik oldugunu dusunmeye iter bu.

ilginc evet. bundan sonrasi daha ilginc sanki,
dr. ramachandran, irkciligin da boyle bir temeli olabilecegini savunmus, oha dedirtmistir. soyle ki, herhangi bir irktan bir insanla hosnut olmayan bir durum yasanildiginda, gorsel kategorimiz limbik sistemle cok guclu bag yapar, ve bu uygunsuz genellemeye o irka ait olan tum insanlari da o hosnutsuz duruma yapistirarak sigdirir.

“allah” kimseye beyin hasari vermesin.

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/8826624